Namuslu vatandaşların tükettiği elektrik miktarı kadar bedel ödemesi gerekirken, başkalarının çalmak suretiyle kullandığı elektriğin bedelinin hırsızlık yapmayan, çalmayan, çırpmayan tüketicilere ödettirilmesine ilişkin, 6179 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun’un 21. Maddesi, 6446. Sayılı Kanun’un 17. Maddesi’nin, 1.- 3. ve 4. Fıkraları ile 6. Fıkrasının (A, C, D ve F) bentleri değiştirilmiş, bunlardan (Ç) fıkrasında, “Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlar bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde kurul tarafından belirlenir. Kurulca belirlenene hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır VE TÜKETİCİLERE YANSITILIR.” Denilerek başkalarının çalarak tükettiği elektrik bedeli faturalara yansıtılmakta ve kayıp kaçak bedeli olarak namuslu vatandaşlardan tahsil edilmektedir.
Dicle Elektrik Dağıtım Şirketi, Şanlıurfa’da 2025 yılında 9Milyar 850Milyon kWh elektirk tüketildiğini ve bu tüketimin yarısının kaçak kullanım olduğunu kamuoyuna açıklamıştır. Buna göre, sadece Şanlıurfa ilinde yaklaşık 4Milyar 925Milyon elektrik hırsızlığı yapılmıştır. Güneydoğu ve Doğu’da ahırlar elektrikle ısıtılıyor ve bu kullanılan elektriğin bedeli ödenmiyor. Kayıp-kaçak bedeli adı altında başkasının yaptığı hırsızlık tutarı, elektrik parası bizlerden tahsil ediliyor. Sadece Şanlıurfa’da çalınan elektrik 9 ilin kullandığı elektrik miktarına bedeldir. Bu sadece bir ilde çalınan elektrik tutarıdır. Güneydoğu’da bir çok ilde kaçak elektrik kullanımını doğal hak olarak kabul edenler var. Batı illerindeki vatandaşlarımızın yüksek elektrik faturalarından dert yandığı bilinen durumdur. Önümüzdeki aylarda devlet desteğinin de kalkacağı bilindiğinden bu faturalar batıda yaşayan insanlar için çok büyük dert olarak ortaya çıkacaktır. Devletin hırsızlarla mücadele etmesi ve ahırlarda kullanılan elektriğin iptal edilmesi şarttır.
Anayasa’nın 2. Maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı… laik ve sosyal bir hukuk devletidir.” Denilmiş. 5. Maddesinde ise, “… toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleri ile bağdaşmayacak surette… ekonomik engelleri kaldırmaya… çalışmaktır.” Denilmiş. Anayasa’nın 10. Maddesinde, “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” Denilmiştir. Hal böyle iken devlet, elektrik hırsızlarıyla yeterince mücadele etmiyor, işin kolayına giderek namuslu vatandaşların faturasına, kayıp-kaçak bedeli adı altında elektrik şirketlerine haksız para ödettiriyor. Elektrik şirketleri nasıl olsa Anadolu’da yaşayan insanlardan kayıp-kaçak bedeli olarak biz paramızı alıyoruz, hırsızlarla niye uğraşalım diyerek çalınan elektriğin peşine düşmüyor, hırsızları yakalamıyor. Bu durum hukuk devleti ilkesine ve adalet anlayışına aykırıdır. Cumanız mübarek olsun.