Ana muhalefet partisi medyanın ve paranın kurbanı oldu. Kamuoyu araştırma şirketlerinin bulgularına göre CHP seçmenin beğenisi kazanıyor, oylarında yükseliş görülüyordu. Para ile delegelerin satın alındığı, delegelerin pavyonlarda ağırlandığı iddiaları mahkemece saptanınca, CHP’nin 38. Kurultayı mahkeme kararı ile iptal edildi. Şuanda CHP’nin butlan nedeni ile iptal edilen kurultayında, seçilmiş bir genel başkanı ve birde mahkemece göreve getirilen genel başkanı var. Her iki genel başkanda koltuk sevdası ile birbirlerine ilerde yüzlerine bakamayacakları şekilde hakaretler yağdırıyorlar ve bir türlü bir araya gelip kargaşaya son vermiyorlar. Belirsizlik sonucu, ülkenin idaresi alternatifsiz bir partiye kaldı, olan millete oldu.

Hukukun üstünlüğü ilkesinin ön planda olduğu ülkelerde, güçlü muhalefet partileri vardır. Muhalefet partilerinin olmadığı ülkeler dikta rejiminin hakim olduğu ülkelerdir. Bu ülkelerin idarecilerinin istekleri emir olarak kabul edilmekte ve yerine getirilmektedir, aksine davranan insanlar hapishanelerde çürümektedirler. Gazetecilerinde oyunu verdikleri partiler vardır. Beğendikleri liderlerde vardır. Ancak gazeteci amigoluk, militanlık yapmaz, yapamaz, beğenmediği parti liderine küfür etmez, lanet okumaz, hain demez. Gazeteci ölçülülük ilkesine herkesten daha ziyade riayet etmeli, kişilik haklarına saldırmamalıdır. Gazeteci de siyasetçi gibi ne söyleyeceğini değil, ne söylemeyeceğini bilmelidir. Antik Yunan filozofu Sokrates’in öğrencisi, Aristo’nun öğretmeni Eflatun asırlar önce, “En büyük zafer insanın kendisine hakim olmasıdır.” Demiştir. İslam önderi yüce Peygamber, Bizans imparatorluğuna karşı yapılan Tebük seferinden Medine’ye dönerken; “Küçük cihad’dan, büyük cihad’a dönüyoruz. Büyük cihad nefisle mücadeledir.” Buyurmuştur. Bir başka hadislerinde Peygamberimiz; “Pehlivan, rakibinin sırtını yere getiren değil, öfke anında nefsine galip gelendir.” Buyurmuştur.

Keşke CHP bölünmeseydi, keşke kurultay sırasında para ile delegelerin satın alındığı iddiası yapılmasaydı, keşke CHP iktidar alternatifi olarak kalsaydı, keşke CHP’liler birbirlerine ağıza alınmayacak küfürler, hakaretler yapmasaydı, bir olsalardı, iri olsalardı, diri olsalardı. Olamadılar, darmadağın oldular, kendilerine ve halka yazık ettiler, ihtiraslarının kurbanı oldular. Para el kiridir, paraya tapan insandan ne kendisine, ne ailesine ve ne de içinde yaşadığı topluma bir fayda gelmez. CHP’li belediye başkanları için yapılan iddialar çok vahim. Ancak belediye başkanlarının aleyhinde açılmış davalar kesin hüküm haline dönüşmemiştir. Buna rağmen medya onlara suçlu muamelesi yapıyor, masumiyet karinesi ihlal ediliyor. “Lekelenmeme hakkı.” Her insanın en tabi doğuştan gelen hakkıdır. Kimse diğerine kesin hüküm olmadan suçlu diyemez, suç isnad edemez. Buna rağmen medya bir kısım siyasileri yargılıyor, mahkum ediyor ve infaz ediyor. Bu duruma hukuk devleti müdahale etmeli ve izansız gazetecilere izin vermemelidir.