İsrail’e elçi olarak Trump tarafından atanan Evanjelist Mike HUCKABEE; “Nil nehrinden Fırat’a kadar olan topraklar, İncil’de(Gerçekte Tevrat’ta) İsrail’e vaad edilmiştir. İsrail’in bu toprakları alması haklarıdır. Çünkü Tanrı bu toprakları Yahudilere vermiştir. İsrail, Gazze’de çocukların tamamını bir günde öldürebilirdi. Bu onların en tabii hakları idi. Öldürülen çocuklar büyünce Hamas’a katılmaktadırlar.” Diyecek kadar alçaklaşmıştır. Bu Siyonist alçağın dedeleri, Amerika’nın asıl sahibi Kızılderilileri bombalarla, ateşli silahlarla yok ettiler. Bu jenosit alçak, küçücük sabi yavruların öldürülmesi İsrail’in hakkı diyerek soykırımcı bir alçak olduğunu aşikar etmiştir. Trump’un iç yüzü bu zalimi İsrail’e elçi olarak atamakla ortaya çıkmıştır. İsrail’in bu güne dek değişmeyen büyük stratejisinin vaad edilmiş toprakların tamamını ele geçirmek, eski İsrail Krallığı’nın hüküm sürmüş olduğu topraklarda büyük İsrail devletini kurmaktır. Arap baharı olarak dünyaya lanse edilen projenin asıl maksadının da, İsrail’in vaad edilmiş toprakları ele geçirmesini kolaylaştırmak, İsrail ordusunun karşısına çıkacak engelleri ortadan kaldırmak amaçlı olduğu anlaşılmıştır. Bu amaçla, ABD önce Afganistan’a girmiş 1,5 Milyon Afganı şehit etmiş, bundan sonra Irak’a girmiş 1,5 Milyon Iraklı’yı şehit etmiş. En son Suriye’ye girmiş ve Suriye’de de 1 Milyon insanı katletmiştir. ABD daha önce de Arap baharı adı altında Libya’ya girmiş ve orada yüzbinlerce Müslüman’ı katletmiş, Büyük Türk dostu Kaddafi’yi kendi insanlarına sürüklettirerek öldürtmüştür. Fas ve Cezayir’de insanları birbirine kırdırmış ve Müslüman Devletleri zayıflatmıştır. İsrail’e karşı gelecek devletleri ve devlet başkanlarını yok etmiştir. Sıra İran’a gelmiştir. Şimdi İsrail’in karşısına dikilecek iki büyük devlet kalmıştır. Bunlardan birisi Türkiye diğeri de İran’dır. İran’ın gücünü ABD yok etmek için donanmasının 1/3’ünü İran yakınlarına konuşlandırmıştır. İki tane büyük uçak taşıyan gemiyi İran yakınlarına taşımış, İran’ı bombalamak üzere askerlerini alarma geçirmiştir. İran’ı yok ettikten sonra sıra Türkiye’ye gelecektir. Çünkü arz-ı mev’ud gayesinin gerçekleşmesinin ancak Türkiye’nin gücünün yok edilmesi ile mümkün olacağını ABD ve İsrail bilmektedir. Arz-ı mev’ud ülküsü içerisinde, Türkiye toprakları da yer almaktadır. ABD elçisi soykırımcı Evanjelist Mike HUCKABEE büyük İsrail’e vadedilmiş topraklar, Nil nehrinden Fırat nehrine kadar olan topraklardır. Diyerek Türkiye’nin Gaziantep, Kahramanmaraş, Osmaniye, Hatay illerinin de vadedilmiş topraklar içerisinde olduğunu açıkça belirtmiştir.
Evanjelist Mike HUCKABEE; “İsrail’in Gazze’de yaşayan tüm çocukları öldürmesi hakkı iken bu çocukların tamamını öldürmemiştir.” Derken ne kadar zalimane davranış sergilediği anlaşılmıştır. Bu Siyonist’in; “Türkiye toprakları İsrail’in hakkıdır.” Derken de ne kadar haince davranış sergilediğini her Türk’ün, bilmesi ve çocuklarına bu alçak Siyonistlerin amaçlarını öğretmesi farzdır. Biz Türk’üz, yurdumuza göz dikenleri boğarız, yok boğmayız parçalarız. Türkiye ne Irak’tır ve ne de İran’dır. Türkler, şehitlerin kanları ile sulanmış bu mübarek toprakları tüm güçleri ile savunurlar, bu topraklara göz dikenlerin gözlerini oyarlar. Ey Türk Oğlu, kendine gel, düşmanını tanı. Atalarımız, gavurdan dost ayıdan post olmaz demişlerdir. Cenab’ı Hak’da, Maide Suresi’nin 51. Ayetinde; “Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar yalnızca birbirlerinin dostlarıdırlar. Ve hanginiz onları dost edinirse, kesinlikle onlardan olur. Allah yaratılış sebebine aykırı davranan toplumlara doğru yolu göstermez.” Buyurmuştur. Kim ki bu ayette belirtilen hususlara uymazsa Allah (C.C.) o’na azap eder. Hepinize sonsuz saygılar.