Gördüklerim ve düşündüklerim böyle bir yazı yazma duygusu oluşturdu.

Bahçede rahmetli anam yaşarken gelen ve yiyecek artıklarından beslenen bir calio (patiska, üç renk kedi) kedi(miz) var. Birde onun yanına takılan tekir cinsi bir kedi var. Sonunda bunlar yaklaşık dört beş yıldır kadrolu kedilerimiz oldular. Bunların günlük yiyecekleri anam sağ iken ev yiyecek artıkları bazan da benim getirdiğim süt, yoğurt, ayran ve ekmek kırıntıları nadiren de mangal yapıldığında ziyafet ortaklığı şeklinde devam eder. Bunlardan alabula beyaz renkli kediye "porsuk" diğer tekir cinsi ne de "sündük" adını koydum. Porsuk bayağı bayağı yabani ama yaşadığı alana çok sahiplenen, yabancı kedileri cansiperane saldırıp hudut dışı eden ve bahçede bir komando atikliği ile avlanıp yabancı haşarat cinsini de bertaraf edip yok eden bir kedi. Tekir cinsi "sündük" kedi ise gayet munis, kaderine razı, evcimen ayak altında dolaşıp sevgi dilenen bir kedi. Yalnız tekir kedimiz bir yıla yakındır yaşlılık mı desem hastamı desem günbegün zayıflayıp, takatsizleşti. İki yıl önce "sündük" kediye benzer tekir cinsi bir yavru kedi bahçede birden ortaya çıktı. Ortada anne yok bende kedi cinsiyeti ile ilgilenmeyip görünümü "sündük" e benzemesi ve genelde de sündüğün etrafında dolaşmasından herhalde onun yavrusu zannettik. Bayağı sevimli idi adını da "kılkuyruk" koyduk. Fakat bir iki ay ortada dolaşan getirdiğimiz yiyecekleri diğerleri ile beraber yiyen "kılkuyruk" birden kayboldu bir daha da göremedik. Bu nedenle "sündük"e bir hayli de kızdık ki bir yavruya sahip olamadı diye. Aradan bir yıl geçti yine bir kedi yavrusu ortaya çıktı. Kedileri takip edince Porsuk tarafından boynundan götürülüp getirildiğini görünce anladıkki dişi olan Porsuk muş ve yavrular da onunmuş. Bu yavru yada "kara Porsuk" adını verdik. İki üç ay etrafta dolaşıp bayağı büyümüştü. Bizde bayağı alışıp sever olduk ama maalesef bir gün bahçede göğsünde küçük bir kan izi ile ölü halde yatar bulduk. Kamera kayıtlarını incelediğimizde dört sokak köpeği tarafından ısrarlı takipleri sonucu öldürüldüğünü tespit ettik.

Bu sene sürpriz bir şekilde bahçe balkonunda biri sarı-beyaz diğeri siyah-beyaz iki küçük kedi yavrusu görünce onları güya Koruma altına alıp küçük kaplarda süt ikramı ile beslenmeleri ne yardımcı olmaya çalıştık. Birgün bahçe ve ağaç ilaçlaması için pompa ile balkona çıktığımda yine "sündük" ün ağaç üzerine çıkarak ilaçlamamı engelleyip yavruları sahiplendiğini görünce yavrular onun zannettik. Beş gün kadar sonra yine tesadüfen "Porsuk" un ağzında boynundan tutulmuş yavru kedileri taşıdığını görünce yavruların ona ait olduğunu anladık.

Porsuk bir ay kadar yavruları çok sıkı bir şekilde sahiplenip hiçbir canlıyı ki bizi bile yaklaştırmayan annelik gösterisi yaptı. On gündür ise Porsuk yine yavruları kabullenmeyi değişik kızgınlık ifadeli sesler çıkararak yanından kovmalar, pati darbeleri ile dövmeler, yemek yerken döverek uzaklaştırıp kendi yemeler gibi davranışlar sergilemeye başladı.

İlginç olan ise yavruları diğer tekir cinsi kedimiz "sündük" ün anne şefkati yaklaşıp yavruları sahiplenmesi, yemek yerken kollaması, yanında gezdirmesi, birbirlerine değişik vücut bölgeleri ile sürtünerek sevgi gösterileri, yatarken yanına alıp beraber uyumaları analık ve annelik kavramlarını zihnimde çağrıştırdı. Bazan anneler "analık" bazan de yadlardan "annelik" gibi sonuçlar gösteren davranışlar görebiliyoruz.

Ha bu çağrışımlar başka ne mi düşündürdü: Ankara'da ana dedikleri vatandan "analık" muamelesi gören Şehit aileleri, Baba bildikleri devletlerine hayati uzuvlarını veren ana bildikleri vatana "Vatan sana canım feda" diye canlarını sunan gazilerimize yapılan "analık" muamelesini düşündürdü. Öz evlatlarına "analık" asilere ise "anne şefkati" gösterisi "Porsuk", " Sündük", "kılkuyruk", " Kara Porsuk", "sarı-beyaz ile siyah-beyaz yavrular" ve "Ankara'daki analık" ile anaların "kınalı kuzuları"nı düşündürdü. Sahi bize bu zafer haftasında bu vatanı bahşeden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları da evlat gadrine uğrayıp hakaretlerin en ağırlarına maruz kalmadılarmı?

Bu vatan kimin, kimler idare eder, böyle nereye gider...

Bir kedi yavrusundan nerelere...

İyi düşünmeler...

Bize bu vatanı bahşeden Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile tüm Şehit ve gazilerimize minnetle Allah'tan rahmet diliyorum.