Korunaklı yuvadan ilk sistemli çıkış kreş ve anaokulu çağında başlar. Günümüzde erken çocukluk dönemi olarak genel de kabul gören 0-6 yaş arası çocuklarımız önceki nesillere göre daha erkan yaş da sistemli sosyalleşme sürecine giriyor, dostluklar edinmeye başlıyor hiç olmasını istemediğimiz bizler için küçük, onlar için büyük zorbalıklarla karşılaşıyorlar.
Mahallede oynama kültürünün nerdeyse bittiği dönemde şimdi çocuklarımız ailesinin hiç tanımadığımız başka ailelerden olan çocuklarla bir bağ kurmaya başlamaktadır. Ailesinin içinde hiç konuşulmamış ya da ailenin çizdiği sınırların dışında olan bazı konular bu yaş grubunun gündeminde olabilmektedir. Sınırlarımızın olduğuna inandığımız bir sınırsızlık içindeyiz. Kontrolün elimizden bu kadar uzakta olduğu bir dönem olmamıştır. Çocuklar dijital dünya başta olmak üzere güzellik gibi soyut bazı konuları sohbetlerine konu başlığı yapabilmektedir. Samimi, fazlasıyla şeffaf bilinçsiz sohbetler çocukların çocukluğunu aşmaktadır. Minikler arkadaşlığın en zor sınavını maalesef bu yaş da vermektedir ergenlikte değil.
Yetişkinlerin dahi arkadaş edinmede oldukça zorlandığı çok sayıda yolda bıraktıklarımızın olduğu; bazen küçük, bazen büyük dersler aldığımız hatta hatalarımızın olduğu arkadaşlık, dostluk ilişki çarkında çocuklarımız okul oryantasyonu ile birlikte zor bir arkadaşlık sınavına da tabi olmaktadır. Bu süreç de yapılması gereken okul dönüşü çocuklarımızı dikkatle dinlemek anlamak varsa davranış değişikliklerini tespit etmek. En önemlilerinde bir öğretmenle iş birliği ve irtibatta olmak. Kimi zaman okul öncesi dönemde ilk heyecan ve oryantasyon etkisiyle ilk dostluk edinme dönemini gözden kaçırabilmekteyiz. Çocuğumuzu ne kadar ahlaklı yetiştirdiğimizden çok bu dönem çekim alanında kimlerin olduğu oldukça önemli. Çocuklarımızın ilk arkadaşlık döneminde aileleri tanımak çok önemli okul öncesi dönemde veliler periyodik olarak bir araya getirilmesi ailelerin iz düşümü olan çocukları tanımamızı kolaylaştırırken gelecek için de yol çizmemiz de yardımcı olacaktır. Bu durum ergenlik döneminde oluşabilecek istenmeyen dostluklarında önüne büyük oranda geçebilmektedir. Ebeveynler olarak diğer çocukların aileleri ile kendi aile yapımıza çok benzerlik aramaktan çok evrensel ahlakı gözetmek, aileleri tanımaya çalışmamızın çocuklarımıza katkısı daha çok olacaktır. Korumak ve korunaklı alan oluşturmak ebeveynlerin en önemsediği durum fakat bu fiziksel olarak olacak bir durum değil. Bize daha kolay geldiği için her şeyi sınırlarla belirliyoruz, bu sürdürülemez. Sıkı tutulan sabun daha uzağa fırlar. Erken çocukluk da arkadaşlığı geçici olarak görmek doğru değil. Dostluğun geçici olması kaygılarımızı hafifletmemeli. Bu dönem geçici fakat izleri her alanda kalıcıdır.