Bazı sözcükler (kelimeler) vardır dilimize persenk etmişizdir. Pelesenk değil persenk deyimin doğrusudur. Pelesenk Afrika’da yetişen bir ağaç adıdır. Marangozlukta kullanılır. Persenk ise Farsça pareseng (taş parçası) in dilimizde aldığı biçimdir. Eskiden pazarcıların kullandığı terazilerde dengeyi sağlamak için terazinin bir kefesine konulan ve sürekli orada duran bir taş parçasıdır. Dil persengi deyimi konuşurken sık sık tekrarlanan söz anlamındadır. İşte bir sözcüğü sık sık kullanıyorsak dilimize persenk etmişizdir. Bu sözcüklerden birkaç örnek:
Adına: Son zamanlarda her şey adına oldu, “için” unutuldu. Adına sözcüğü bir kişi ya da tüzel kişiliği anlatmak için kullanılır. Toplantıyı belediye başkanı adına yardımcısı yönetecek. Açılış konuşmasını benim adıma Hasan Y. yapacak. Şu örnekte adına sözcüğü kullanılmaz, seralarda ısıyı sağlamak adına soba yakılır, ... sağlamak için yazarsak bir sebebi anlatmış oluruz. Sağlıklı olmak adına sık sık yürüyüş yapmalıyız. ... olmak için yürüyüş sporuna önem veriyoruz.
Ölümcül: Bir canlının çok zayıfladığını, sağlığını yitirdiğini anlatmak (adına) için kullandığımız bir sözcüktür. Bu sözcüğü “öldürücü” yerine de kullanır olduk. Covid’in ölümcül etkisi yaşlılarda daha çok görülmektedir. Halbuki mikrobun etkisi öldürücüdür. Ölümcül olsa insanlara zarar vermez. Bazı akreplerin zehiri ölümcüldür. Hayır öldürücüdür. Ölümcül ve öldürücü çok açık anlam farklılığı olan iki sözcüktür. Biribirinin yerine kullanılamaz, yalnızca “ölümcül”ü kullanırsak dilimizden bir sözcüğü yok ederiz. Salgının öldürücü (ölümcül) etkisini azaltmak (adına) için önlem alınmalıdır. Bu cümlede parantez içindeki sözcükleri kullanırsak çok yanlış olur.
Gerçekleşmek, gerçekleştirmek: Bir düşünceyi, bir tasarıyı oldurmak, bir projeyi - planı yaşama geçirmek, nesnelleştirmek ... İlk tasarladığımız düşünceyi gerçekleştirmekten vazgeçtik. Yunanistan’ın Santorini adasında 4.8 büyüklüğünde bir deprem daha gerçekleşti. Deprem kendiliğinden olan bir olgudur. Dolayısı ile deprem olur ya da meydana gelir. Depremi tasarlayan biri mi var ki? Aşırı yağışlardan sonra sel felaketi gerçekleşti değil oldu. Yapılması düşünülen gerçekleştirilir, bilinmeyen bir sebeple oluşan durumlar, olgular meydana gelir ya da olur. 2023 yılı şubatında ülkemizde Kahramanmaraş merkezli büyük bir deprem oldu, “gerçekleş”medi.
Tüketmek: Bir şeyi kullanarak bitirmek, yok etmek... Aşırı sıcaklar su tüketimini artırdı. Sağlığımız için günde en az iki litre su tüketmeliyiz değil, içmeliyiz. Her gün iki üç porsiyon meyve tüketmeliyiz değil, yemeliyiz. Bir şişe su içeriz, bir tabak yemek yeriz.
Edebiyat dünyamızdan bir kesit daha hatırlatalım. Kendini bir dinozor olarak gören Mina Urgan Servet-i Fünun döneminin Adalar Şairi Tahsin Nahit’in kızıdır. Tahsin Nahit ölünce karısı Şefika Hanım ünlü gazeteci ve politikacı Falih Rıfkı Atay ile evlenir ve Mina Falih Rıfkı’nın üvey kızı olur. Bir Avrupa dönüşünde Falih Rıfkı yanındaki arkadaşı ile o zaman Kadıköy Marif Kolejinde yatılı öğrenci olan Mina’yı görmek için gecenin geç saatlerinde okula uğrar. Okulun kapıdaki gece bekçisine kızını görmek istediğini söyler fakat isteği kabul edilmez. Falih Rıfkı kim olduğunu söyleyerek kendini tanıtır. Görevli kişi, kim olursan ol bu saatte görüşme yasak der. Falih Rıfkı da Mina ile görüşemeden Ankara’ya gider. Mina Urgan sonraları İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünde Halide Edip Adıvar’ın asistanı olur. Tiyatro dünyamızın ünlü ve yakışıklı oyuncusu Cahit Irgat ile evlenir.
Sağlıcakla kalın...
Okuma Önerim: Bir Dinazorun Anıları, Mina Urgan (Ne anılar, ne anılar; eğlenceli bir okuma olacaktır umarım...)
epostam: mussutcu@gmail.com
telefonum: 0533 661 71 04
Deyimler Sözlüğü, Ömer Asım Aksoy, TDK
Türkçe Sorunları Kılavuzu, Necmiye Alpay