Kadın evlattır. Kıymetlidir evlat anacığının babacığının yanında...Hangi yaşta olursa olsun anasının, babasının hiç büyümeyen çocuğudur. Yetmiş yaşına da gelse küçük çocuk muamelesi görmekten kurtulamaz. "Üstünü giyin, üşütürsün! Şapkanı niye takmadın, hava soğuk! Bu günlerde yemek yemiyor musun, zayıfladın! Ağır ağır git, arabayı yavaş kullan!.." Nasihatler bir türlü bitmez.
Kız çocuğu sevilir ama yine de erkek evlat ayrıcalıklıdır Anadolu'da(!) O soy sürdürendir. -Ne soymuş ama- Erkek evladı olmayanların bir kolu kırıktır. -Bunda kırık olacak ne varsa?- Kız, el kapısına gider el olur, erkek; el kızı getirir, şanları şerefleri yükselir! -Aman yükselsin- Yıllardır yıkılamayan bu tabular da olsa yine de kıymetlidir evlat. Çocuklarının gözünden akan iki damla acı yaşa dayanamaz ana, baba.
Kadın eştir. Gönüldaştır. Aşkla bakan bir çift göze vurulur. Bir kere sevdi mi gözü başka bir şey görmez. Hayat arkadaşı için katlanamayacağı dert yoktur. Her zorluğun üstesinden gelmek için uğraşır. Saçını süpürge eder. Yuvayı yapan dişi kuştur. Sadıktır. Yüreciğine almaz yarinden başkasını. Sevdası için yakar tüm gemileri. Kimi zaman aylarca, yıllarca bekler sevdiğinin yolunu... Kimi zaman da bir mechule uğurlar onu.
Kadın anadır. Analık nasıl anlatılır ki? Hani bir can vardır candan içeri, işte öyle bir şey. Sevgilerin en güzeli ile mükafatlandırır onu Yüce Mevla. Analık makamı ile şereflendirir. Yavrusuyla ağlar yavrusuyla güler... Tüm güzellikleri önüne sermek ister. Onunla çocuk olur, onunla büyür. Korur, kollar, ömrünü kuzusuna adar. Şevkat abidesi anadır, o ana.
Kadın insandır. Kimi zaman ezilendir, kimi zaman horlanan... Kimi zaman da ikinci sınıf insan muamelesi gören... Tacize, tecavüze maruz kalan... Ya benimsin ya toprağın, diyerek katledilen... Namussuz damgası ile yaftalanan... Kanı beş para etmezler tarafından öldürülen... Nüfus kaydı olan ama insan olmayan, insanlıktan nasibini almayanlar tarafından dövülen. Canilerin kör bıçakları ile parçalanan... Hemcinsleri tarafından akran zorbalığına maruz kalan... Çocukları tarafından kafası uçurulan... Devletin koruması altında olan ama asla korunmayan... Her an ölüm tehlikesi ile yaşayan... Garip olmayan ama garipleştirilen... Güçsüz olmayan ama güçsüz gösterilen... Mutsuz olmayan ama mutsuzlaştırırlan... Cahil olmayan ama cahil yapılmak istenen... Kadın!..
Yıllarca filmlerle 'erkek aldatır' senaryosu işlendi. Erkek aldatırsa bir şey olmaz. Erkeğin elinin kiridir. Şimdi de kadın aldatır işlenmeye başlandı. Kadını namussuz göstermenin derdindeler. Kadını öyle bir haysiyetsizleştiriyorlar ki... Yakın çevresindekilerle, hatta akrabalarıyla, yatak sahnelerinde gösteriyorlar. Kadınları içki masalarında meze olarak, pavyonlarda çekip sündürülen bir paçavra gibi gösteriyorlar. Bu nasıl bir zihniyet? Kadını kıymetsizleştirmek için ellerinden geleni yapıyorlar.
Haramlar, günahlar sadece kadını kapsamaz. Kadın erkek her ikisini de kapsar. Namusun cinsiyeti yoktur. Kadına vurgu yapılan edep aslında insan vasfı taşıyan herkes için geçerlidir.
Kadın Yüce Allah'ın ayaklarının altına cenneti serdiği kullarıdır. O'nun sevgi, şevkat, merhamet, nezaket, zerafet gibi pekçok sıfatlarını üzerinde bulundurur.
Kadın baş tacıdır. Seven, sevilen, sevgiye layık olandır. Neşet Usta'nın da dediği gibi "Kadınlar insandır, biz de insanoğlu..."
8 Mart Kadınlar Günü'nüzü kutlarım.
Ya toprak ol
Ya da su
Sakın ateş olma