Zukka; boşamada kullanılan sözleri söyler söylemez, evliliği sona erdirme.

          Cukka; oyunda kaybetmek. Yenilmek, tam yerine denk gelmek

yakışmak anlamında kullanılır.

          Bir de oyunda zukka vardır. Aman efendim evlere şenlik. Kırsal yörelerde  çelik çomak oyunu oynanır, kim kaybederse kaybettiğinin karşılığında her kaybettiği sayı kadar  zukka vurulur.

           Bu zukkanın nasıl olduğunu tarif edersek. Kaybeden kişi ayakta  durur, kazanın kişi kazandığı sayı kadar kaybedenin kalça ve leğen kemiklerinin üzerine var gücü ile vurur !!

          Böyle vuruşlarda kaybeden ve zukka yiyen kişilerin çoğunda bel kayması, leğen kemiğinin çatlaması, kalça kemiklerinin ezilmesi görülür.

          Küçük yaşlarımda bir zukka vurma olayına şahit oldum. İki vatandaş çelik çomak oyunu oynuyorlar, birisinin eli biraz daha uz ve çelik oyununun iyi oynuyor. Diğeri ise her ne kadar uğraşsa da bir türlü çomakla çeliğe vuramıyordu.

          Oyun tamamlandı ve eli biraz daha uz olan kişi altı zukka vurma eylemi kazandı.

          Herkes pür dikkat izliyordu. Kaybeden kişi ellerini kalçalarının üzerine koyarak ön tarafa dikildi ve zukkayı vurmayı kazanan arkadaşının işini bitirmesini bekliyordu. Kazanan kişi gerildi, gerildi ve bütün gücü ile gelerek, dizi ile kaybedenin kalça kemiğinin üzerine bir kere vurdu. Zukka yiyen kişi devamlı kasket taktığı için başında saç olup olmadığını göremiyorduk. Yediği zukkanın tesiri ile geriye düşen kişinin başında kasket düştü ve kel göründü.

          Zukkayı vuranın eskiden kalma bir intikamımı vardı bilemiyorum, kaybedeni tekrar dikti ve yeniden gerilerek gelip tam kalçasının ortasına bir kere daha vurdu ki, zukka yiyenin gözlerinde yaşlar dökülmeye başladı. Zukkayı vuran kişi insafa gelmiş ve eylemini durdurmuştu. Ancak üç zukka vurma alacağı kalmıştı ki onu da iki gün sonra vuracaktı.

          Çelik çomak oyununu tercih eden ve kaybeden kişinin acilen doktora gittiğini ve dönünce evinde yattığını duyarak hatır almaya gittik. Leğen kemiği sapmıştı. Ancak o yara ileride belki iyi olurdu ama zukka vuran kişinin üç tane alacağı kalmıştı. Adam iyi olduğu zaman o zukkaları ödeyecekti. Ne oyun ama?

          Zaman geldi zukka yiyen kalktı öküzlerinin arkasında çifte gidiyordu. Her zaman düzgün yürüyen adam yampiri yürümeye başladı. Yürürken kalçasını sallıyor, giderken zaman zaman dinleniyordu.

          Vatandaş çare arıyordu kalçasındaki ezikliğe. Çözüm yolunu bulamıyordu. Geride üç zukka daha vardı.  Vuracak kişinin hakkı saklıydı.

          Bazı kişilerde gelin ve damadından zukka yer. Hak etmeyen birisini mutlu etmek için uğraşırsan gün gelir görülmemiş bir zukka yersin. Yüreğinde sevgi ve merhameti olan bir kişi asla zukka vurmaz.  Merhameti olan kişilerin dili de, yüzü de, gülüşü de güzeldir.

         "Ruhuna derin yaralar almış insanın bedeninde açılan küçük çizgiler vız gelir."

          Bazı zukkalar insanın bedenine hafif gelir. Eğer manen bozguna uğratılarak zukka vurulmuşsa, o zukkanın yarası doğacak çocuklara bile sirayet eder.

          Merhametli insan; yumuşak kalpli, şefkatli, iyilik ve hayırsever olur. Sert, katı ve kırıcı davranışlardan uzak durur.

          Öyle herkese zukka vurmamalıdır. Oyunu kazansan bile zukka vurmak zorunda değilsin.

          "Sevmenin bir diğer adı da incitmemektir. Sevdiğiniz size ait değil, size emanettir.."

          Tutunacak bir dalın olup olmadığını, iyi bir zukka yemeden anlayamazsın. Kimse senin yerine dikilip de belini kırdırarak zukka yemez. Hayat acımasızdır. Bazılarını tanıdığınıza pişman eder, bazılarına da daha önce tanımadığınıza.

          Sözün özü; "Zaman sadece acıları hafifletir. Yaşananları asla unutturmaz."

         Biz gerek oyunlarımızda, gerekse sevdiklerimizde sayısız zukkalar yedik. Bunun için zaman zaman yampiri yürürüz.

          Arkadaşlarınızı ve sevdiğinizi iyi seçin. Zukka yarası hiç bir yaraya benzemez. Tedavisi oldukça zordur.

          Sağlıklı, mutlu, huzurlu günler dilerim canım arkadaşlarım... Sevgili dostlar...