Feyizli Hoca 1949 yılında hem hafızlığını, hem de ilkokul eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul’a gider. 1959 yılında İstanbul İmam Hatip Lisesi’ni, 1963 yılında da İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nü yüksek bir dereceyle bitirir. Aynı zamanda buranın ilk mezunlarındandır.

Lise ve üniversite yılları Demokrat Parti’nin iktidarda olduğu yıllara denk geldiği için ortam biraz sakindir. Bunda değişen dünya dengelerinin de etkisi büyüktür. İkinci Dünya Savaşı sonrası esen demokrasi rüzgârları Halk Partisini birazcık olsun yumuşatmış ve akabinde iktidara gelen Demokrat Parti’nin elini güçlendirmiştir. Şemseddin Günaltay Hükümeti birçok Halk Partilinin de oyunu alarak on bir ay sürecek bir İmam Hatip Kursu açar Aksaray Küçük Langa’da. Tarih 1948 yılını göstermektedir. Tabir yerindeyse bu kurs sonraki nesiller tarafından surda açılan ilk ve en önemli gedik olarak kabul edilir. Onun için bu kursun mutlaka başarılı olması gerekir yoksa bütün projeler akamete uğrar. İç dengelere olumlu yansımaları görülen bu kursun ilk müdürü Celal Ökten Hoca’dır.

Kursun devamı için Celalettin Ökten başta olmak üzere Ali Rıza Sağman, Zekai Konrapa gibi hocalar olağanüstü bir gayret sergilerler. En büyük hedefleri öğrenci sayısını artırmaktır. Çünkü o dönemlerde öğrenci bulmak çok zordur ve eğer yeterli sayıda öğrenciye ulaşamazlarsa kurs kapanacaktır. Bunun üzerine Celal Hoca bu sayıyı tamamlamak için sınırlı olan maaşından ayırdığı paralarla kahvehanelerden öğrenci toplayarak istenilen sayıyı tamamlar.

1950 yılında Demokrat Parti’nin iktidara gelmesinden sonra İmam Hatip Projesi aralıksız devam eder. Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda 27 Mayıs Darbesi sonrası intihar süsü verilerek pencereden atılıp şehid edilen Tevfik İleri vardır.

Evet, birçok sıkıntılar yaşanır ama imanlı bir neslin yetişmesini engellemeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Feyizli Hoca işte bin bir türlü emek ve çileyle açılan bu okulların ilk öğrencilerindendir.

Yüksek İslam Enstitüsü’nü bitirdiği sene öğretmen olarak atanır. Yıllarca İmam Hatip liselerinde Arapça, Kuran-ı Kerim ve tefsir gibi meslek derslerini okutur. Hocalık yapsa da hiçbir zaman öğrencilik modundan çıkmaz daima öğrenmeye yazgılı bir ruh taşır sinesinde çünkü onun inancında ilim mezuniyet balosuyla son bulan, diplomayla hedefine ulaşan bir eylemden ziyade beşikten mezara kadar süren bir ibadettir.

Gaziantep'te görev yaptığı yıllarda 60 km uzakta, Kilis'te yaşayan bir kurra hafızının yanına haftada üç gün olmak üzere iki yıl boyunca düzenli olarak gidip kıraat dersleri alması ve kurra hafızı olmak için çaba göstermesi bunun en güzel örneğidir.

Teknik mühendislik okulunda birçok elektrik hesaplarını öğrenerek elektrik motorlarının yanmasını önleyen bir cihazı üretmesi o dönem için takdire şayan bir eylem olarak kazınır hafızalara. Bunun yanı sıra güzel sanatlara karşı da duyarlılığı üst seviyededir. Uzun süre Gaziantep Musiki Cemiyeti'ne devam ederek ana makamları meşk etmesi bunun en güzel örneğidir.

İlim öğrenmek ve talebe okutmakla ömür geçiren Feyizli Hoca nihayetinde 1985 yılında Ankara Tevfik İleri İmam Hatip Lisesinden emekli olur.

AVRUPA YOLCULUĞU

Hoca emekli olur ama ilim yolculuğu son bulmaz. Aynı sene Almanya'ya davet edilir. Davet Erbakan Hoca’dan gelir. Erbakan, kendisini Milli Görüş Teşkilatı İlim Meclisi’ne dâhil ettikten sonra Almanya’ya gönderir. Böylelikle Feyizli Hoca’nın ilim yolculuğu yurt dışına taşar. 1985 yılında Almanya’ya giden Feyizli Hoca 20 yıl burada eğitim, tebliğ ve irşat hizmetleriyle meşgul olur. 2005 yılında Türkiye’ye döner. Türkiye’ye döndükten kısa bir süre sonra bu sefer Hollanda’ya gider. İlmi çalışmalarına burada devam eder.

Hollanda Rotterdam Avrupa İslam Üniversitesi’ne kaydını yaparak akademik eğitime başlar. Sonraları kitap halinde neşredilecek olan “Kıraat İlminde Verş ile Hafs Rivayetinin Karşılaştırılması” konulu Arapça yüksek lisans çalışmasıyla tezini tamamlar. Bu çalışması daha sonraki yıllarda 'Kuran’da Hukuk ve Ahlak İlişkisi’ ismiyle okurla buluşur. 2015 yılında Türkiye’de ilk Kıraat ilmi eserlerinden biri olarak kabul edilen “Kıraat-ı Aşere” ile doçent, 2017 yılında ise ““Cahiliye Zihniyetinin ve Yaşamının Kuran’la Değişimi” adlı çalışmasıyla da profesör olur.

Feyizli Hoca, ömrü boyunca tabir yerindeyse karınca gibi çalışır. Hiçbir gününü boşa geçirmez. Çalışmanın ve çalışkanlığının mükâfatı olarak isminin önüne birçok unvan eklenir. Bunların başında Öğretmen, yazar, mütercim, âlim, arif, hafız, mucit, mühendis, ilahiyatçı ve akademisyen gelmektedir.

HOCALARI

İlkokuldan başlayarak akademiyi bitirene kadar birçok hocadan istifade eder. Bunların başında şu isimler gelmektedir: Bekir Hoca, Ağır Ceza Hâkimi Kurra Hafız Nazım Akyüz, Kırşehir Milletvekili Müfit Kurutluoğlu, Mustafa Koçluk Hoca, Celaleddin Ökten Hoca, Zekai Konrapa, Kızıl Minare Camisi İmamı Mahmut Bayram Hoca, Hüseyin Karagözoğlu, Mahir İz, Mehmed Zahid Kotku, Ömer Nasuhi Bilmen, Eminönü Müftüsü Bekir Haki Efendi, Nurettin Topçu, Hüsrev Hoca, Ahmet Davudoğlu, Edebiyatçı Nihat Sami Banarlı, Kayserili Yaman Dede, Mehmet Sofuoğlu, Mukayeseli İslam Tarihi ile Din Psikolojisi mütehassısı Osman Pazarlı Hoca ve Kilisli Kurra Hafız Kamil Hoca.

DEVAM EDECEK…