İftira suçu, Türk Ceza Kanunu’ nun 267-269. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. Hukuki açıdan iftira, bir kimsenin, suçsuz olduğunu bildiği diğer bir kimseye asılsız suç isnat ederek veya suçun maddi eser ve delillerini uydurarak adliyeye veya keyfiyeti adliyeye tevdie mecbur olan bir makama veya kanuni kovuşturma yapacak veya yaptırabilecek diğer bir mercie şikayet ya da ihbarda bulunmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 267/1. Maddesinde; “Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Denilmiştir. Bu tarife göre, İftira suçunun oluşabilmesi için, kendisine hukuka aykırı fiil isnat edilen kişinin bu fiili işlemediğinin bilinmesi gerekir. Bu bakımdan, söz konusu suç, ancak doğrudan kastla işlenebilir. Başka bir deyişle iftira suçu muhtemel kastla işlenemez. Bu suçun oluşabilmesi için ayrıca, kendisine, hukuka aykırı fiil isnat edilen kişi hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hareket edilmesi gerekir. Bu nedenle iftira suçu açısından fail de kastın ötesinde belirtilen amacın varlığı gereklidir. İftira suçunun manevi unsur içerisinde kalan ve bir nevi ön koşulu sayılan öğesi; işlemediğini bildiği halde mağdura hukuka aykırı bir fiil isnadında bulunmaktır. Bu bakımdan, failin suçu bilerek, yani doğrudan kasıtla işlemesi gerekmektedir. Doktrinde, isnadın objektif olarak gerçek dışı olması gerektiği belirtilmektedir.

İftira Kur'an-ı Kerim'de de yasaklanmış, dinimizce haram kılınmıştır. iftira sözcüğü Kur’an-ı Kerim’de 59 yerde geçmekte ve büyük günah sayılmaktadır. Nitekim Cenab-ı Hak: İsra suresinin 112. Ayetinde; "Kim de bir hata veya günah işler, sonra onu suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz ağır bir iftira suçunu ve apaçık bir günahı yüklenmiş olur." buyurmuştur. İftira; insanlar arasındaki karşılıklı güveni sarsan, dostlukları bitiren, aileleri yıkan, insanların şeref ve itibarlarını zedeleyen, çok kötü bir davranış olup, toplum bireyleri arasındaki sevgi ve saygının yerini kin ve nefret duygusunun almasına yol açar. İslam inancında; yalnız iftira değil, ilke olarak başkalarını kötüleyici ve incitici mahiyetteki her türlü konuşma ve dedikodu yasaklanmıştır. Hazreti peygamber; "Bir kişiyi kendisinde bulunan bir kusurla anmanın giybet, ona asılsız bir kusuru veya suç isnat etmenin ise, iftira olduğunu," bildirmiştir (Müslim Birr 70,Tirmizi Birr 23). Peygamberimiz "Müslüman diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir. buyurmuştur" (Buhari İman 4,5, Müslim İman 64 65). Görüldüğü üzere İslam, insanların birbirlerine asılsız suç ve kusur isnat etmelerini yasaklamıştır.