1965 yılında Süleymancılar kendi deyimleriyle Süleymanlılar Cemaatinin lideri Kemal Kacar idi.
Süleyman Kacar kimdir?
Galatasaray Lisesi mezunu ve kiremit-tuğla fabrikası olan bir fabrikatördü.
Millet Partisi Genel Başkanı Osman Bölükbaşı sayesinde 1965 yılında Kütahya’dan milletvekili seçildi.
1960’lı yıllarda Süleymancıların Afyon, Kütahya ve Alanya’da ciddi bir ağırlıkları vardı.
Henüz ortaokul öğrencisiyken Kemal Kacar ile Millet Partisi Genel Merkezi’nde Genel
Başkan Osman Bölükbaşı’nın makamında tanıştım. (1965)
Eli-yüzü nurlu ve temiz bir adama benziyordu.
Kemal Kacar 1965 yılında Millet Partisi listesinden Kütahya milletvekili seçildikten sonra TBMM’de yemin etti.
Kısa bir süre sonra ise Millet Partisi’nden istifa etti ve mason olduğu kesin olarak belgelerle sabit olan Başbakan Süleyman Demirel’in Adalet Partisi’ne transfer oldu.
Kacar bu defa tekrar 1969 yılında Adalet Partisi listesinden Kütahya milletvekili seçilerek Meclis’e girdi.
1973 yılında yapılan milletvekili seçimlerini kaybeden Kemal Kacar 1977 yılında Adalet Partisi İstanbul Milletvekili olarak Meclis’e girmeyi başardı.
Galatasaray Lisesi mezunu ve Fransızca bildiği için Avrupa Konseyi Delegasyonu TBMM grubuna seçildi.
Avrupa Konseyi nezdindeki Daimî Temsilcimiz Büyükelçi Semih Günver ile yakın dostluk kurdu ve Avrupa Konseyi’nde Türkiye’nin hak ve menfaattarını savundu.
Süleyman Hilmi Tunahan’ın erkek evladı yoktu.
Kemal Kacar Tunahan’ın damadıydı.
1984-1988 ve 1994-1997 yıllarında toplam 7 yıl Almanya’daki Nürnberg Başkonsolosluğumuzda görev yaptım.
Süleymancıların cami ve mescitleri diğer cemaatlerin ve hatta Diyanet İşleri Başkanlığına ait cami ve mescitlere nazaran daha ciddi, daha temiz ve daha bakımlıydı.
Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunlarından Ahmet Deniz Olgun milletvekilliği ve Ulaştırma Bakanlığı yaptı.
Daha sonra Tunahan’ın torunu ve torununun oğlu da TBMM’de yer aldı.
Temmuz-1965’de Millet Partisi’nin olağan kongresi Ankara’daki Büyük Sinema da yapıldı. (Atatürk Bulvarındaki Büyük Han)
MP Kongresinin Divan Başkanı İstanbul İl Başkanı Abdurrahman Şeref Laç idi.
Genel Başkan Bölükbaşı kongre salonuna girerken ayakta aynen şunları söylüyordu:
“Geliyor! Geliyor! Tarih’teki 3 Osman’dan biri geliyor!” diye haykırıyordu!”
Abdurrahman Şeref Laç MP listesinden İstanbul Milletvekili olarak seçildi ve TBMM’de yemin etti.
Laç Millet Partisi Genel Merkezinde “Ben Nurcuyum ve hiçbir vekalet ücreti almadan Nurcuların Avukatlığını seve seve yapıyorum.” diyordu.
Millet Partisi Meclis Grubunda yaptığı konuşmada “Ben Balkan ve Slav dillerini iyi bilirim. Genel Başkanımız tarihteki 3 Osman’dan birisi olan Muhterem Osman Bölükbaşı Beyefendi sadece Türkiye’de değil, Balkan ve Orta Avrupa ülkelerinde yakinen tanınmaktadır. Sayın Genel Başkanımıza sahip çıkmaya mecburuz” dedikten 10 gün sonra Millet Partisi’nden istifa ederek Başbakan Süleyman Demirel’in Adalet Partisi’ne transfer oldu.
Demirel Başbakan olduktan sonra İbrahim Elmalı’yı Diyanet İşleri Başkanlığına atadı.
1960’lı yıllarda Diyanet İşleri Başkanlığının imkanları çok mütevaziydi.
Başkanlık binası Opera’nın karşısındaki Melike Hatun Camii’nin yanındaki küçük ve mütevazi bir binaydı.
Köy imamlarının kadroları dahi yoktu. Köylülerin verdikleri un, bulgur, mercimek nohut, bal ve yağ karşılığı imamlık yapıyorlardı.
İmamlara kadro verilmesiyle ilgili kanun Demokrat Parti Kayseri Milletvekili Ziya Turgut sayesinde çıktı.
Ziya Turgut Gazeteci-Yazar Hulusi Turgut’un babasıdır.
Süleyman Demirel Başbakan olduktan sonra tüm köy ve cami imamları devlet memuru olarak görev yapmağa başladılar.
Kısa bir süre sonra Diyanet İşleri Başkanı İbrahim Elmalı Başbakan Demirel tarafından görevinden alındı.
Bekar olan Elmalı hasta olduğunda Bölükbaşı ile kendisini hastanede ziyaret ettik.
Ziyaret sonrası Bölükbaşı Elmalı’nın yanından ayrılırken çaktırmadan yastığının içerisine zarf içerisinde bir miktar para bıraktı.
Demek ki 1960’lı yıllarda emekli Diyanet İşleri Reisi dahi fakr-ü zaruret içerisindeydi.
Daha sonra Bölükbaşı İbrahim Elmalı’yı 1969 yılında İstanbul’dan milletvekili seçtirdi. (1969-1973)
Bölükbaşı’nın siyaseti bırakmasından sonra İbrahim Elmalı Ferruh Bozbeyli’nin Demokratik Partisi’nden Afyonkarahisar Milletvekili olarak Meclis’e girdi. (1973-1977)
Fransa’dan döndükten sonra İmar İskân Bakanlığında Müfettiş Yardımcılığı ve TRT ‘ nin açmış olduğu Redaktör/Spikerlik sınavlarına girdim.
Her iki sınavı da maalesef kaybettim.
Benim girdiğim TRT’deki Redaktör/Spikerlik sınavına Sayın Cumhurbaşkanımızın da girdiğini teyiden yüksek bilgilerine sunuyorum.
Moralim çok bozulmuştu.
O zaman Çankaya Alaçam Sokakta oturan emekli milletvekili yakınım Osman Bölükbaşı’yı ziyaret ederek derdimi anlattım.
VÖ: Osman Amca Fransa’dan döndüğüme bin pişmanım. Memuriyet sınavlarını bir türlü kazanamıyorum.
Üstelik torpilim de yok. Ne yapmam lazım Osman Amca? Bana akıl ver.
OB: Vahit ticaret yap.
VÖ: Osman Amca ne ticareti yapayım?
OB: Vahit din ticareti yap din. Din, iman, Allah dersin ve malı götürürsün. Üstelik maddi bir sermayeye de ihtiyaç duymazsın.
Rahmetli Osman Bölükbaşı siyasetçiler için özetle şunları söylüyordu:
“Yüzlerce insan sayemde milletvekili, onlarca insan ise Bakan oldu.
O kadar siyasi ihanetler gördüm ki bağrım Karacaahmet Mezarlığına döndü. Noterden tasdikli taahhütname verenler, açık hava mitinglerinde eşleri üzerine “avradım üçten dokuza kadar boş olsun” diyerek yemin edenler dahi bana ihanet ettiler.
Bazı siyasetçilerin bakiresi bile genelevden emeklidir.