25 yıldır dilinizden düşürmediğiniz bir kelime var: "Dava!"

Peki nedir bu davanız?

Bu dava neyin davası?

Davacısı kim, davalısı kim?

25 yıldır bu davaya engel olan kim?

Bu davanın Savcısı kim, hakimi kim?

Adını bile koyamadığınız bu davayı artık açık açık söyleyin de, biz de bilelim!

Madem merak ediyorsunuz, bizim davamızı söyleyelim:

Bizim davamız; Cumhuriyeti korumak, demokrasiyi savunmak, gelir dağılımında adaleti sağlamaktır.

Düşünce ve ifade özgürlüğünü zirveye taşımaktır.

Bilimde, eğitimde, sağlıkta, tarımda, sanayide ve teknolojide bu ülkeyi en üst lige çıkarmaktır.

Bizim davamız, adaleti baş tacı yapmaktır!

Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza kadar büyütmek ve yaşatmaktır!

Ya sizin davanız nedir ey AKP’li kardeşim?

Aslında üstü kapalı davanızı biz çok iyi biliyoruz.

Biliyoruz da, bir de sizin ağzınızdan duymak istiyoruz.

25 yıldır iktidardasınız. Dillerinizden düşürmediğiniz o dava nedir?

Davanız mücahitlerinizi müteahhit yapmak mıydı? Yaptınız!

Enflasyonu zirveye taşımak mıydı? Taşıdınız!

Türk Lirasını pula çevirmek miydi? Çevirdiniz!

Tek adam rejimini kurmak mıydı? Kurdunuz!

Milyonlarca sığınmacıyı bu ülkeye doldurmak mıydı? Doldurdunuz!

Devletin tüm kurumlarını yandaşla atamak mıydı? Atadınız!

Ülkenin fabrikalarını, kaynaklarını satıp savmak mıydı? Sattınız!

Dış borcu 138 milyar dolardan alıp 500 milyar dolara çıkarmak mıydı? Çıkardınız!

Önce 2023 dediniz, olmadı.

Şimdi 2053, 2071 diyorsunuz.

Sürekli hedefi ileri atıyorsunuz ama o hedefin ne olduğunu bir türlü millete açıklayamıyorsunuz.

Soruyorum:

O hedeflerin içinde emeklinin insanca yaşaması var mı?

İşçinin alın terinin karşılığını alması var mı?

Gencin geleceğe umutla bakması var mı?

Çiftçinin ürettiğinin karşılığını bulması var mı?

Varsa, 25 yılda başaramadığınız ortada!

Gençler neden yurt dışına gitmenin hayalini kuruyor?

Emekliler neden pazar tezgahı önünde etiket hesabı yapıyor, neden açlık sınırının altında maaşa mahkum?

Dar gelirli neden ay sonunu getirmek için borç üstüne borç alıyor?

Bunlar da mı davanızın bir parçasıydı?

Yıllar geçiyor, iktidarınız sürüyor, hedefleriniz değişiyor ama vatandaşın geçim derdi bir türlü bitmiyor.

Çünkü ortada millete anlatmadığınız, adını koymadığınız, sınırını çizmediğiniz başka bir dava var!

Bu dava nedir?

İktidar olmak sizin için millete hizmetin bir aracı mı, yoksa bizzat amacın kendisi mi?

Milletin refahını mı artırmak istiyorsunuz, yoksa kendi iktidarınızı mı sürdürmek istiyorsunuz?

Hadi açıklayın artık şu muhteşem davanızı!

Cumhuriyet’i yıkmak mı?

Halifeliği geri getirmek mi?

Saltanatı yeniden kurmak mı?

Zaten sarayda saltanatı kurdunuz, halifeden daha halife oldunuz!

Ülkeyi eyaletlere bölmek, terör örgütlerine imtiyaz sağlamak mı? Sağladınız!

Hazineyi boşaltıp bir avuç foncuyu, faizciyi korumak mı? Korudunuz!

Başörtüsünü kullanarak iktidar oldunuz, yol yaparak yolunuzu buldunuz!

Elbette yapılan her yolu, her köprüyü, her yatırımı inkar etmiyoruz.

Mesele yol yapmak değil!

Mesele; bu ülkenin kaynaklarının nasıl harcandığı, vatandaşın refahının neden artmadığı ve adaletin neden hala tartışmalı olduğudur.

Çünkü devlet yönetmek sadece yol yapmak, bina dikmek, kurdele kesmek değildir.

Devlet yönetmek; hukuku üstün tutmaktır.

Yoksulluğu azaltmaktır.

Fırsat eşitliğini sağlamaktır.

Kimseyi siyasi görüşünden dolayı ötekileştirmemektir.

Bunun için de hamasi nutuklar, büyük laflar ve sürekli ertelenen hedefler yetmez!

Açıkça söyleyeceksiniz:

Bu dava kimin davası?

Bu dava kime hizmet ediyor?

Sonunda kazanan kim olacak?

Millet mi, devlet mi, yoksa belli bir zümrenin çıkar çeteleri mi?

Yoksa Tom Barrack’ın işaret ettiği o Monarşi heveslisi BOP’çular mı?

Unutmayın:

Hiçbir parti, hiçbir lider, hiçbir iktidar devletten büyük değildir.

Hiçbir dava da milletin iradesinin üzerinde değildir.

Cumhuriyet bir kişinin, bir partinin değil; gelecek kuşaklara bırakılacak ortak bir mirastır.

Onu korumak, demokrasiyi yaşatmak ve adaleti sağlamak hepimizin görevidir.

Çünkü bir dava, milleti kendine bağlamakla değil, millete hizmet etmekle büyür.

Ve unutmayın:

Bir davanın büyüklüğü, onu anlatanların attığı sloganlarla değil, millete kazandırdıklarıyla ölçülür.