Bir kişinin, diğer bir kişinin bacağına ayağını takarak düşürmeye çalışması olarak bilinir.

Diğer bir anlamda ise düzgün yapılan bir işe başka birisinin engel olması demektir.

Çok saygı duyduğum ; değerli, kıymetli sevilen ve aranan muazzez arkadaşlarım.

Siz hiç çelme yediniz mi ? Bilmem ama. Yaşamım süresince nice çelmeler yedik.

"Çelmeyi el değil, her zaman yakının takar.

Kim vurduya değil, dost vurduya gidersin."

Yakının olan birisine yarım asır iyilik yapar, sırtından taşırsın. Yaptıkların kısa zamanda unutulur. İyilik yaptığın yakınıyın yüzünü seninle ilgili tüm menfaatleri bittiğinde görürsün.

Gençlik yıllarımızda çelik çomak oyunu oynadık. Oyun esnasında yakınımız kazanmamamız için ayağını bacaklarımıza doladı ve yere düşürdü. Sadece bacağım ağrımadı. Gönlüm kırıldı, kalbim ağrıdı. Yarama tuz basacağını nereden bilirdim dostlarımın (!). Düştüğüm an acıyan yaralarıma

Oldukça merhametli sevecen birisiyim. Her zaman iyi niyetimi, merhametimi gösterir yaralarımı dostlarımdan saklarım. Çünkü yarama tuz basacak çok dostlarım var !

"Merhameti bol olanın,

sırtından vuranı çok olur."

Nedenini hala anlamış değilim. Tüm çelmeleri dost bildiklerimden yedim. Bir yakınıyın, akrabayın kalitesini onunla aranızdaki bağlar kopunca anlıyorsun. İlk çelmeyi de o yakının takıyor.

Bir dediği bir dediğini tutmayandan uzak duracaksın. Çünkü o kişinin süslü sözleri çoktur. Yalanı çok rahat söyleyen, sürekli kıtır atan kişilerden de uzak duracaksın. Çünkü size ilk çelmeyi takacak olan da odur.

"Dışına bakarak iç yüzü okunmaz insanın.

Mektupta neler olduğunu ancak yazan bilir."

Bazen kaba etlerinize zukka vururlar, bazen de bacağınıza çelme takarlar. Önce oyunun kurallarını öğreneceksin, sonra da oynamayı.

Oyun esnasında kimin ne kötülükler düşündüğünü bilemezsiniz. Merhametsiz insanlarla oyun oynanmaz.

Merhamet; katılaşmış kalpleri yumuşatan, nefretin üzerine sevginin yerleşmesini sağlayan ahlaki bir erdemdir. Kişi merhametten yoksunsa hayatı iyi insanlara çelme takmayla geçer.

Çelmeyi yeyince gözlerden yaş akmaz, kalp ağlar sessizce ! Bazen kimden çelme yediğinizi bilemeyerek başkalarına çatarsınız. Öncelikle yakınlarınıza ve dostlarınıza iyi bakın. Çünkü sizin her türlü açığınızı o kişiler bilir.

Hz. Ali der ki ;

Hased edenin huzuru, çabuk darılanın dostluğu,

yalancının yiğitliği olmaz."

Orucu seninle tutup, bayramı başkasıyla yapandan uzak duracaksın. Çünkü böyle kişiler hiç acımadan Size çelme takarlar. İşte böyle dostlarım. Her iki anlamda da çelmeler yedik. Kaderimizde varmış.

"Kalemin yazdığını silersin de,

kaderin yazdığını asla !"

Söylesene hayat! Kaç yanlış yaptım da, hep çelme yedim? Çelmeyi çocuk yaştan beri yediğim için yaşamanın verdiği yorgunluğu yaşıyorum.

Üzüntüsü sahte olanın ağlaması gösterişli oluyor. Çelmeyi vuranlar hiç o hareketi yapmamış gibi bir de gözyaşı döküyorlar. Bir zaman deli gibi sevdiğin ve hesap sorduğun kişiden yiyeceğiniz çelme yıllar geçse de unutulmaz.

Cesaretin yoksa yürüyemeyeceğin yola çıkmayacaksın. Çünkü orada çelme takacak çok insan var! Karakter kişinin aynasıdır. Bunun için düzgün karakterli olmakta çok büyük faydalar vardır.

Bana bir adım gelene ben hep koşarak gittim. Bunun içindir ki ummadığım zamanlarda çok çelmeler yedim

"SÖZÜN ÖZÜ;

"Hayat bazen dar gelir insana,

Ya hayallerin büyüktür, ya acıların..

Herkesi unuturum. Yaptığım iyiliklere karşı çelme takıp, hesapta içe oynayanları asla unutmam. Zor şeydir insan gibi yaşamak. Ya elinden ekmeğini, ya da tüm hayallerini yüreğindeki sevgiyi alırlar.

Yolu doğru olanın yükü ağır olurmuş, RABBİM! DOĞRU YOLDAN ŞAŞIRTMA BİZLERİ...

Dilerim ki; yaşadığınız her günün yarını bu günden daha güzel olsun.