Bir tuhaf, bir garip, bir palyaço tavırlı, bir saldırgan, bir kalleş, bir yalancı, bir zalim, bir sinsi adamdan söz edeceğim. (Adam dediğime bakmayın, neye benzediği belli olmayan bir yaratık.) Ancak bu yazıya başlarken Hüseyin Turan’ın söylediği Azerice “Acayip hayvanlara benziyirsen” türküsünün sözleri aklıma geldi, konuya çok uygun düştüğü için öncelikle bu türkünün sözlerini paylaşıp, konuya girmenin yerinde olacağını düşündüm.

İncinsen de sözün düzünü diyciğem

Acayip hayvanlara benziyirsen

Men senin bu emellerine nece dözüm
Men ne diyim daha sene yoktur sözüm
Sırf sıfatından su içmeyir gözüm
Cinlere şeytanlara benziyirsen
Acayip hayvanlara benziyirsen

A bu ne kafiyedir açıp gelmişen
Gözlerin gene od saçıp gelmişen
Sanki cehennemden kaçıp gelmişen
Devlere hortlaklara benziyirsen
Acayip hayvanlara benziyirsen

Senin başın bedende işkencedir
Kenardan bakanlara eğlencedir
Boynun büyükse bedenin incedir
Armudu isyanlara benziyirsen
Acayip hayvanlara benziyirsen

Senin görünüşün güya yahşı mıdır
Alacalı yüzünde şah mat mıdır
Bir özüne bak başın yuvarlak mıdır
51 ekranlara benziyirsen
Acayip hayvanlara benziyirsen

Yüz kiloya yakın parazlaşmışsan
Kartlaşmışsan çok yaramazlaşmışsan
Saç kalmayıp başında dazlaşmışsan
Kapaksız kazanlara benziyirsen
Acayip hayvanlara benziyirsen

Köfte yiyip şişirmişsen karnını
Beleş yiyip şişirmişsen karnını
Esnemiş hayvanlara benziyirsen
Tavlanmış hayvanlara benyizirsen
Acayip hayvanlara benziyirsen

Ne var sen üstüme mırıldıyirsan
Sanki paslanmışsın cırıldıyirsan
Sesin de çıkmıyir hırıldıyisan
Benzinsiz çakmaklara benziyirsen
Acayip hayvanlara benziyirsen

Evet. Türküde söz edilen nitelikleri taşıyan bu yaratığın nasıl bir hayvana benzediği üzerine biraz kafa yordum.

Önce en tehlikeli hayvan hangisi diye “Google”a sordum. Cevap, sivrisinek. Taşıdığı hastalıklar nedeniyle başta sıtma, sarı humma, dang humması olmak üzere çok sayıda hastalığı taşıyarak her yıl binlerce insanın ölümüne neden olur. Bu yaratık, insan ölümlerine neden olması nedeniyle sivrisineğe benzer.

Tipine bakarsanız aslan yelesi gibi saçları var. Ama nerdeee? Aslan kim, bu yaratık kim? Aslanda bir mertlik, bir asalet, bir prensip var. Bunda hiç biri yok.

Bir zamanlar bir suikast girişimi oldu da kurşun, koca evrende gidip bunun kulağını bulmuştu. Koca kulağıyla ben onu biraz eşeğe benzettim. Benzetmekle kalmayıp bizim Uzun Çarşı’da saraçlara bir semer yaptırıp gönderdim. Geri iade etmiş. Nedenini sordum. “Semerin üzerinde Maşallah yazmıyor” demiş. Valla onu da yazdıracaktım da İngilizce tam karşılığını bulamadım.

Her kılığa giriyor. Bugün Dünyanın diğer ucunda masum insanlara bombalar yağdırıyor. Ertesi günü Nobel barış ödülüne kendisini layık görüyor. Bir gün yakarız, yıkarız diye tehditler yağdırıyor, aynı gün barıştan söz ediyor. Dans ederek sahneye çıkıyor, küfürlerle iniyor. Bukalemun gibi her renge, şekle bürünüyor.

Leopar, timsah, tilki, ahtapot gibi sinsi; sırtlan gibi, çakal gibi, akbaba gibi kalleştir. Afrika yaban köpeği kadar tehlikeli; katil balina, beyaz köpek balığı, Hint kobra yılanı kadar korkutucu ve iğrençtir.

Paldır küldür kaba davranışları her ne kadar ayıya benzese de tam ve esas olarak bana göre o tam bir domuzdur. Domuz, bir bahçeye girer, yiyeceği 5-10 kilo patates, pancar, salatalık veya başka bir sebzedir ama girdiği bahçenin tamamını talan eder. Bir tane sağlam sebze bırakmaz. Bu yaratık da birkaç milyon varil petrol için bırakın bir ülkeyi, koca bir bölgeyi yakıp yıkar domuz gibi.

Kalleşliğin, vahşiliğin, korkutuculuğun, sinsiliğin vicdansızlığın tüm özelliklerini barındıran bu yaratık, Dünyanın da, insanlığın da baş belası. Temsil ettiği zihniyetin gereklerini sergilediği için ondan önce bu işi yapanların da benzer uygulamaları her dönemde oldu. Fakat bu kadarı ancak böyle bir yaratığa özgü.

Hani Ahmed Arif;

“Bunlar engerekler ve çıyanlardır

Bunlar aşımıza, ekmeğimize göz koyanlardır” diyor ya… O engerekler, o çıyanlar bu yaratık ve bunun gibiler işte. İyi tanıyın.