Türkiye'de sosyal güvenlik sisteminin sunduğu haklardan biri olan malulen emeklilik, çalışma yetisini ciddi oranda kaybeden vatandaşların ekonomik güvenliklerini korumayı amaçlıyor. Ancak kamuoyunda bu hakka erişim konusunda ciddi bilgi eksiklikleri bulunuyor. Kişilerin kendi beyanları veya özel/devlet hastanelerinden aldıkları teşhis belgeleri doğrudan maaş bağlanması için yeterli olmuyor. SGK’nın kendi iç denetim ve sağlık kurulları, mevzuata uygunluk açısından dosyaları tek tek inceleyerek nihai kararı veriyor.

MALULEN EMEKLİLİKTE 5 TEMEL UYGULAMA KURALI
SGK Başuzmanı İsa Karakaş’ın değerlendirmelerine göre, yaş şartı aranmaksızın maaş bağlanabilmesi için şu 5 temel unsurun bir arada bulunması gerekiyor:
-
Sistem Kurul Onayı: Hastalığın niteliği ne olursa olsun SGK Sağlık Kurulu'nun yüzde 60 kayıp oranını onaylaması.
-
10 Yıl 1800 Gün kuralı: Kesintisiz 10 yıllık sigorta geçmişi ve ödenmiş 1800 gün prim tabanı.
-
Ağır Bakım İstisnası: Sürekli bakıma muhtaç hallerde 10 yıllık süre aranmaksızın direkt 1800 gün ile işlem yapılması.
-
Nöbet ve Nüks Hesabı: Bir yıl içinde nükseden aynı hastalık raporlarının tek bir süreç olarak hesaba katılması.
-
İlişik Kesme Şartı: Sigortalının fiilen çalıştığı iş yerinden ayrılması veya ticari faaliyetini kapatması.
STATÜ DEĞİŞİKLİĞİ VE HAKLARIN KORUNMASI
Çalışma hayatı boyunca farklı sigortalılık statülerine (4/a, 4/b, 4/c) geçen çalışanların kazanılmış haklarının kaybolmadığını belirten İsa Karakaş, memuriyette malul sayılıp prim günü yetmeyenlerin daha sonra farklı statülerde çalışarak eksiklerini tamamlayabileceğini belirtti. Doğum izinlerinin sıhhi izin hesabına dahil edilmediği sistemde, nükseden hastalıkların 25 ayı bulması durumunda izin sürelerinin dolmuş sayıldığı uyarısı yapıldı. Tüm bu şartların eksiksiz yerine getirilmesi halinde çalışanlar, yaş sınırına takılmaksızın malullük aylığı almaya hak kazanabiliyor.


