SDG (Suriye Demokratik Güçleri)’nin ilk yapılaşması olan, YPG’nin (Halk Koruma Birlikleri) kuruluş açıklaması, PKK tarafından Suriye iç savaşının başlamasından yaklaşık bir yıl sonra Temmuz 2012 yılında yapılmıştır. ABD’nin desteği ile kurulan YPG, terörist faaliyete başladıktan sonra ABD, DEAŞ ile mücadele kılıfı altında güney sınırımızda bir PKK/YPG terör devleti kurmak istedi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ABD’ye “Sizinle NATO’da müttefik olmamıza rağmen bizim düşmanımız terörist PKK ile iş birliği yapıyorsunuz. PKK’ya silah ve mühimmat vererek bizim askerimizin, polisimizin ve masum sivillerimizin öldürülmesine neden oluyorsunuz” Diyerek ABD’yi protesto ediyordu. Bunun üzerine ABD Özel Kuvvetleri Komutanı Raymond THOMAS PKK/YPG teröristlerine, “Türkiye Cumhuriyeti bize YPG’nın aslında PKK’nın değişik adı olduğunu belirtiyor ve siz PKK terör örgütünün üzerine geçirilmiş bir ambalaj olan YPG’ye yani PKK teröristlerine yardım ediyorsunuz, bizi kandıramazsınız diyerek ABD devletini protesto ediyorlar. Siz isminizi değiştirin, biz Türklere PKK’ya yardım etmiyoruz.” Diyebilelim demiş. Bu konuşmadan bir gün sonra Centcom komutanı Brett MCGURK, PKK’lılara; “Sizin adınız Suriye Demokratik Güçleri olsun.” Diyor, böylece PKK terör örgütü Suriye’de SDG oluvermiştir.

ABD’nin DEAŞ lie mücadele adı altında kurduğu silah ve para verdiği SDG’nın devri, Türkiye destekli Suriye ordusu tarafından bitirilmiştir. Bunu ABD’de kabul etmiş ve Suriye özel temsilcisi Tomm BARRACK, “SDG’nin devrinin bittiğini” açıkça ilan etmiş, “Bundan böyle IŞİD ile mücadeleyi Suriye devleti yapacaktır.” Demiştir. ABD, SDG’dan desteğini çekince, PKK-SDG, sözde komutanı Mazlum ABDİ, Suriye yönetimi ile 10 Mart 2025 tarihli mutabakatı imzalamıştır. Bu mutabakatta, “SDG’nın kendini feshettiği, SDG’nın Suriye Silahlı kuvvetleri ile entegrasyona gideceği.” Yazılıdır. Her zaman olduğu gibi teröristler bu mutabakata uymamışlardır. Bunun üzerine Suriye ordusu 16 Ocak’ta saat 22:00 sıralarında harekata geçmiş, Fırat nehrinin batısında yer alan işgal altındaki Deyr Hafir ve Meskene’ye operasyon başlatmıştır. Bu iki şehrin alınmasına müteakip Rakka şehrini almak için harekatını sürdürmüştür. 18/01/2026 tarihinde Suriye ordusu Rakka kent merkezine girmiş, PKK/SDG terör örgütü ise, buralarda yaptığı yığınağı bırakarak kaçmaya başlamıştır. 14 yıl süren iç savaş çok büyük acılara sebep olmuş, zalim Esad’ın ve PKK terör örgütünün zulmü altında milyonlarca Suriyeli inim inim inlemişler, çareyi ülkelerinden kaçarak Türkiye ve Ürdün’e sığınmakta bulmuşlardır.

DEM eş başkanı Demirtaş, devrin başbakanı Davutoğlu’na bakarak; “YPG, Fırat’ın doğusuna geçecek sizde mal mal bakacaksınız” Demişti. Yine aynı partinin eş genel başkanı Figen YÜKSEKDAĞ; “Sırtımızı kandile dayadık” Demişti. PKK ne Fırat’ın batısına geçebildi ne de sırtını kandile dayayanların rüyaları gerçek oldu. ABD’ye Irak’ın kuzeyindeki kürtler de güvenmişlerdi. Bir gece ansızın ABD güçleri Irak’tan çekilmiş, devlet hayali kuran kürtlerin ümidini yok etmişti. Şimdi de ABD, Suriye’de PKK’lıları terk etti. Teröre bulaşmamış masum kürtler, Türkiye Cumhuriyeti’nin öz evlatlarıdırlar. Onlar içinde, Türkler içinde, Türkiye Cumhuriyetinden başka sığınacak medet umulacak herhangi bir devlet yoktur. Kürtler bizim kardeşlerimizdir. PKK ise kalleştir. Dünya bilsin ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütündür.