Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş, vefatının 14’üncü yılında türküleri kadar merhametiyle de anılıyor. Kırşehir’de babası Muharrem Ertaş’la birlikte tasvir edildiği heykele ilişkin anlatılan hikâye, onun hayata bakışını tek bir cümlede özetliyor: “Bu eşek bizim yükümüzü çok çekti.”
Neşet Ertaş’ın heykelini yaptırmak isteyen Kırşehir Belediyesi, heykeltıraş Tankut Öktem’le görüşür. Anlatıya göre proje Neşet Usta’ya iletildiğinde sanatçı, kendi heykeli yerine babası Muharrem Ertaş’ın heykelinin yapılmasını ister:
“Beni yapmayınız efendim, rahmetli babamın heykelini yapınız. Zira benim tüm sanatım babamdandır.”
Öktem’in, Neşet Ertaş’ı da babasının yanında çocuk hâliyle tasvir etme önerisi kabul edilir. Çizimler arasında baba ile oğlun sazlarıyla bir eşeğin üzerinde yer aldığı bir taslak da vardır. Neşet Usta bu çizime uzun uzun baktıktan sonra itiraz eder:
“Olmaz bakanım, olmaz. Bu eşek bizim yükümüzü çok çekti. Yazıktır bu hayvana. İndir bizi bu eşeğin üzerinden.”
Bir heykelde baba sevgisi ve merhamet
Terme Caddesi’ndeki heykelle ilişkilendirilen bu anlatı, Neşet Ertaş’ın önce babasının emeğini öne çıkarması, ardından yıllarca yüklerini taşıyan hayvanı düşünmesi nedeniyle kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Hikâyenin ayrıntıları bağımsız bir birincil kaynakla doğrulanamadığından, sözler Ertaş’a atfedilen bir anı olarak değerlendirilmelidir.
Neşet Ertaş, 25 Eylül 2012’de hayatını kaybetti. Vefatının 14’üncü yılının hemen ardından, Kırşehir’in hafızasındaki yeri yalnızca söylediği türkülerle değil; babasına duyduğu saygıyı ve merhameti anlatan bu hikâyeyle de yaşamayı sürdürüyor.


