Milyonluk konutlarda yeni kriter ortaya çıktı! Alıcılar artık önce bunlara bakıyor
Milyonluk konutlarda yeni kriter ortaya çıktı! Alıcılar artık önce bunlara bakıyor
İçeriği Görüntüle

Ülke nüfusunun demografik yapısındaki istatistiksel değişimler ve genç nüfus oranındaki kademeli düşüş, geleceğin sosyal güvenlik sistemleri ve ekonomik sürdürülebilirliği açısından stratejik bir risk oluşturmaya devam ediyor. Devletin en üst kademelerinde, başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere, sıkça dile getirilen aile kurumunun güçlendirilmesi ve nüfus artış hızının korunması hedefleri doğrultusunda, çalışma hayatını doğrudan etkileyecek yeni yapısal teşvik mekanizmaları tartışılıyor. Özellikle çalışma çağındaki dar gelirli kesimin evlilik kurumuna adım atma ve çocuk sahibi olma konusundaki finansal çekinceleri, uzmanları mevcut standart ücret sistemlerini yeniden gözden geçirmeye zorluyor. Gündeme gelen son öneriler, hem sosyal devlet anlayışının bir gereği hem de demografik bir tedbir olarak öne çıkıyor.

Tl 46

DEMOGRAFİK TEHLİKE: NASIL EVLENİP ÇOCUK SAHİBİ OLACAKLAR?

Nüfus artış hızındaki yavaşlama ve çalışan nüfusun yapısı arasındaki ilişkiye dikkat çeken Türkiye Gazetesi yazarı SGK Uzmanı İsa Karakaş, sosyal güvenlik sisteminin geleceği için önemli uyarılarda bulundu. Karakaş, Türkiye'de ücretli çalışanların neredeyse yarısına yakınının asgari ücret ve civarında bir gelire sahip olduğunu belirterek, bu kişilerin mevcut ekonomik koşullarda yuva kurmalarının imkânsız hale geldiğini belirtti. "Azalan doğum oranları ve yaşlanan nüfus gerçeği ile karşı karşıyayız. Gençlerimiz bu standart asgari ücret politikalarıyla nasıl evlenip çocuk sahibi olacaklar?" diyen uzman isim, devletin demografik hedefleriyle uyumlu bir gelir modelinin zorunluluğuna dikkat çekti.

CUMHURBAŞKANLIĞI POLİTİKALARIYLA UYUMLU DESTEK MODELİ

Mevcut asgari ücretin "bekâr bir çalışanın asgari yaşam maliyeti" baz alınarak kurgulandığını hatırlatan yetkililer, aile kuran kişilere devlet destekli bir esneklik sağlanması gerektiğini ifade ediyor. Karakaş’ın sunduğu ve çalışanın medeni durumu ile çocuk sayısına göre SGK primlerinde kademeli indirim öngören model, tam da bu noktada devreye giriyor. İşverene ekstra maliyet yüklemeden, devletin prim alacağından yüzde 5 ila yüzde 10 arasında (1.400 TL ile 2.800 TL arası) feragat etmesini öngören bu yapı, doğrudan aileye yönelik bir sosyal teşvik olarak değerlendiriliyor. Bu adımın, Cumhurbaşkanlığı'nın uzun süredir üzerinde durduğu güçlü aile ve çocuk odaklı nüfus politikalarıyla birebir örtüştüğü belirtiliyor.

ÇOCUK SAYISINA GÖRE DEĞİŞEN MAAŞ FARKINDALIĞI

Önerilen sistem hayata geçerse, asgari ücret sadece bir taban fiyat olmaktan çıkıp aynı zamanda bir sosyal politika aracına dönüşecek. Böylece evli ve çocuklu bir çalışan, bekâr bir çalışana kıyasla ailesinin geçimini daha rahat sağlayabileceği desteklenmiş bir maaş modeline kavuşacak. Yeni modelin; gençleri evliliğe teşvik etmesi, doğum oranlarındaki düşüşü yavaşlatması ve aynı zamanda sosyal güvenlik sisteminin gelecekteki teminatı olan genç nüfusun yetiştirilmesine doğrudan ekonomik bir zemin hazırlaması öngörülüyor. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, bu tarz aile odaklı yaklaşımların vakit kaybedilmeden yasal bir çerçeveye oturtulması gerektiğinin altını çiziyor.

Kaynak: Haber Merkezi