17.10.2026 Cumartesi günü, Cıncıklı Camii (Cacabey) önünde caminin geçmişine yönelik harika bir etkinlik düzenlendi.

Gerçeği söylemek gerekirse ve kim düzenlerse düzenlesin, tarihi yeniden canlandırmak, önemini yeni nesle aktarmak isteyenleri tebrik etmek gerektiği düşüncesindeyim ve de tebrik ediyorum.

Kırşehir Belediyesi ve Başkan Yardımcısı Nazım Köksal Bey’in katkılarıyla düzenlenen, Bilim ve Amatör Astronomi Kulübü tarafından gerçekleştirilen tiyatro, sorular, konuşmalar, Cacabey Medresesi’nin etrafındaki füze sembollerine uygun havaya roket fırlatmalar harikaydı.

Bu etkinlik aslında her yıl yapılması ve daha geniş alana yayılarak hem yeni nesle hem şehrimize yeni gelen üniversite öğrencilerine hem de halkımıza bu medresenin sadece isimden ibaret olmadığını anlatmak ve duyurmak için daha geniş kitleyle yapılması gerektiği düşüncesindeyim.

Elbette bazı kişiler kısmi de olsa Cacabey Medresesi’nin geçmişteki ilk gökbilim okulu olduğunu biliyor ve duyuyordur. Ama geniş olarak işlevini detaylarıyla bildiğini sanmıyorum.

Bundan dolayı bu etkinlik sadece bu yıla ait kalmamalı. Her yıl daha güzel şekilde ve araştırmacı tarih bilimcilerinin geniş fikirleriyle detaylı bir şekilde irdelenerek anlatılmalı.

Nasıl ki Ahi kutlamaları düzenli yapılıyorsa bu da en az onun kadar etkili olmalı. Çünkü bu bir cami değil. 1270’li yıllarda astronomi biliminin Kırşehir’de şekillendiği ve tarih kitaplarında ciddi anlamda yer aldığı bilimsel bir veridir.

Caminin ortasındaki kubbe altındaki su kuyusu, gezegenlerin dizilişi, camideki motiflerin anlamları, yan taraflarındaki füzeler, cami yanındaki güneş saatleri ve bilmediğimiz saklı olan daha nice bilgilerin gün yüzüne çıkartılması açısından bu etkinliğin başlangıç olması ve devamının araştırmacıların da etkin katılımlarıyla standart hâle getirilmesi gerektiği düşüncesindeyim.

Çoğumuzun bildiği gibi bu cami aslında cami değil, bir medrese okul.

İçindeki havuz ve odalar orasının bir okul olduğunu ispatlıyor ve uzayla ilgili motifler ve veriler de normal bir okul olmadığını, aslında gökbilimleri medresesi olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.

Cıncıklı minarenin camiden ayrı olması ve minarenin yanında bir de kapının olması daha önceden orada medreseye bitişik bir caminin olduğunu gösteriyor.

Öğrenciler namaz vakitlerinden o kapıdan girerek camiden namazlarını kılıp eğitim zamanı da medresede eğitim aldığını gösteriyor.

Belli ki cami başka nedenlerle yıkılmış ve minare yalnız kalmış.

Başka bir görüş ise: Burası üniversite olduğuna göre, şu andaki minare cami minaresi değil, gözetleme kulesi de olabilir.

Sonradan camiye çevrilen medrese ile birlikte kule de minareye çevrilmiş olabilir.

Minarenin ayrı olması sanki daha önce de caminin varlığı için daha kuvvetli geliyor.

Bundan dolayı bu tür etkinlikler çok önemli.

Eğer ciddiye alınır da geniş çaplı bir araştırmayla kutlamalar yapılırsa gerçekler ortaya çıkartılır ve gelecek nesillere harika bir tarih bırakmış oluruz.

Bundan dolayı, küçük çaplı da olsa cumartesi günü belediyenin düzenlediği bu etkinlik harikaydı.

Ama eksikti.

Neden daha önceden güzel reklamlarla ve okullara bilgilendirmeler gönderilerek daha fazla katılım sağlanmadı?

Etraftaki öğrencilerin astronomi ile ilgili çalışmaları, belediye kreşlerindeki çocukların astronomi kostümü ile katılarak orayı renklendirmeleri gösteriyor ki bu etkinlikte okulların haberi vardı.

Eğer böyleyse okullar neden geniş çaplı katılımla orayı panayır hâline dönüştürmediler?

İlla ki bu etkinliği karşı taraftaki partililer mi düzenlemesi gerekiyor?

Bu Cacabey Medresesi herhangi bir partinin malı olarak mı görünüyor?

Bu tür etkinlik hiç kimsenin özeli olmadığı gibi, herhangi bir partinin, ideolojinin de özeli değildir.

Biz ne zaman partili olmakla bu şehirli olmanın ayrı şeyler olduğunu öğreneceğiz?

Bu şehri kim önceliyorsa ve kalkındırmanın çabası içerisindeyse, o kişinin partisi, ideolojisi beni ilgilendirmiyor.

Bana düşen onları takdir etmektir. Elimden gelen bir şey varsa yardımcı olmaktır.

Hani daha önce de bir makalemde “Hiç partim olmadı, olmayacak da.” diye yazmıştım ya! İşte bu partisizliğin en güzel yönü; kim şehir için, insanlar için güzellikler yapıyorsa ona destek olmamı sağlıyor.

Fıstık gibi. Kin yok, gurur yok, hakaret yok, düşmanlık yok. Kim ortaya güzellikler koyuyorsa onu takdir ediyor, varsa yanlışları onu da rahat bir şekilde eleştiriyorum.

Ama hakaret kesinlikle yok. Çünkü hiçbir düşünce bana karşımdakine hakaret etme yetkisi vermiyor.

Yanlış doğru, herkesin düşüncesi kendine. Önemli olan insan olduğumuzu bilip yapılan güzelliklerin yanında olmak, varsa yanlış onu da hakaret etmeden eleştiriyle düzeltmek.

Asıl yiğitlik, insan olduğumuzu bilerek hata da yapabileceğimizi kabullenmektir.

Bunu başarırsak bu şehir kalkınır ve daha ileriye adım atmamızı sağlar.

Bunun için yapılan etkinliği kim, hangi partili şehrin geleceği için yapıyorsa desteklenmeli.

Eğer bir parti veya cemaat kendileri için bir etkinlik yapıyorsa o da onları bağlar, beni ilgilendirmez.

Dileğim, gelecek yıl biraz daha geriye alarak (ağustos gibi) bu kutlama daha geniş çaplı tekrarlanması.

Çünkü teleskopla gökyüzünü izlemek, bu yılki gibi bulutlu olmaz, daha rahat olur.

Tekrardan bu etkinliği düzenleyenleri tarihi hatırlatmaları açısından kutluyorum.

Elinize, emeğinize sağlık.