ABD’ de 2009 da; Afganistana’ gönderilmeyi reddeden ve zorlandığında ise Ford Hood üssünde saldırı yaparak 13 kişiyi öldüren eski asker Nidal Malik Hasan’ın halka açık kurşuna dizilerek idam edilmesine karar verilmiş.
Trump da bunu imzalamış.
Trump kendisi çok temizmiş gibi neden idam kararını imzaladığını şu cümlelerle açıklamış:
‘’ İnsanların bu infazı izlemesini sağlayacağız. Kamuoyuna açık olacak. Çünkü insanların bu tür şeylerin ciddi sonuçları olduğunu anlamaları gerekiyor.’’
Hani diyorum ki… Bizde de böyle kararlar olsa, acaba insanlar kendisine çeki düzen verir mi?
Mesela; Türk vatandaşı olup da İsrail’e giderek onlarca çocuğu katledip; Kızlarımızın, kadınlarımızın, hatta erkek çocuklarımızın ırzına geçerek ve elindeki silahla gülerek poz verip tekrar Türkiye’ye gelen katil sürüsünü assak, bir daha aynı haltı işleyebilirler mi?
Tekrardan kan akıtmaktan zevk alan aşağılık varlıklar İsrail’e gitmeye cesaret edebilirler mi?
Diyelim ki gitti. Bir daha geri gelebilirler mi?
Hiç sanmam. Bunlarda o cesaret kesinlikle yok. Bunlar o cesareti dünyanın göz yummasından alıyor.
Azıcık sıksan kaçacak yer ararlar. Kuzuya döner seslerini bile çıkartamazlar.
Buraya kadar yazdıklarım kesin doğru. Ama bu yazdıklarımı uygulayabilecek babayiğit var mı? Burası şüpheli.
Bize gelince idamı kaldırtıyorlar, kendilerine gelince idama devam.
Onların ki devlet, sanki bizimkisi dışarıda yönetilen eyalet.
Onlarda, 13 kişi öldürdü diye idam, Filistin’de onlarca çocuk katledenler neredeyse kahraman ve masum.
Onlara gelince idam, Filistin’e gelince dünyanın gözüne baka baka uyduruk ateşkes anlaşması adı altında kağıt imzalayıp, İsrail itinin önünü açarak Gazze’yi yok ettireceksin.
Yetti mi? Hayır!
Esad katilini devireceksin ve yerine kendine hizmet edecek olan Şara’yı getirip…
Hamas’a ve Hizbullah’a giden silahların gidişini engellettirerek, yenilmek üzere olan İsrail’in önünü açarak Gazze’yi bitirecek, Hamas’ı yok denecek duruma düşürecek, Lübnan’ın güneyine ve Şama on beş km kala İsrail bayrağı diktireceksin.
Yetti mi? Yok valla!
İran’a ambargo koydurup, İran uçakları semalarda uçamazken, nasıl oluyorsa dünyanın katil gördüğü ve aşağılık olduğunu her fırsatta bangır bangır bağırarak deklare ettiğimiz İsrail uçakları semalarımızda cirit atacak.
Yetti mi? Tövbe!
Daha dün denecek bir zamanda ‘’Suudi Arabistan aynaya baksın. Yemen’i bu hale kimler getirdi? Yemen şu anda ne durumda? On binlerce insan Yemen’de ölmedi mi? Ey Suudi Arabistan siz önce bunların hesabını verin.’’ Derken ne değişti de İsrail’e füze fırlatan Husilere karşı hesap sorduklarımızla birleşiverdik?
Birisi ( Şahbaz Şerif) Filistin’de ateşkes imza töreninde Trump’a methiyeler düzen, birisi de
Trump’ın ‘’kıçımı yala’’ dediği Salman.
Kafa karıştıran soru? Ne değişti veya kim bu anlaşmayı istedi?
Neden İsrail’e karşı değil de Yemen’e karşı dik duruş?
Bu işin içinde bir bit yeniği var ama ne?
İsrail’e gidip gelenlere bir şey yapamıyoruz. İsrail’e ambargo uygulayamıyoruz ama İsrail’in ve ABD’nin karşısında dik duran, hiçbir sorunumuz olmayan, ciddi anlamda ticaret yaptığımız, komşumuz İran’a ambargo uyguluyoruz.
Bizim İran’la bir alıp veremediğimiz yok. Öyleyse kim baskı yaptı ve istedi de kabul ettik?
Durup dururken daha önce masum gördüğümüz Husilere karşı ABD kıçını yalayanlarla neden birleştik ve İsrail’i değil de Yemeni tehdit ediyoruz.
Filistin, İran ve Yemen İsrail’e karşı ittifak halinde mücadele ederken, biz hangi akla bunlara karşı ittifak ederek ABD’nin ekonomisini düzeltecek ve İsrail’in önünü açacak şekilde şuurdayız?
Tam da elimize fırsat geçmişken; Neden Filistin’in, İran’ın, Yemen’in yanında yer alarak İsrail’i kıçının üstüne oturtma fırsatını kaçırıyoruz?
Filistin’e karşı samimi olduğumuz burada belli olmaz mıydı?
Şimdi; Filistinliler kendilerine yardım edenlere karşı ittifak kurarak kendilerini her gün biraz daha yok eden İsrail’in önünü açan...
Filistin’i destekleyici açıklamalar yapan Türkiye’nin samimi olduğuna inanır mı? İnanır diyen saftır ve iyi biliyorum ki Gazze halkı çok ama çok kızgın ve kırgın.
Sayın Cumhurbaşkanı bu anlaşmaya kesinlikle kabul etmemeliydi.
Filistin halkının umudunu yerle bir ettik ve beğenmediğimiz Şia’nın önüne ittik.
İnanıyorum ki tarih bu ittifakı hiçbir zaman unutmayacak ve Türkiye’nin güvenirliğini zedeleyerek Türkiye’ye güvenen diğer ülkelerin güvenini yok edecek.
Benim korkum;ABD bu bataklıkta kendisini kurtardı, Sünni , Şii savaşı bizi bekliyor gibi.
Bu savaş bile ABD ve İsrail’in önünü açmak için olur.
Unutmadan. Azerbaycan’a, İsrail’e yardım yapıyor diye kızanlar yanlış yapıyor.
Bu ittifakın Azerbaycan’ dan farkı ne?
Haydaaa! Ben buraya nerden geldim? Ben ABD’deki idamı yorumluyordum.
Olsun buda potpuri olsun.
Zaten her şey potpuri olmadı mı?
Bahri Korkmaz