Boşanma ve ayrılık süreçlerinde en çok merak edilen konuların başında nafaka geliyor. “Nafaka neye göre belirlenir?”, “Nafaka maaşın yüzde kaçı?”, “Çalışan eş nafaka alabilir mi?” ve “Çocuğa ne kadar nafaka ödenir?” soruları özellikle boşanma sürecindeki kişiler tarafından araştırılıyor. Peki nafaka nedir, kimlere verilir ve miktarı nasıl belirlenir?
Nafaka nedir?
Nafaka, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde kişinin eşinin, eski eşinin, çocuğunun veya belirli yakınlarının geçimine katkı sağlamak amacıyla yerine getirdiği mali yükümlülüktür.
Türk hukukunda nafaka tek bir türden oluşmuyor. Boşanma ve aile hukuku bakımından tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakası gibi farklı nafaka türleri bulunuyor.
Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü'nde iştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen eşin ergin olmayan çocuğun yetiştirilmesi, sağlık, barınma ve eğitim gibi giderlerine mali gücü oranında katılmasını sağlayan nafaka olarak açıklanıyor.
Nafaka kimlere verilir?
Nafakanın kime verileceği nafakanın türüne göre değişiyor.
Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan eş tarafından talep edilebiliyor. Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi kapsamında nafaka yükümlüsünün kusurlu olması ise şart değil.
İştirak nafakası ise esas olarak ortak çocuğun giderleri için ödeniyor. Velayeti kendisine bırakılmayan anne veya baba, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine ekonomik gücü oranında katılıyor.
Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık sürecinde eşin ve çocukların geçiminin korunmasına yönelik geçici nitelikte bir nafaka olarak gündeme gelebiliyor.
Yardım nafakası ise şartların oluşması halinde yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek belirli aile bireyleri arasında söz konusu olabiliyor.
Nafaka nasıl hesaplanır?
Nafaka konusunda en fazla yanlış anlaşılan noktalardan biri, herkes için uygulanabilecek sabit bir hesaplama formülü bulunduğu düşüncesi.
Örneğin “maaşın yüzde 20'si nafakadır” veya “30 bin TL kazanan kişi kesin olarak şu kadar nafaka öder” şeklinde herkes için geçerli sabit bir hesaplama yapmak doğru değil.
Özellikle iştirak nafakasında mahkeme; çocuğun ihtiyaçlarını, anne ve babanın hayat koşullarını, ekonomik ve sosyal durumlarını, ödeme güçlerini ve varsa çocuğun gelirlerini değerlendiriyor. Türk Medeni Kanunu'nun 330. maddesindeki esaslar da bu yönde.
Yargıtay'ın güncel kararlarında çocuğun yiyecek, giyecek, barınma, sağlık, eğitim, ulaşım, sosyal ve kültürel ihtiyaçları gibi giderlerin değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Çocuğun yaşı ve eğitim dönemi de miktarın belirlenmesinde önem taşıyor.
Çocuğa verilecek nafaka neye göre belirlenir?
Çocuk için belirlenecek iştirak nafakasında yalnızca nafaka ödeyecek anne veya babanın maaşına bakılmıyor.
Çocuğun yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları ile anne ve babanın ekonomik koşulları birlikte değerlendiriliyor. Yargıtay içtihatlarında da çocuğun bakım, barınma, okul, eğitim ve gelişim giderlerinin yanı sıra nafaka yükümlüsünün gelirinin dikkate alınması gerektiği ifade ediliyor.
Ana ve babanın bakım yükümlülüğü kural olarak çocuk ergin oluncaya kadar devam ediyor. Ancak çocuk ergin olmasına rağmen eğitimine devam ediyorsa, durum ve koşullara göre anne ve babanın bakım yükümlülüğü eğitimin sona ermesine kadar devam edebiliyor.
Çalışan eş nafaka alabilir mi?
Bir kişinin çalışıyor olması tek başına yoksulluk nafakası konusunda otomatik bir sonuç doğurmaz. Yoksulluk nafakasında boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme durumu, tarafların ekonomik ve sosyal şartları, kusur durumu ve diğer yasal koşullar somut olay kapsamında değerlendirilir.
Yargıtay uygulamasında yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım ve eğitim gibi zorunlu harcamaları karşılayacak düzeyde geliri bulunmayan kişinin yoksulluk durumunun değerlendirilmesinde bu ihtiyaçlar dikkate alınabiliyor.
Nafaka sonradan artırılabilir veya azaltılabilir mi?
Evet. Özellikle iştirak nafakasında şartların değişmesi halinde mahkemeden nafakanın yeniden belirlenmesi istenebiliyor.
Türk Medeni Kanunu'nun 331. maddesi uyarınca durumun değişmesi halinde hâkim, talep üzerine nafaka miktarını yeniden belirleyebiliyor veya nafakayı kaldırabiliyor. Bu nedenle çocuğun ihtiyaçlarının artması veya tarafların ekonomik şartlarının önemli ölçüde değişmesi nafaka miktarının yeniden değerlendirilmesine neden olabiliyor.
Nafaka her yıl otomatik artar mı?
Her nafakanın kendiliğinden aynı oranda artacağı şeklinde genel bir kuraldan söz etmek doğru değil. Hâkim, talep halinde ilerleyen yıllarda nafakanın ne miktarda artırılacağını karara bağlayabiliyor.
Bu nedenle nafaka kararında yıllık artışa ilişkin hüküm bulunup bulunmadığının ayrıca incelenmesi gerekiyor.
Nafaka konusunda son kararı kim veriyor?
Tarafların anlaşamadığı durumlarda nafakanın şartları ve miktarı somut dosyadaki koşullara göre mahkeme tarafından değerlendiriliyor. Dolayısıyla yalnızca aylık maaşı esas alarak kesin nafaka miktarı hesaplamak mümkün değil.
Özellikle çocuklar bakımından temel yaklaşım; çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın ekonomik gücü arasında hakkaniyete uygun bir denge kurulması. Yargıtay kararları da iştirak nafakasının belirlenmesinde çocuğun ihtiyaçlarının ve ebeveynlerin ekonomik-sosyal durumlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Not: Nafaka miktarı ve nafakaya hak kazanılıp kazanılmayacağı her dosyanın özelliklerine göre değişebilir. Bu nedenle somut uyuşmazlıklarda hukuki değerlendirme ayrıca yapılmalıdır.



