Kırşehir Valiliği Kültür Hizmetleri tarafından yayımlanan "Anadolu Kültürü'nün Nazar Boncuğu: Kırşehir'in Gelenek ve Görenekleri" kitabında yer alan "Yaşanmış Kırşehir Esprileri" bölümü, Kırşehir'e özgü mizah anlayışını yansıtan onlarca nükteden oluşuyor. Serimizin ikinci bölümünde kitapta yer alan yeni hikâyeleri derledik.

Kırşehir'in kültürel mirası yalnızca bozlaklardan, türkülere ve efsanelere uzanan zengin geçmişiyle sınırlı değil. Günlük yaşamın içinden doğan hazır cevaplar ve yıllardır kulaktan kulağa aktarılan nükteler de bu mirasın önemli parçalarından biri olarak görülüyor.

İşte kitapta yer alan birbirinden ilginç hikâyeler...

"Meşeköy'de Yaşadığım 7 Seneyi Düş"

60 yaşlarında ağır hastalanan bir usta, ölmek üzere olduğunu düşünerek dua eder: "Allah'ım herhalde yolun sonuna geldik. Ama bu işte bir hesap hatası var. Eğer 60 yaşında beni yanına alacaksan, Meşeköy'de yaşadığım 7 seneyi düş Hazret'im."

Kırşehir Kalesi'nin Altında Yatan Hüzünlü Efsane Duyanları Şaşırtıyor
Kırşehir Kalesi'nin Altında Yatan Hüzünlü Efsane Duyanları Şaşırtıyor
İçeriği Görüntüle

"Malkoçoğlu Apartmanı"

Cüneyt Arkın hayranı olan bir Kırşehirli, yaptırdığı apartmana hiç düşünmeden şu ismi verir: Malkoçoğlu Apartmanı.

Yanlış Düğüne Giden Misafirler

Bir grup hemşeri düğünde ağırlanır, yemeklerini yer ve hediye vermek ister. Düğün sahibi ise gülümseyerek şöyle der: "Çok teşekkür ederim ama sizin gideceğiniz düğün iki sokak arkada. Hediyeleri oraya verirsiniz."

Misafirler davul zurna eşliğinde uğurlanır.

"O Benim Ağabeyim"

Rakip takımlarda oynayan iki kardeşten biri kırmızı kart görünce küçük kardeş hakeme tepki gösterir: "Hocam, o benim ağabim. İster tekme atar, ister tokat atar. Siz ne karışıyorsunuz?"

"Ön Tarafta Dispanser mi Var?"

Otobüs firmasında çalışan bir hemşeriye yaşlı bir kadın: "Oğlum, hastayım. Ön taraftan bir bilet ver." deyince aldığı cevap hazırdır:

"Teyze, ön tarafta dispanser mi var, doktor mu?"

Borç Para İçin Fatura

Bir memur hemşeri, bakkaldan borç para alır. Ay sonunda parayı geri verirken şu istekte bulunur: "Bir de faturasını alabilir miyim?"

Karnabaharı Çiçek Sanınca

Bir kadın hemşeri, eşinin pazardan getirdiği karnabaharı çiçek zannederek vazoya koyar.

"Seni Reklam Edeceğim"

Aynı işi yapan iki esnaf tartışırken biri diğerine öfkelenir: "Senin üçkâğıtçı olduğunu her yerde reklam edeceğim."

Diğeri ise son sözü söyler: "Benim üçkâğıtçı olduğumu herkes biliyor; sen başka bir şey bul."

Gizli Gizli Beni İzliyor

Otobüste uyuyan bir hemşerimiz rüyasında hırsızı görünce yanındaki yolcuya saldırır. Genç yolcu korkudan anne ve babasına sarılır. Kavgadan sonra hemşerimiz: "Anne bu adam yine bana yan bakıyor." der. Annesi de olası yeni bir saldırıya karşı ayakkabısını çıkarıp elinde bekler.

"Çelenk Büyük Olsun"

24 Kasım Öğretmenler Günü'nde ilkokul öğrencisi babasını arar: "Öğretmenim için çiçek getireceksin." Babası büyük bir çelenk yaptırıp üzerine öğrencinin adını yazdırarak okula gönderir.

"Bozuk Yok"

Bir dilenci sadaka ister. Hemşeri: "Bozuk yok." der.

Dilenci: "Allah rızası için." deyince hemşerimiz kredi kartını çıkarıp: "Bozuk dedik işte. Post makinesi varsa 1 milyon çek, yoksa çektir git."cevabını verir.

Düğüne İki Ayrı Zarf

Bir hemşeri düğüne giderken iki ayrı zarf hazırlar. Düğündeki ikram ve hizmetten memnun kalırsa yüksek meblağlı olanı, memnun kalmazsa düşük olanı takar.

"Gerçekten Çok Enteresan"

Yerel televizyon spikeri belediye başkan adayına: "Neden aday oldunuz?" diye sorar.

Adayın cevabı ise: "Sizi tebrik ederim. Gerçekten çok enteresan bir soru." olur.

Mahkemeye Gitmeden Önce

Mahkemede şahitlere para verildiğini duyan bir hemşeri, evden çıkarken eşine: "Ben bahçeye gidiyorum. Mahallede kavga dövüş olursa beni şahit yazdırmayı unutma." der.

Kaynak: Gürsel Seçilmiş & Mehmet Atılgan, Anadolu Kültürü'nün Nazar Boncuğu: Kırşehir'in Gelenek ve Görenekleri, Kırşehir Valiliği Kültür Hizmetleri.

Muhabir: Nurten Ceylan - Damla Yeşilli