Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında NATO Zirvesi, gözaltılar, ekonomi, eğitim sistemi, Ahbap soruşturması ve işçi direnişlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İktidarın NATO Zirvesi sürecindeki uygulamalarını sert sözlerle eleştiren Baş, Türkiye'de hukukun askıya alındığını, kamu kaynaklarının yanlış kullanıldığını ve işçilerin hak mücadelesinin engellenmeye çalışıldığını söyledi.
"NATO Zirvesi İçin Yurttaşların Hakları Askıya Alındı"
Erkan Baş, NATO Zirvesi öncesinde çok sayıda kişinin gözaltına alınmasına tepki göstererek, zirvenin tamamlanmasının ardından birçok kişinin serbest bırakılmasının yaşanan süreci gözler önüne serdiğini ifade etti.
Baş, "Bir grup emperyalist, barbar, katil memlekete gelecek diye bu ülkenin onurlu yurttaşlarını apar topar gözaltına aldılar, tutukladılar." diyerek gözaltı süreçlerini eleştirdi.
NATO Zirvesi nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasaklandığını, seyahat özgürlüğünün kısıtlandığını ve çok sayıda temel hakkın ihlal edildiğini savunan Baş, anayasa ile uluslararası insan hakları sözleşmelerinin hiçe sayıldığını öne sürdü.
"11 Milyar Lira Trump'tan Aferin Almak İçin Harcandı"
Baş, hükümetin ekonomik gerekçelerle emeklilere, işçilere ve memurlara kaynak olmadığını söylerken NATO Zirvesi için milyarlarca liralık harcama yaptığını ileri sürdü.
Zirve kapsamında yaklaşık 11 milyar lira harcandığını iddia eden Baş, bu harcamaların "Trump'tan aferin almak" amacıyla gerçekleştirildiğini savundu.
Trump ve Filistin Üzerinden İktidara Eleştiri
ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye ziyareti sırasında yaşananları da değerlendiren Baş, iktidarın Trump ile kurduğu ilişkiyi eleştirdi.
Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun en yakın destekçilerinden biri olduğunu belirten Baş, Filistin konusunda duyarlılık gösterdiğini söyleyenlerin bu tabloyu açıklaması gerektiğini ifade etti. Baş, Trump'ın savaş politikalarını destekleyen bir isim olduğunu belirterek bu durumun iktidar tarafından olumlu bir gelişme gibi sunulmasını eleştirdi.
Ahbap Soruşturması: "Asıl Sorumlular Araştırılsın"
Basın toplantısında Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturmaya da değinen Baş, tartışmanın yalnızca Haluk Levent üzerinden yürütülmesini doğru bulmadığını söyledi.
Ahbap ile kamu kurumları arasındaki ilişkilerin araştırılması gerektiğini belirten Baş, deprem döneminde Kızılay'ın Ahbap Derneği'ne çadır satmasını hatırlatarak, bu süreçte görev alan kamu yöneticilerinin de soruşturulması gerektiğini savundu.
İşçi Direnişlerine Destek Mesajı
Baş, konuşmasının önemli bölümünü işçi eylemlerine ayırdı.
Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesini hatırlatan Baş, aynı holding bünyesindeki Yunus Emre Termik Santrali'nde çalışan işçilerin de üç aydır maaşlarını alamadığını söyledi.
Sendika yöneticilerinin gözaltına alınmasını ve işçilere yönelik müdahaleleri eleştiren Baş, Beypazarı'na giderek işçilerle dayanışma içinde olacağını açıkladı.
"Hiçbir işçi patronların karşısında yalnız kalmayacak." diyen Baş, işçilerin haklarını alana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.
"Memleketi Babanızın Çiftliğine Çevirdiniz"
Konuşmasında iktidarın kamu gücünü patronlardan yana kullandığını öne süren genel başkan, işçilerin hak arama mücadelesinin polis müdahalesiyle engellenmeye çalışıldığını savundu.
Baş, "Memleketi babanızın çiftliğine çevirdiniz." sözleriyle hükümete tepki gösterdi.
"Bizim Lügatımızda Umutsuzluğun Adı Yok"
Konuşmasının sonunda yurttaşlara birlik çağrısı yapan Erkan Baş, Türkiye İşçi Partisi'nin yaz dönemi boyunca da sahada olacağını söyledi.
Türkiye'nin dört bir yanında yurttaşlarla buluşmaya devam edeceklerini belirten Baş, haksızlıklara karşı birlikte mücadele edilmesi çağrısında bulundu.
"Bizim lügatımızda umutsuzluğun adı bile yok." diyen Baş, toplumun ortak mücadeleyle değişim yaratabileceğini ifade etti.