Türk Halk Müziği'nin en saygın icracılarından biri olan ve Orta Anadolu türkülerine kattığı eşsiz yorumla tanınan Emel Taşçıoğlu, yarım asra yaklaşan sanat hayatıyla Anadolu kültürünün yaşayan en güçlü kadın seslerinden biri olmaya devam ediyor. 1964 Ankara doğumlu olan sanatçı, aslen Kırşehirli bir ailenin kızı olarak bu toprakların müziğiyle yoğrulmuş bir isim.
Beş Yaşında Başlayan Sahne Tozu
Emel Taşçıoğlu’nun müzik serüveni, henüz oyun çağındayken başladı. Babası Ali Rıza Güney ve ağabeyleri ile birlikte kurdukları "Güney Kardeşler" grubunda, 5 yaşından itibaren sahnelerde ve plak çalışmalarında yer aldı. O dönemlerde "milli takım gol atmışçasına" bir coşkuyla karşılanan bu küçük kız çocuğu, aslında geleceğin büyük halk müziği elçisinin sinyallerini veriyordu.
Gazi Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Bölümü'nü bitirdikten sonra profesyonel kariyerine TRT Ankara Radyosu bünyesinde devam eden Taşçıoğlu, "Yurttan Sesler Korosu"nun en karakteristik seslerinden biri haline geldi.
Orta Anadolu ve Neşet Ertaş Mirasının İzinde
Taşçıoğlu'nu diğer sanatçılardan ayıran en önemli özellik, Kırşehir ve çevresine ait bozlakları ve türküleri, geleneksel dokusunu bozmadan ancak kendine has, berrak bir üslupla yorumlamasıdır. Özellikle Neşet Ertaş’ın ünlü "Kesik Çayır" türküsünü kaynak kişisinden derleyip notaya alarak TRT repertuvarına kazandırması, onun sadece bir yorumcu değil, aynı zamanda bir kültür koruyucusu olduğunu tescilledi.
Fair Play Ödüllü Bir Sanatçı
Sanatçının kariyerindeki en ilginç ve onur verici anlardan biri de 2001 yılında yaşandı. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından, spor dışı alanlarda da verilmeye başlanan "Fair Play" (Dürüst Oyun) ödülüne layık görüldü. Bu ödül, onun sadece sanatındaki başarısına değil, aynı zamanda topluma örnek teşkil eden mütevazı ve dürüst sanatçı duruşuna bir saygı duruşu niteliğindeydi.
Ölümsüz Eserler ve Albümler
Uzun yıllar TRT bünyesinde hizmet verdikten sonra solo çalışmalarına ağırlık veren Taşçıoğlu, "Sel Gider Kum Kalır" (2004) ve "İz Kalır" (2011) albümleriyle dinleyicileriyle buluştu. Ayrıca, milyonlarca kişinin hafızasına kazınan "Ömür Dediğin" programının o hüzünlü ve derin fon müziği de yine onun sesiyle hayat buldu.