2026'nın ilk 6 ayına ilişkin rapor alarm veriyor: 150 kadın öldürüldü, 151 kadının ölümü ise hâlâ şüpheli. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, kadınların en çok evlerinde ve en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürüldüğüne dikkat çekerek, etkili koruma politikalarının hayata geçirilmesi çağrısı yaptı.

Türkiye'de kadına yönelik erkek şiddeti yılın ilk yarısında da ağır bilançosunu korudu. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun yayımladığı 2026 yılı ilk 6 ay raporu, kadın cinayetlerinin ve şüpheli kadın ölümlerinin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi.

Rapora göre, yılın ilk altı ayında 150 kadın öldürüldü, 151 kadının ölümü ise şüpheli olarak kayıtlara geçti. Ayrıca daha önce şüpheli ölüm olarak değerlendirilen 12 dosyada kadınların aslında cinayete kurban gittiği ortaya çıktı.

Kadınlar En Çok Evlerinde Öldürüldü

Ekran Görüntüsü 2026 07 14 094349-1

Rapordaki en çarpıcı verilerden biri cinayetlerin işlendiği yer oldu.

Öldürülen 150 kadının 92'si, yani yüzde 61'i evinde yaşamını yitirdi. Güvenli olması gereken evlerin kadınlar açısından en büyük risk alanına dönüştüğüne dikkat çekilen raporda, kadınların ayrıca sokakta, araçta, iş yerinde ve kamusal alanlarda da öldürüldüğü belirtildi.

Öğrenci Affının Gölgesinde Tartışmalı Düzenleme: TİP'ten TBMM'deki Teklife Sert Tepki
Öğrenci Affının Gölgesinde Tartışmalı Düzenleme: TİP'ten TBMM'deki Teklife Sert Tepki
İçeriği Görüntüle

Platform, kadınların yalnızca aile içindeki rolleriyle tanımlanmasının ve "eve dön" anlayışının kadınları korumadığına, aksine şiddeti görünmez hale getirdiğine vurgu yaptı.

Fail Çoğu Zaman En Yakınındaki Erkek

Rapor, kadınların büyük bölümünün tanımadığı kişiler tarafından değil, en yakınındaki erkekler tarafından öldürüldüğünü ortaya koydu.

İlk 6 ayda öldürülen kadınların;

· 64'ü evli olduğu erkek,

· 17'si birlikte olduğu erkek,

· 10'u eski eşi,

· 4'ü eski partneri

tarafından öldürüldü.

Böylece 95 kadın, hayatında yer alan ya da daha önce ilişki yaşadığı erkekler tarafından yaşamdan koparıldı. Ayrıca çok sayıda kadın baba, oğul, kardeş ve diğer aile bireylerinin saldırıları sonucu hayatını kaybetti.

Boşanmak İstemek Bile Ölüm Sebebi Oldu

Kadın Cinayeti

Platformun değerlendirmesine göre kadınlar çoğu zaman kendi yaşamlarına dair karar almak istedikleri için hedef alındı.

Raporda;

· 17 kadının kendi hayatına ilişkin karar almak istemesi,

· 11 kadının ekonomik gerekçelerin bahane edilmesi nedeniyle,

öldürüldüğü belirtilirken, 117 kadının hangi gerekçeyle öldürüldüğünün ise tespit edilemediği kaydedildi.

Platform, ekonomik krizin tek başına açıklama olmadığını belirterek, asıl sorunun kadın üzerinde denetim kurma ve onu cezalandırma anlayışı olduğunu ifade etti.

Şüpheli Kadın Ölümleri Endişe Veriyor

Raporda yalnızca kadın cinayetleri değil, şüpheli ölümler de dikkat çekti.

2026'nın ilk yarısında 151 şüpheli kadın ölümü kaydedildi. Bunun yanında geçmiş yıllarda şüpheli ölüm olarak dosyalanan 12 olayın kadın cinayeti olduğu ortaya çıkarıldı.

Platform, şüpheli kadın ölümlerinin etkin ve bağımsız şekilde soruşturulması gerektiğini vurgulayarak, delillerin zamanında toplanmamasının birçok dosyada gerçeğe ulaşılmasını zorlaştırdığına dikkat çekti.

İstanbul Sözleşmesi ve Koruma Mekanizmaları Tartışması

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin ardından kadın cinayetlerinde düşüş yaşanmadığını, aksine yıllara göre artış eğiliminin sürdüğünü savundu.

Raporda ayrıca, koruma kararı bulunmasına rağmen öldürülen kadınların varlığına dikkat çekilerek, 6284 sayılı Kanun'un etkin uygulanmasının hayati önem taşıdığı belirtildi. Platform, koruma kararlarının yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini ifade etti.

"Kadınların Yaşam Hakkı Merkeze Alınmalı"

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, kadın cinayetlerinin önlenebilir olduğunun altını çizerek, kadınların yaşam hakkını esas alan politikaların uygulanması çağrısında bulundu.

Açıklamada, etkin soruşturma yürütülmesi, koruma mekanizmalarının eksiksiz işletilmesi, bireysel silahlanmanın denetlenmesi ve kadınlara yönelik şiddette cezasızlık algısının sona erdirilmesinin hayati önem taşıdığı vurgulandı.70432275 1004

Muhabir: Nurten Ceylan - Damla Yeşilli