UZAKTA KUMANDAYLA BİRİLERİ DÜĞMEYE YİNE BASTI GİBİ

Biz toplum olarak nedense, arada bir kontrol ediliyoruz gibi uzakta kumandayla ayar ediliyoruz.

Biz ne zaman birbirimize saygı, sevgi çerçevesinde yaklaşmaya çalışsak…

Birbirimize hürmet, yardım, dertleriyle ilgilenmeye başlayarak özümüze dönme eğilimine girsek…

Uzakta kumandayla içerde beslediklerini harekete geçirerek toplumun reddedemeyeceği değerlerine saldırtarak tekrardan bizleri istedikleri seviyeye getiriyorlar.

Maşallah bizde de okuma yok, araştırma yok, düşünme yok, akletme yok. Aklımızı ya bir partiye ya bir cemaat şeyhine, şıhhına ipoteklemişiz ‘’ vurun abalıya’’ dercesine gaza gelip birbirimize söverek, hakaretleri havada uçuşturarak, birbirimizi yiyerek kullanılmaya devam ediyoruz.

Adamların istediği tamda bu kıvamda kalabilmemiz ve istedikleri zamanda harekete geçirerek dizan etmeleridir.

Gerçekten ne oluyor bize?

Biz ne zaman bu saçmalıklardan kurtulup kendimiz olacağız?

Osmanlı yıkılmaya karar veriliyor, Türk Ermeni kavgası başlatılıyor…

Daha sonra alevi zaza katliamları yapılıyor.

Türk alevi çatışmaları çıkartılıyor.

Birde bakıyorsun Kürtler harekete geçiriliyor.

Bunlar düzelmeye başladığı zaman, toplumun vazgeçemeyeceği değerleri olan dini ritüellere el atarak; Ya tesettüre, ya Kitabına, ya da Peygamberine dil uzattırıyorlar.

Maalesef bizde bu ‘’ zokayı’’ yutuyoruz.

Yapılan hakaretlerin arkasındaki savunmalarda hazır. Bu savunmaları yapacak, içerdeki adamlarını harekete geçirerek, aklını onlara ipoteklemiş olan bizlerde onların istediği kıvamda savunma yapmaya başlıyoruz…

Bu söylenenler düşünce özgürlüğü, fikir özgürlüğü vs.

Peki bu savunmayı yapan dem parti neden Vehbi koçun bir fıkrasına zıpladılar?

Alevi toplumu neden kendileri ile ilgili bir mizah yapıldığında yeri göğü inletiyorlar?

Neden bu komedyenler bir tek Yahudi veya Hıristiyanların dini değerleriyle ilgili bir tek mizah üretip sergilemiyorlar?

Neden büyük çoğunluğu Müslüman olan toplumun dini değerlerine saldırıyorlar?

Bu ülke inanmayanların ülkesi mi ki, ülkeyi kendilerinin olarak görüp, Müslümanları ülkeyi terk edin diyerek kovmaya çalışıyorlar?

Bu bir avuç kişi, bu kadar cesareti nerden alıyorlar ve kime güvenerek toplumun değerlerine dil uzatabiliyorlar?

Biz neden bu oyuna gelerek kutuplaşıp ülkemizin huzurunla oynuyoruz?

Neden; Yeter artık! Gidin nerde bu oyunlarla oynarsanız oynayın diyemiyor da bu bir avuç ne İdüğü belirsizlerin peşine düşüyoruz?

Bizim huzurumuzu bozup, bizi birbirimize kırdırmaya çalışanlara kapı aralıyoruz?

Neden kıçında gezdiğimiz ‘’Avrupa’’da kendi dini değerlerine hakareti yasaklarken buna ‘’düşünce’’ özgürlüğü demeyip De, İslam’a saldıranlara gelince düşünce özgürlüğü diyorlar?

Neden Avrupa’da bir ‘’İncil, Tevrat’’ yakılamıyor, parçalanamıyor ve bu insanların özgürlük alanına giremiyor da, ‘’ kuran’’ yakılabiliyor, parçalanıyor, dergilerde Hz. Muhammed (as) a hakaretler özgürlük alanına giriyor.

Neden Hz. İsa (as) ile ilgili veya Hz. Yakup, Hz. Davud veya Hz Musa peygamberlerle ilgili, aşağılayıcı dalga geçilemiyor*

Bu durumda bizde nasıl oluyor da (çoğunluğu Müslüman olmasına rağmen) bunlar rahat rahat konuşarak, arkalarında savunucular bulabiliyor?

Buluyorlar. Çünkü; Birisi çıkıyor ‘’ Filistin bizim kırmızı çizgimiz’’ diyor. Kırmızı çizgi tümden gidiyor Adamlar ‘’ kırmızı halı’’ döşenmişçesine Suriye’den Şama kadar, Lübnan’ın güneyine kadar gelip işkal ediyorlar ve çıkmam diyorlar. Ama bizde tek bir müdahale yok.

Öbürleri; bu toplumun uğruna canını vereceği dini değerlerle alay edenleri ziyarete gidiyor.

Bu durumda biz bu toprakların insanları olacak ne zaman kardeşler olacak ne zaman komşuların, akrabaların, birbirinin dertleriyle uğraşan toplum olacağız?

Ondan sonrada soruyorlar ‘’ neden partin yok?’’

Neden olsun?

Birisi laf üretiyor icraat yok. Birisi toplumun değerleriyle oynayanların savunuculuğunu yapıyor. Diğerleri kendisine yakın olanlar kimlerse onu destekliyor.

Ben şunu net gördüm…!

Bu ülkede tek bir özgürlük var. Oda bu ülkenin dini değerlerine ve geçmişine hakaret etmek,

Düşünmemiz gereken ise; Bunu bize kim yaptırıyor?

Bizim ayarlarımızla kim oynuyor?

Bu soruların cevabını bulursak, sıfır arabaya döneriz, kimsede eline anahtar alıp ayarlarımızla oynayamaz.

Velhasıl, kendimize, devletimize, milletimize yazık ediyor ve ettiriyoruz.

Biz okumadığımız sürece, düşünmediğimiz sürece, akletmediğimiz sürece daha çok ‘’zoka’’ yutar birbirimize (onların adına) hakaret etmeye devam ederiz.