TİGAD tarafından Kırşehir’de düzenlenen Gazetecilik Çalıştayı için kente gelen gazetecilerden biri olan Urfanatik Gazetesi ve Urfanatik TV Genel Yayın Yönetmeni Gülizar Gülebak, Kırşehir Çiğdem TV mikrofonlarına konuştu. Gülebak, Kırşehir’in doğası, insanları ve Ahilik kültüründen etkilendiğini belirterek, kenti beklediğinden çok farklı bulduğunu söyledi.
TİGAD Çalıştayı İçin Kırşehir’e geldi
Türkiye İnternet Gazetecileri Derneği (TİGAD) tarafından düzenlenen Gazetecilik Çalıştayı kapsamında çok sayıda gazeteci Kırşehir’de bir araya geldi. Çalıştaya katılan isimlerden biri olan Urfanatik Gazetesi ve Urfanatik TV Genel Yayın Yönetmeni Gülizar Gülebak, Kırşehir Çiğdem TV’ye değerlendirmelerde bulundu.
Kendisini tanıtarak sözlerine başlayan Gülebak, Şanlıurfa’dan Kırşehir’e geldiğini ve kentteki ilk izlenimlerinin oldukça olumlu olduğunu ifade etti.
“Kırşehir’i böyle beklemiyordum”
Kırşehir’in kendisini şaşırttığını dile getiren Gülebak, Ahilik kültürünün şehirde hâlâ canlı şekilde yaşatılmasından etkilendiğini söyledi.
“Kırşehir’i böyle beklemiyordum” diyen Gülebak, “Gerçekten Ahilik kültürünü yaşayan bir şehir. Bu bizim çok hoşumuza gitti. TİGAD olarak bir çalıştay programımız vardı. Birçok gazeteci arkadaşımızla bir araya geldik. Şu anda yaklaşık 150 gazeteci Kırşehir’de bulunuyor. Çalıştayımız gazetecilik adına oldukça verimli geçti” şeklinde konuştu.
Basının sorunları masaya yatırıldı
Çalıştayın kendileri açısından önemli bir yönü daha olduğunu belirten Gülebak, İletişim Başkanlığı yetkililerinin de programa katıldığını anlattı.
Basının yaşadığı sorunların doğrudan gazeteciler tarafından aktarıldığını kaydeden Gülebak, yetkililerin bu konuları not aldığını ve çözüm konusunda çalışma yapılacağının ifade edildiğini söyledi.
Gülebak, “Basının sorunlarını birebir gazetecilerden dinlemeleri bizim için çok önemliydi. Bu durum bizi mutlu etti” ifadelerini kullandı.
“Bozkır diye geldik, yemyeşil bir şehir gördük”
Kırşehir’in doğasının kendisini şaşırttığını da dile getiren Gülebak, kentin bozkır algısının aksine oldukça yeşil olduğunu belirtti.
“Kırşehir’i bozkır olarak biliyorduk ama her yer yemyeşil” diyen Gülebak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kırşehir bozkırsa Şanlıurfa neymiş dedim. Bizim Şanlıurfa’da bozkır alanları çok daha fazla. Buranın yemyeşil olması beni gerçekten şaşırttı. İnsanları da Ahilik kültürüne yakışır şekilde sıcak ve misafirperver bulduk.”
Çalıştay kapsamında Kırşehir’in tarihi ve kültürel noktalarını da ziyaret ettiklerini belirten Gülebak, Ahilik Müzesi’nden etkilendiğini söyledi.
Kırşehir Vali Yardımcısı İsmail Çetinkaya’nın kendilerine eşlik ettiğini aktaran Gülebak, müzede yer alan bölümler hakkında ayrıntılı bilgiler aldıklarını ifade etti.
“Ahilik kültürünün birebir anlatılması ve bu kültürü yerinde dinlemek bizim için çok değerliydi” dedi.
“Kırşehir çok sakin ve telaşsız bir şehir”
Kentin atmosferine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gülebak, Kırşehir’in sakin yapısının dikkatini çektiğini söyledi.
Küçük bir şehir olmasının ulaşımı kolaylaştırdığını belirten Gülebak, “Sessiz, sakin ve telaşsız bir şehir olması beni etkiledi. Daha gezmediğimiz birçok tarihi ve kültürel alan var. Onları da görmek için sabırsızlanıyorum” diye konuştu.
“Kırşehirliler Şanlıurfa’ya da gelsin”
Kırşehir halkına da seslenen Gülebak, kenti çok sevdiklerini belirterek Kırşehirlileri Şanlıurfa’ya davet etti.
“Kırşehir’i çok sevdik, özellikle de Kırşehirlileri” diyen Gülebak, “Nasıl sizin Neşet Ertaş gibi büyük değerleriniz varsa, bizim de tarihimiz ve kültürümüz çok güçlü. Tüm Kırşehirlileri Şanlıurfa’yı görmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.
Yerel basın çalışanlarına mesaj verdi
Röportajın sonunda yerel basın çalışanlarına da seslenen Gülebak, gazeteciliğin zor ancak vazgeçilmemesi gereken bir meslek olduğunu vurguladı.
Mesleğin hem ekonomik hem de psikolojik açıdan yıpratıcı yönleri bulunduğunu kaydeden Gülebak, birçok gazetecinin çeşitli nedenlerle mesleği bırakmak zorunda kaldığını söyledi.
Gülebak, “Gazetecilik gerçekten zor bir meslek. Sahada çalışan herkes bunun ne kadar emek istediğini biliyor. Ancak tüm zorluklara rağmen meslektaşlarımızın pes etmemesi gerektiğini düşünüyorum. Ne olursa olsun gazeteciliği sürdürsünler” diyerek sözlerini tamamladı.