Kırşehir’de 1 Mayıs İşçi Bayramı etkinlikleri bu yıl yalnızca emek vurgusuyla değil, kentin kültürel mirasıyla da öne çıktı. UNESCO tarafından müzik şehri ilan edilen Kırşehir’de, abdal geleneğini yaşatan sanatçılar meydanlarda yerini aldı. UNESCO unvanının taşıdığı anlam sahaya yansırken, Kırşehir Çiğdem Haber ekibi de ustalarla röportaj gerçekleştirdi. Davul ve zurna eşliğinde hem kutlama hem de kültürel aktarım bir arada yaşandı. Röportajlarda sanatçılar, hem geçimlerini hem de kültürü nasıl birlikte sürdürdüklerini anlattı.

UNESCO Müzik Şehri Kırşehir’de abdal geleneği yaşatılıyor

Kırşehir’in UNESCO Müzik Şehri unvanı, sadece bir etiket değil; günlük yaşamın içinde hissedilen bir kimlik. Özellikle abdal kültürü, bu kimliğin en güçlü taşıyıcılarından biri olarak dikkat çekiyor.

1 Mayıs alanında sahne alan davul ve zurna ustaları, yıllardır süregelen geleneği yeni nesillere aktarmaya devam ediyor. Düğünlerden nişanlara, sokak kutlamalarından resmi etkinliklere kadar birçok alanda varlık gösteren abdallar, kentin hafızasında önemli bir yer tutuyor.

Bu kültür, sadece müzikten ibaret değil. Aynı zamanda bir yaşam biçimi, bir dayanışma ve bir aidiyet duygusu olarak tanımlanıyor. Kırşehir’de büyüyen birçok usta, mesleği babasından öğreniyor ve aynı şekilde gelecek kuşaklara aktarıyor.

Abdal ustası Bayram Başaran kültürün devamlılığını anlattı

Röportajda konuşan abdal ustalarından Bayram Başaran, kültürün kuşaktan kuşağa aktarıldığını vurguladı. Başaran, hem belediyede çalıştığını hem de sanatını sürdürdüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Ben Bayram Başaran. Kırşehir Belediyesi’nde çalışıyorum. Aynı zamanda ustalardanım. Bu kültürü yaşatıyoruz, babadan oğula devam ettiriyoruz. Biz bu memleketin kültürünü yaşatan insanlarız.”

Kültür ve geçim arasında kurdukları dengeye dikkat çeken Başaran, belediyenin sağladığı imkanlara da değindi. Selahattin Ekicioğlu’na teşekkür eden Başaran, hem çalıştıklarını hem de sanatlarını icra etmeye devam ettiklerini ifade etti.

Başaran’ın sözleri, abdal geleneğinin sadece geçmişe ait değil, bugün de yaşayan bir değer olduğunu ortaya koydu.

Davulcu Hüseyin Ateş emek ve eğlenceyi bir arada anlattı

Bir diğer usta Hüseyin Ateş ise hem emekçi kimliğini hem de sanatını şu sözlerle dile getirdi:

“Ben davulcu Hüseyin Ateş. Bütün emekçi kardeşlerimin bayramını kutluyorum. Bizler düğünlerde, nişanlarda, sünnetlerde çalıyoruz. Bu kültürü yaşatmaya çalışıyoruz.”

Kırşehir’in küçük ama güçlü bir toplumsal yapıya sahip olduğunu vurgulayan Ateş, herkesin birbirini tanıdığı bir şehirde dayanışmanın önemine dikkat çekti.

Röportaj sırasında enerjisiyle dikkat çeken Ateş, sahnedeki hareketliliğinin sırrını ise esprili bir dille anlattı:

“Benim anam beni onun için doğurmuş. Oynasın, gülsün, eğlendirsin diye.”

KIRŞEHİR’İN “ASIRLIK ÇINARI” İSMET BEYDOĞAN DUALARLA SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI…
KIRŞEHİR’İN “ASIRLIK ÇINARI” İSMET BEYDOĞAN DUALARLA SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI…
İçeriği Görüntüle

Bu sözler, abdal kültürünün yalnızca müzik değil, aynı zamanda neşe ve yaşam enerjisi taşıdığını da gösterdi.

Muhabir: İlknur Öncü-Özgür Karaçocuk