Gündem

TİP Genel Başkanı Erkan Baş: “Saray Rejimiyle Asla Uzlaşmayacağız”

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP’ye yönelik “mutlak butlan” tartışmalarından işçi direnişlerine, ekonomik krizden yargı kararlarına kadar birçok başlıkta konuşan Baş, “Saray rejimiyle hiçbir koşulda uzlaşmayacağız” dedi.

“Mutlak Butlan Kararına İlk Gün Ne Dediysek Aynı Yerdeyiz”

Basın toplantısına “mutlak butlan” kararına değinerek başlayan Erkan Baş, yaşananları bir parti içi tartışma olarak görmediklerini söyledi.

Kararın alındığı gün TİP Parti Meclisi’ni olağanüstü topladıklarını hatırlatan Baş, o gün yaptıkları açıklamalardan geri adım atmadıklarını belirtti.

Baş, “Bu karara ve saray rejiminin karşı devrimci saldırılarına direneceğiz dedik. İktidarın icazetiyle ana muhalefet koltuğuna oturacak herhangi bir kişiyi tanımayacağımızı söyledik. Bugün de aynı noktadayız” ifadelerini kullandı.

“Bu Bir CHP İçi Tartışma Değil”

“Baba ocağı” söylemine de değinen Baş, konunun CHP’nin iç meselesi olarak ele alınmasının yanlış olduğunu savundu.

Saray rejiminin tartışmayı özellikle bu zemine çekmeye çalıştığını öne süren Baş, hukuka aykırı kararlarla oluşan tablonun bir “kayıkçı kavgası” gibi gösterilmek istendiğini söyledi.

Kendisini saray rejiminin karşısında konumlandıran herkesin bu oyuna itiraz etmesi gerektiğini dile getirdi.

“Memleket Kısır Tartışmalara Hapsediliyor”

Günlerdir kamuoyunun tek bir tartışmaya kilitlendiğini belirten Baş, bu süreçte halkın yaşadığı gerçek sorunların geri plana itildiğini söyledi.

Yoksulluğun, açlığın ve geçim sıkıntısının büyüdüğünü ifade eden Baş, ekranlarda siyasi polemiklerin konuşulurken yurttaşların ay sonunu getirmekte zorlandığını dile getirdi.

“Biz Varız, Buradayız”

TİP’in mücadele çizgisini sürdüreceğini vurgulayan Baş, ülkenin geleceği için atılacak her demokratik adımı desteklemeye hazır olduklarını söyledi.

Baş, “Memleketi karanlığa götürmek isteyen her türlü hamlenin karşısında duracağız. Saray rejimiyle hesaplaşmaya, ülkenin geleceğini yeniden inşa etmeye varız” dedi.

“Saray Rejimi Sürdükçe Yoksulluk Artıyor”

Baş, Türkiye’de yaşanan ekonomik sorunların temelinde mevcut iktidar anlayışının bulunduğunu belirtti.

Her geçen gün yoksulluğun arttığını, iş cinayetlerinin sürdüğünü ve gençlerin geleceksizlikle karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Baş, uzlaşma ve normalleşme söylemlerine karşı olduklarını kaydetti.

“TİP Ambargolara Rağmen Mücadele Ediyor”

Konuşmasında partisinin karşılaştığı medya ambargolarına da değinen Baş, TİP’in sınırlı imkanlarla faaliyet yürüttüğünü söyledi.

“TRT’de de yokuz, Anadolu Ajansı’nda da yokuz. Uzunca bir süredir Halk TV’de bile ambargoluyuz” diyen Baş, buna rağmen TİP’in mücadeleden vazgeçmeyeceğini belirtti.

Partinin il ve ilçe örgütlerinde emekçilerin görev yaptığını ifade eden Baş, “TİP uzlaşmaz, TİP kukla olmaz, TİP bu düzenle anlaşmaz” dedi.

“Siyasetin Kalbi Direniş Alanlarında Atıyor”

Türkiye’de siyasetin merkezinin televizyon ekranları ya da parti merkezleri değil, direniş alanları olduğunu savunan Baş, özellikle işçi mücadelelerine dikkat çekti.

Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesini örnek gösteren Baş, açlık grevi ve Ankara yürüyüşü sonrasında işçilerin haklarının ödenmesi konusunda hükümet yetkililerinin devreye girmek zorunda kaldığını söyledi.

Doruk Madencilik Direnişi Örneği

Doruk Madencilik işçilerinin haklarını almak için uzun süre mücadele ettiğini belirten Baş, patronların ödeme yapmamak için çeşitli yöntemlere başvurduğunu ancak işçilerin kararlı duruşu sayesinde kazanım elde edildiğini ifade etti.

Ödemelerin büyük bölümünün gerçekleştirildiğini belirten Baş, kalan ödemelerin de eksiksiz yapılması gerektiğini söyledi.

“Halk Seyirci Değil, Özne Olmalı”

Toplumun yalnızca izleyen değil, söz söyleyen ve mücadele eden bir konuma gelmesi gerektiğini belirten Baş, yurttaşları daha fazla örgütlenmeye ve dayanışmaya çağırdı.

“Halkın birliği ancak direnenlerin yanında durularak sağlanır” diyen Baş, kurtuluşun halkın kendi mücadelesinde olduğunu savundu.

“Saray Rejiminin Suçlarını Unutturmayacağız”

Konuşmasının devamında geçmişten bugüne yaşanan çeşitli olayları hatırlatan Baş, Ergenekon, Balyoz ve KCK davalarından Gezi Parkı sürecine kadar birçok başlıkta iktidarı eleştirdi.

Gezi davası tutuklularını, Soma faciasını ve çeşitli hak ihlallerini hatırlatan Baş, bu olayların unutulmaması gerektiğini söyledi.

Can Atalay ve AYM Kararları

Hatay Milletvekili Can Atalay’ın hâlâ cezaevinde tutulduğunu hatırlatan Baş, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasını eleştirdi.

Mahkeme kararlarına uyulması gerektiğini söyleyen iktidarın, AYM kararlarını uygulamadığını öne süren Baş, bu durumun hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını savundu.

“Seçilmiş Belediye Başkanları Görevden Alındı”

Baş, iktidarın seçim sonuçlarını kabullenmediğini öne sürerek görevden alınan belediye başkanlarını ve kayyum uygulamalarını gündeme getirdi.

Silivri’de devam eden bazı davalara da değinen Baş, yargı süreçlerinde vicdanları yaralayan uygulamalar yaşandığını söyledi.

Depremden Yenidoğan Çetesi Davasına Kadar Hesaplaşma Çağrısı

6 Şubat depremlerinde yaşanan kayıpları hatırlatan Baş, deprem sürecindeki ihmallerin unutulmaması gerektiğini ifade etti.

Kızılay’ın çadır satışlarıyla ilgili tartışmaları da hatırlatan Baş, Çorlu tren faciası, Aladağ yurt yangını, İliç maden faciası, Kartalkaya yangını ve Yenidoğan Çetesi soruşturmasını da konuşmasında örnek gösterdi.

“Bu Halk Kendi Göbeğini Kendi Kesmeli”

Baş, Türkiye’de değişimin halkın örgütlü mücadelesiyle mümkün olacağını söyledi.

“Kurtuluşu kendi ellerimizde yaratmanın vaktidir” diyen Baş, halkın kendi geleceğine sahip çıkması gerektiğini ifade etti.

İşçi Direnişlerini Tek Tek Sıraladı

Konuşmasının son bölümünde Türkiye’nin farklı bölgelerinde devam eden işçi mücadelelerine değinen Baş;

  • Özcan Madencilik işçilerinin direnişini,
  • Gebze’de Lastik-İş Sendikası öncülüğündeki grevi,
  • Mersin Limanı’nda TÜMTİS üyelerinin mücadelesini,
  • BursaGaz işçilerinin eylemlerini,
  • Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin grevini,
  • Ataması yapılmayan ve özel sektör öğretmenlerinin Ankara’daki eylem hazırlıklarını,

örnek göstererek emek mücadelesinin ülkenin dört bir yanında sürdüğünü söyledi.

Soma ve Yeşilyurt İşçilerine Selam Gönderdi

Yeşilyurt Demir Çelik Fabrikası işçilerini ve Soma Işıklar Maden Ocağı’nda işten çıkarılan işçileri de selamlayan Baş, emek mücadelelerinin yanında olmaya devam edeceklerini kaydetti.

Koç Holding’e Yönelik Eleştiriler

Konuşmasının son bölümünde büyük holdinglere yönelik eleştirilerde bulunan Baş, özellikle Koç Holding ve Tüpraş’ın açıkladığı kâr rakamlarına dikkat çekti.

Tüpraş’ın ilk üç aylık kârının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 bin 820 arttığını öne süren Baş, işçilerin yaşadığı sorunlarla şirketlerin kârları arasındaki farkın adaletsizlik yarattığını savundu.

“Kurtuluş Ellerimizdedir”

Basın toplantısını “Kurtuluş ellerimizdedir” sözleriyle tamamlayan Baş, emekçilerin, gençlerin, kadınların ve yoksulların ortak mücadelesinin ülkenin geleceğini belirleyeceğini söyledi.