TAŞIN ALTINA EL KOYMA

Deyimler ve atasözleri, az söz ile çok söz anlatma sanatıdır. Bunlardan biri, “taşın altına elini koyma” deyimidir.

Aslında bu deyim, “bir olay veya durum karşısında sorunun çözümü için, sorumluluk alarak çalışmaya başlamak” veya “sorunların çözümü için, üzerine fedakârca ve cesurca gitmek” şeklinde açıklayabiliriz.

Herhangi işe göreve talip olunduğu zaman muhakkak bu deyimi kullanırız değil mi?

Bazıları daha ileri giderek bırakın elimi taşın altına koymayı ben bütün gövdemi korum.!? İddiasında bulunur...

Hak hukuk hak getire… diyelim.

Gelelim "elini taşın altına koyma hikayesine;

Sultan, yolun ortasına büyük bir taş koyuyor.

Pencereden seyrediyor ne yapacak insanlar diye…

Vezir geliyor taşı görüyor…

Aklına taşı yoldan kaldırmanın sadaka olduğu gelmiyor bile…

Taşın etrafında dolaşıyor ve diyor ki;

"Sultanımla konuşayım, yolun ortasından taşı kaldırması için bir adam bulalım, bir kadro ihdas edelim…"

Vezir gidiyor Asker geliyor…

Askerde taşın etrafında dolaşıyor, aklına gelmiyor taşı kaldırmak…

O da diyor ki;

"Vezirle konuşayım, yolun ortasına taş koyana ne ceza vereceğiz onu kararlaştıralım…"

O cezadan anlıyor tabi...

Şair geliyor, o da yolun kenarında oturup taş hakkında sultana şiir yazayım deyip gidiyor…

Sonra oradan geçen bir köylü taşı görüyor ve diyor ki; yoldan taşı kaldırmak sadakadır…

Önce taşa tebessüm ediyor…

Kaldırayım yolun ortasından da kimsenin ayağına, arabasına, hayvanına takılmasın…

Elindeki eşya sepetini, küfeyi yere koyuyor ve taşa “Ya Allah Bismillâh” deyip sarılarak, sağa sola sağa sola derken taşı kaldırıp bir kenara koyuyor…

Sonra bir bakıyor ki; taşın altında bir kese altın…

Kesenin içinde bir not…

Sultan şöyle yazmış;

” Bu kesedeki altınlar, elini taşın altına koymayı becerebilenler içindir.”

Eğer şehirler güzelleşecekse, insan güzelleşecekse, mekanlar ve yürekler güzelleşecekse içimizdeki ve dışımızdaki yol ortası taşlarını kaldırmak zorundayız.

Gerçekleri çarpıtarak, ahlaksızca çıkar peşinde koşarak, zekâ barındırmayan laflar ederek yollardaki taşlar yerinden kaldırılmaz…

Zor iş yani, imkânsız hatta.

Çünkü dürüstlükten feragat ettiğinizde zekâ firar eder.