SON GÜNLERİN GÜNDEMİ

Kahramanmaraş ve Siverek’te okullara yönelik olarak yaşanan acı olaylar ülke gündemine bomba gibi oturdu. Daha çok problemler çözecek, daha çok cebir-geometri anlatacak olan Ayla Kaya öğretmenimiz ve daha filiz-fidan çocuklarımız bir acayip olayla yaşamdan koparıldılar. Kendilerine Allah’tan rahmetler diliyorum. Ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Dilemekten başka da elimden bir şey gelmiyor. Her vatandaşımız gibi çok üzgünüm.

Televizyonlar, gazeteler, sosyal medya hep bu haberle ilgili yorumlar yapıyor, siyasiler gidiyor geliyor, laflar ediyorlar. Bakanlar gidiyor, konuşuyorlar, bir dinleseniz sanki yarın her şey düzelecek.

Konunun polisiye kısmı benim işim değil, ben bu olaylara başka bir pencereden bakmak istiyorum. Altmış yılımı eğitim alanında geçirmiş biriyim. Bu işe eğitim penceresinden bakmak istiyorum.

a)Her evde en az iki televizyon var. Diziler gösteriliyor ve istemeseniz de çocuklarımız bu dizileri seyrediyorlar. Bu diziler neler mi? Sayayım efendim. HALEF-UZAK ŞEHİR-EŞREF RÜYA-DELİKANLI ve daha nice böyle diziler. Bu dizilerin tamamında biri elinde, biri belinde tabancalar ve mısır patlatır gibi adam öldürmeler. Adam öldürmenin cezası müebbet, idam veya yirmi dört yıl olarak aklımda kalmış. Bu dizilerdeki cinayetlerde elini sallayarak gidiyorlar. VE ÇOCUKLAR BUNLARI SEYREDİYOR.

b)Benim kuşağımın çocukluk, gençlik ve olgunluk döneminin dizileri SÜPER BABA-BİZİMKİLER-KÜÇÜK EV-İKİNCİ BAHAR gibi içi buram buram sevgi kokan dizilerdi. Aile bağını güçlendiren saygı ve sevginin ön planda olduğu dizilerdi. Allah için son yıllarda bu formatta bir dizi ve film izleyen var mı?

c)Öğleden sonraki kadın programları bir başka alem; evden kaçan kızlar, kocasını aldatan kadınlar, başkasından çocuğu olan adamlar, gayrimeşru doğup otuz yıl sonra annesini bulan çocuklar ve daha neler neler? KIZLARIMIZ BUNLARI SEYREDİYOR.

d)Bir TRT’miz ve yüzlerce TV kanallarımız var. TRT başta olmak üzere topluma eğitici-öğretici, sosyal yaşamı güçlendirici anlamda bir programları olan kanal var mı? Bir de sosyal yaşama tarikat ve cemaatler girince sorunun yumağı katlanıp büyüyor.

Gelelim benim baktığım pencereye: Eğitim bilimciler derki; çocuk sevgi ile büyür. Çocuğun gelişimi aile-çevre-okul üçgeninde şekillenir derler. Bu üçgenin ayaklarından bir kırılırsa gelişim sakat olur der eğitim bilimciler. Ayağın ikisi kırılırsa, ilkçağ insanı tipinde bir insan yetişir der eğitim bilimciler. İşte böyle iki ayak kırılırsa Ayla öğretmenimi ve yavrularımızı ve okulu 5 tabanca yedi jarjör ile tarayan insan tipleri yetişir. Sevgiden, ilgiden yoksun aile ortamı bu tip çocukları piyasaya sürerler ve böylesi sonuçlar çıkar. Aklımın almadığı bir konu ise devletin emniyet biriminde çalışan birinin bu kadar silaha neden ruhsatlı olarak sahip olduğu ve oğluna atış poligonlarında, atış eğitimi yaptırmasıdır. Oysa o bir baba olsa, oğlunu okullara, dershanelere spor sahalarına yönlendirir, üniversiteye hazırlar.

Toparlayalım efendim. Bu acı olayın takipçisi emniyettir, siyasi otoritedir, bakanlıktır. ANCAAKKK; Olay okullarda geçmektedir. Sorumlusu Milli Eğitim bakanıdır. Gereğini yapmalıdır. HAA YAPIYOR. Nasıl mı? 25 bin astsubay istihdam edip, okullara gönderip güvenliği sağlayacakmış. Olmaz efendim olmaz.

“SEN OKUL ÖNCESİNDEN, ÜNİVERSİTE SONUNA KADAR EĞİTİM KURUMLARINI ÖZGÜR VE ÖZERK YAPMADIKTAN SONRA BU SORUNLAR ÇÖZÜLMEZ.” Biz bu filmleri 12 Martlar, 12 Eylüller öncesinde çok gördük. Çözüm özerk ve tarikat ile cemaatlerden arındırılmış bilimsel eğitimden geçer. HAYDİ BAKALIM RASTGELE…