Kırşehir’in Mucur ilçesinde bulunan ve eşsiz doğal yapısıyla yalnızca Kırşehir’in değil, Türkiye’nin önemli sulak alanlarından biri olan Seyfe Gölü’nde ortaya çıkan görüntüler tepki çekiyor.
“Tabiatı Koruma Alanı” sınırlarını belirleyen tabelalar kırılmış, devrilmiş ve yerlerinden sökülmüş halde…
Doğayı korumak için dikilen tabelaların kendisi korunamıyorsa, ortada ciddi bir zihniyet sorunu var demektir.
Görüntülerde, Seyfe Gölü Tabiatı Koruma Alanı sınırını belirten tabelanın yanı sıra, araç ve yaya girişleriyle ilgili uyarı levhalarının da zarar gördüğü görülüyor. Bir başka tabelanın ise tamamen yere yatırıldığı dikkat çekiyor.
Üstelik yerdeki tabelada açıkça “İzinsiz hiçbir şekilde ... araç ve drone çekimi yasaktır” şeklinde uyarılar yer alırken, başka bir tabelada “Mangal üniteleri dışında yer ateşi yakmak yasaktır” deniliyor.
Yani ortada ne olduğu belirsiz bir işaret değil, insanlara doğrudan “Burayı koruyun” diyen uyarılar var.
Ama belli ki bazıları için bir tabelayı kırmak, devirmek ya da yerinden sökmek hiçbir şey ifade etmiyor!
BU SADECE BİR TABELA MESELESİ DEĞİL!
Seyfe Gölü, Mucur sınırlarında bulunan sıradan bir arazi parçası değil. Bölge, 1990 yılında Tabiatı Koruma Alanı ilan edildi. Güncel resmi kayıtlara göre alan, doğal ve ekolojik değerlerin korunması amacıyla özel koruma statülerine sahip.
Kırşehir Valiliği de Seyfe Gölü’nün Türkiye’nin ve dünyanın önemli sulak alanlarından biri olduğunu, çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yaptığını ve korunmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor.
Hal böyleyken…
Bir tabelayı kırmak, yalnızca birkaç demir parçasına zarar vermek değildir.
O tabela, oradaki doğal yaşamın sınırını hatırlatıyor.
O tabela, insanların nerede durması gerektiğini söylüyor.
O tabela, gelecek nesillere bırakılması gereken bir alanın korunması için konuluyor.
Ve o tabelayı kıran kişi, aslında “Ben bu alanı umursamıyorum” mesajı veriyor.
DOĞA BİZİM ÇÖPLÜĞÜMÜZ DEĞİL!
Seyfe Gölü yıllardır kuraklık ve su kaynaklarıyla ilgili sorunlarla mücadele ediyor. Resmi kaynaklarda da gölün son yıllarda ciddi kuruma sorunları yaşadığı ve bunun kuş popülasyonları açısından endişe oluşturduğu belirtiliyor.
Bir yandan gölü yaşatmaya, doğal yapısını korumaya, kuşların yaşam alanlarını muhafaza etmeye çalışıyoruz.
Diğer yandan ise insan eliyle konulan koruma tabelalarını bile ayakta tutamıyoruz!
Bu nasıl bir anlayıştır?
Piknik yapmaya geliyorsan yap.
Doğayı seyretmeye geliyorsan seyret.
Fotoğraf çekmeye geliyorsan çek.
Ama doğaya zarar verme!
Bir levhayı kırmak, çitleri devirmek, uyarıları yok saymak, yere çöp bırakmak veya yasaklanan alanlara araçla girmek “özgürlük” değildir.
Bu, düpedüz sorumsuzluktur.
“NASIL OLSA KİMSE GÖRMÜYOR” DİYE Mİ?
Seyfe Gölü sahipsiz değil.
Bu alan yalnızca bugün oraya gidenlerin değil; çocukların, gençlerin ve gelecek nesillerin de hakkı.
Bugün kırılan bir tabela yarın daha büyük bir ihlalin önünü açabilir. Bugün devrilen bir uyarı levhası, yarın insanların koruma sınırlarını daha da rahat biçimde ihlal etmesine neden olabilir.
Bu nedenle yetkililerin de zarar gören tabelaları yenilemesi, alanın denetimini artırması ve kamu malına ve koruma alanına zarar verenler hakkında gerekli işlemleri uygulaması gerekiyor.
Çünkü caydırıcılık olmazsa, doğayı korumak yalnızca tabelalara yazılmış güzel cümlelerden ibaret kalır.
Seyfe Gölü’nün ihtiyacı daha fazla tabela değil; tabelanın ne anlattığını anlayan daha fazla insan.
Doğa bize miras değil, gelecek nesillerden emanet.
Bir tabelayı bile koruyamayan anlayışla Seyfe Gölü’nü nasıl koruyacağız?
Bu görüntüler artık yalnızca bir çevre sorunu değil, insanlığımızı sorgulatacak kadar ağır bir tablo olarak karşımızda duruyor.





