<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kırşehir Çiğdem | Kırşehirin bağımsız haber sitesi!</title>
    <link>https://kirsehircigdem.com</link>
    <description>Kırşehir Çiğdem | Kırşehirin bağımsız haber sitesi!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://kirsehircigdem.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 15 Mar 2026 08:16:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Personeline Orantısız Külfet Son Buldu]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/saglik-personeline-orantisiz-kulfet-son-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/saglik-personeline-orantisiz-kulfet-son-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi, sağlık çalışanlarının, aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde ayda 60 saatten, diğer yerlerde 130 saatten fazla tuttuğu nöbetlerine ücret verilemeyeceğini öngören kanun hükmünü Anayasaya aykırı bularak iptal etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi, sağlık çalışanlarının, aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde ayda 60 saatten, diğer yerlerde 130 saatten fazla tuttuğu nöbetlerine ücret verilemeyeceğini öngören kanun hükmünü Anayasaya aykırı bularak iptal etti.</p>

<p>Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, baktığı bir davada, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, 5947 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle değiştirilen ek 33'üncü maddesindeki "ancak ayda aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde 60 saatten, diğer yerlerde ve hiçbir şekilde 130 saatten fazlası için ödeme yapılamaz" hükmünün Anayasaya aykırı olduğu kanısına vararak iptalini istedi.</p>

<p>Mahkemenin başvurusunda, sağlık personelinin tuttuğu nöbete ilişkin yapılacak ücret ödemesinin belirli bir süreyle sınırlandığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu süre üzerinde nöbet tutulsa dahi sağlık personeline bir ücret ödenmeyeceğinin öngörüldüğüne işaret edilen başvuruda, bu durumun hukuk devleti ilkesini, zorla çalıştırma yasağını ve mülkiyet hakkını ihlal ettiği öne sürüldü.</p>

<p>Başvuruyu inceleyen Yüksek Mahkeme, Anayasa'nın "zorla çalıştırma yasağı" başlıklı 18. maddesine aykırı bulduğu hükmün iptaline karar verdi.</p>

<p>Anayasa Mahkemesinin kararında, şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>"İtiraz konusu kuralla, çeşitli sağlık kuruluşları itibarıyla ancak belirli saatlere kadar tutulan nöbetler bakımından ücret ödeneceği, bu sürelerin üzerinde nöbet tutulmasının gerekli olması durumunda ücret ödenmeyeceği öngörülmektedir. Bu haliyle kuralın Anayasanın 18. maddesinin gerekliliklerini karşılamadığı ve sağlık çalışanlarına orantısız bir külfet yüklediği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle kural Anayasanın 18. maddesine aykırıdır. İptali gerekir."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/saglik-personeline-orantisiz-kulfet-son-buldu</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 22:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/aglik-calisanlarinin.jpg" type="image/jpeg" length="30119"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çene Kaybında Yeni Umut: Antibakteriyel Malzemeyle Kemik Yenileniyor]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/cene-kaybinda-yeni-umut-antibakteriyel-malzemeyle-kemik-yenileniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/cene-kaybinda-yeni-umut-antibakteriyel-malzemeyle-kemik-yenileniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diş Hekimliği Fakültesi akademisyenleri, çene kemiği kayıplarında yenilikçi tedavi yöntemi geliştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diş Hekimliği Fakültesi akademisyenleri, çene kemiği kayıplarında yenilikçi tedavi yöntemi geliştirdi.</p>

<p>Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi ile Protetik Diş Tedavisi anabilim dallarında görevli akademisyenler, 2 yıl önce çene kemiği kayıplarının tedavisine yönelik çalışma başlattı.</p>

<p>Akademisyenler, üç boyutlu yazıcıyla hastaya özel tasarlanan, biyouyumlu (vücuda uygun cevap veren) polimer yapıdan oluşan antibakteriyel malzeme geliştirdi.</p>

<p>Hayvan deneyleriyle kemik dokusu oluşumunu desteklediği belirlenen yöntem, kemik kaybı yaşayan hastalarda implant uygulamasına olanak sağlayacak.</p>

<p>Patenti alınan yöntemin insanlar üzerinde uygulanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.</p>

<p>"Uluslararası patent başvurusu yapıldı"</p>

<p>BAİBÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serkan Polat, AA muhabirine, yıllar önce, üst çenede kemik kaybı yaşayan hastaya yapılan uygulamaya yer verilen bir makale okuduğunu söyledi.</p>

<p>Polat, makaleden hareketle çalışma başlattıklarını anlatarak, "Kemik tozu olarak bilinen greftlerin aslında her zaman şart olmadığını görmüş olduk. Titanyum gibi erimeyen malzemeler var ama onların da ikinci cerrahi işlemle çıkarılması gerekiyor. Titanyum yerine, çıkarmaya gerek olmayan, eriyebilen, doku uyumlu, antibakteriyel malzeme geliştirdik." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hayvan deneyi aşamasını gerçekleştirdiklerini ve yöntemin etkili olduğunu gördüklerini dile getiren Polat, "Farklı malzemeler kullanarak bunu biraz daha geliştirmeyi düşünüyoruz. Türkiye'de patent alındı, uluslararası patent başvurusu yapıldı." diye konuştu.</p>

<p>"Kemik kayıpları sık görülüyor"</p>

<p>BAİBÜ Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Tülin Polat da diş kayıpları, diş eti hastalıkları, travmalar ve sistemik hastalıklar nedeniyle kemik kayıplarının sık görüldüğünü belirterek, "Bu kayıpları yerine koymadan protetik tedavi (zarar görmüş dişlerin işlevini ve estetiğini geri kazandırmak için yapılan işlem) yapamadığımız durumlar olabiliyor. Bu durumda da kemik üretmeyle ilgili girişimlerde bulunduk." diye konuştu.</p>

<p>Bu alanda mevcut yöntemlerin dezavantajlarını azaltmayı hedeflediklerini dile getiren Polat, "Bunun için de biyobozunur (vücut içerisinde eriyerek koybolan), kişiye özel, üç boyutlu yazıcılarla üretilen antibakteriyel özelliğe sahip polimer yapıda bir ürün geliştirdik. Kemik oluşturulması istenen yüzeyi de hidrofilik (suda çözünebilen) polimerle kaplayarak kan hücrelerinin kemik yüzeyine daha rahat ulaşmasını sağladık." ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/cene-kaybinda-yeni-umut-antibakteriyel-malzemeyle-kemik-yenileniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 20:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/cene-kaybinda-yeni-umut-antibakteriyel-malzemeyle-kemik-yenileniyor.jpg" type="image/jpeg" length="19267"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KOAH ve Astım Hastaları İçin Rehabilitasyonla Yeni Umut]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/koah-ve-astim-hastalari-icin-rehabilitasyonla-yeni-umut</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/koah-ve-astim-hastalari-icin-rehabilitasyonla-yeni-umut" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, geçen yıl bakanlığa bağlı 137 sağlık tesisinde, 30 bin 935 hastaya "pulmoner rehabilitasyon" uygulandığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, geçen yıl bakanlığa bağlı 137 sağlık tesisinde, 30 bin 935 hastaya "pulmoner rehabilitasyon" uygulandığını belirtti.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, kronik solunum hastalıklarında yaşam kalitesinin artırılması, nefes darlığının azaltılması ve psikolojik etkilerin azaltılması amacıyla sağlık tesislerinde uygulanan pulmoner rehabilitasyonunun, başta egzersiz eğitimi olmak üzere beslenme ve öz yönetim gibi eğitimler içermekle birlikte sağlıklı yaşam davranışlarının kazandırılmasını amaçladığı kaydedildi.</p>

<p>Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), astım ve akciğer kanseri gibi hastalıkların nefes darlığı ve yorgunluk gibi sıkıntılara yol açtığı belirtilen açıklamada, bu hastalıkların hastaların yaşam kalitesini büyük ölçüde düşürdüğü, ayrıca hastalarda depresyon ve anksiyete bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıkların da gelişmesine sebep olduğu kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada, uygulanan pulmoner rehabilitasyon programları ile hastalıklara bağlı bu semptomların azaltılabildiğine işaret edilerek, şunlar kaydedildi:</p>

<p>"2025 yılında Bakanlığımıza bağlı 137 sağlık tesisinde 30 bin 935 hastaya pulmoner rehabilitasyon uygulanmıştır. Program kapsamında, hastalara bireysel ihtiyaçları doğrultusunda hasta eğitimi, beslenme desteği, psikososyal destek ve öz yönetim eğitimi de verilmektedir.</p>

<p>Pulmoner rehabilitasyonun en temel ve vazgeçilmez bileşeni egzersiz eğitimidir. Bu kapsamda hastalara, dayanıklılık egzersizleri, kol ve bacak kaslarını güçlendirmeye yönelik egzersizler ve solunum egzersizleri uygulanmakta, böylelikle hastaların nefes kapasiteleri artırılmaktadır. Egzersiz programlarına katılım, hastanın durumuna göre online olarak da gerçekleştirilebilmektedir."</p>

<p>"Nefes darlığı ve yorgunluk şikayetleri azalıyor"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, pulmoner rehabilitasyonun düzenli ve etkin şekilde uygulanmasıyla hastaların nefes darlığı ve yorgunluk şikayetlerinin azaldığı, kas kuvvetleri ve dayanıklılıklarının arttığı belirtildi.</p>

<p>Uygulanan rehabilitasyon sayesinde hastaların daha uzun mesafeler yürüyebildiği, günlük aktivitelerini daha rahat yerine getirebildiği ve kendilerini daha güçlü ve enerjik hissettikleri aktarıldı.</p>

<p>Başta KOAH olmak üzere astım, bronşektazi, kistik fibrozis, akciğer kanseri, akciğer tansiyonu, obeziteyle ilişkili akciğer hastalıkları ile akciğer nakli öncesi ve sonrası dönemde de pulmoner rehabilitasyonunun başarıyla uygulanabildiği belirtilerek, rehabilitasyon hizmetlerinin göğüs hastalıkları hastaneleri, şehir hastaneleri, üniversite hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinde yatarak ya da ayaktan takiple verilebildiği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/koah-ve-astim-hastalari-icin-rehabilitasyonla-yeni-umut</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 23:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/koah-ve-astim-hastalari-icin-rehabilitasyonla-yeni-umut.jpg" type="image/jpeg" length="78376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığından Yeni Dijital Hizmet: İlacım Nerede?”]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/saglik-bakanligindan-yeni-dijital-hizmet-ilacim-nerede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/saglik-bakanligindan-yeni-dijital-hizmet-ilacim-nerede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Sağlık Bakanlığınca e-Nabız sistemine eklenen "İlacım Nerede?" özelliğiyle, vatandaşlar reçete edilen ilaçlarının hangi eczanelerde bulunduğunu saniyeler içinde öğrenebilecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- Sağlık Bakanlığınca e-Nabız sistemine eklenen "İlacım Nerede?" özelliğiyle, vatandaşlar reçete edilen ilaçlarının hangi eczanelerde bulunduğunu saniyeler içinde öğrenebilecek<br />
- Vatandaşlar, aradıkları ilacın bulunduğu eczaneyi, "nöbetçi eczane" seçimi yaparak da sorgulayabilecek<br />
Sağlık Bakanlığınca e-Nabız sistemine eklenen "İlacım Nerede?" özelliğiyle, artık vatandaşlar, reçetelenen ilaçlarının hangi eczanelerde bulunduğunu saniyeler içinde öğrenebilecek.<br />
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Sağlık Bakanlığı dijital sağlık hizmetlerini geliştirmeye yönelik çalışmalar kapsamında e-Nabız kişisel sağlık sistemine "İlacım Nerede?" adlı yeni özellik ekledi.<br />
e-Nabız hesabı olan kullanıcılar, ilaca erişimde zaman kaybını azaltmayı hedefleyen özellik sayesinde, reçetelerindeki ilaçların hangi eczanelerde bulunduğunu saniyeler içinde görüntüleyebilecek.<br />
Hastalar, yeni özellikle sistemde kayıtlı olan ve son 5 gün içinde düzenlenmiş reçetelerinde yer alan ilaçlarının hangi eczanede bulunduğunu ilçe bilgisiyle sorgulayabilecek.<br />
- Uygulama, seçilen eczaneye hızlı ulaşımı destekleyecek<br />
"İlacım Nerede?" özelliğiyle vatandaşlar aradıkları ilacın bulunduğu eczaneyi, "nöbetçi eczane" seçimi yaparak da sorgulayabilecek. Bu kapsamda, reçete yazıldığı halde mesai saatleri içerisinde eczaneye gidemeyenler de ilaçlarına kısa sürede erişebilecek.<br />
Uygulama, seçilen eczaneye hızlı ulaşımı da destekleyecek. İlacın bulunduğu eczane seçildiğinde uygulama üzerinden navigasyon başlatılabilecek ve vatandaşların eczaneye en kısa yoldan ulaşması sağlanacak.<br />
- Hastalara eczaneye gitmeden önce hatırlatma mesajı gönderilecek<br />
"İlacım Nerede?" sekmesinde vatandaşlara yönelik uyarı mesajı da yer alıyor.<br />
İlacın bulunduğu eczane konumunun yer aldığı sayfada, verilerin bir gün önceki stok üzerinden güncellendiği ve ilacın o süre zarfında başka bir hastaya verilmiş olabileceği, bunun için eczaneye gidilmeden önce telefonla ilacın stokunun teyit edilmesi gerektiği hatırlatılıyor.<br />
- Geri bildirim sistemi ile stok bilgileri güncel tutulabilecek<br />
Uygulama içerisinde veri doğruluğunu güncel tutmak amacıyla hastalar "geri bildirim sistemi"ni kullanabilecek.<br />
İlaç stok durumu, adres ve telefon bilgilerinin güncelliği ve harita lokasyon doğruluğu gibi başlıklarda vatandaşlar, uygulama üzerinden değerlendirmelerde bulunabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/saglik-bakanligindan-yeni-dijital-hizmet-ilacim-nerede</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 20:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/saglik-bakanligindan-yeni-dijital-hizmet-ilacim-nerede.jpg" type="image/jpeg" length="29390"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Hekimliği Sınavı İçin İlk Adım]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/dis-hekimligi-sinavi-icin-ilk-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/dis-hekimligi-sinavi-icin-ilk-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM), 26 Nisan'da yapılacak, Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı ile Diş Hekimliği Alanında Yurt Dışı Yükseköğretim Diploma Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı başvuruları başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM), 26 Nisan'da yapılacak, Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı ile Diş Hekimliği Alanında Yurt Dışı Yükseköğretim Diploma Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı başvuruları başladı.</p>

<p>ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, bugün başlayan başvurular 17 Mart'a kadar sürecek.</p>

<p>Adaylar, başvurularını ÖSYM başvuru merkezleri, ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" internet adresi ya da ÖSYM Aday İşlemleri mobil uygulamasından yapabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sınava ilişkin ayrıntılı bilgiye, 2026-DUS 1. Dönem Sınavı Kılavuzu ile 2026-STS Diş Hekimliği 1. Dönem Başvuru Kılavuzu'ndan ulaşılabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/dis-hekimligi-sinavi-icin-ilk-adim</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/dis-hekimligi-sinavi-icin-ilk-adim.jpg" type="image/jpeg" length="95521"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırşehir'de Sağlıkta Yeni Dönem: Yatırımlar Birer Birer Hayata Geçiyor]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/kirsehirde-saglikta-yeni-donem-yatirimlar-birer-birer-hayata-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/kirsehirde-saglikta-yeni-donem-yatirimlar-birer-birer-hayata-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, Kırşehir’de hayata geçen sağlık yatırımlarını yerinde inceledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırşehir’de sağlık yatırımları teker teker hayata geçiyor. Şehrin sağlık standartlarını yükseltmek amacıyla hayata geçirilen projeleri yerinde görmek isteyen Kırşehir Valisi <strong>Murat Sefa Demiryürek</strong>, yoğun bir inceleme programı gerçekleştirdi. Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek ile İl Sağlık Müdürü Dr. Süleyman Ersoy ilk olarak Özbağ Aile Sağlığı Merkezi’ni ardından ise Mucur ilçesindeki yatırımları yerinde inceledi.</p>

<h2><strong>Özbağ’da Modern Hizmet Binası</strong></h2>

<p>Vali Demiryürek’in ilk durağı, kısa süre önce tamamlanarak vatandaşın hizmetine sunulan <strong>Özbağ Aile Sağlığı Merkezi</strong> oldu. İl Sağlık Müdürü <strong>Dr. Süleyman Ersoy</strong> ve Özbağ Belediye Başkanı <strong>İsmail Çanakçı</strong> ile birlikte merkezi gezen Vali Demiryürek, merkezin fiziki durumu ve verilen hizmet kapasitesi hakkında yetkililerden detaylı bilgi aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kırşehir'de Sağlıkta Yeni Dönem1" height="1365" src="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/kirsehirde-saglikta-yeni-donem1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2048" /></p>

<h2><strong>Mucur’da Sağlık Kompleksi ve Yeni Üniteler</strong></h2>

<p>Vali Demiryürek, “İl Sağlık Müdürümüz Sn. Dr. Süleyman Ersoy ve Özbağ Belediye Başkanı Sn. İsmail Çanakçı ile birlikte, kısa süre önce tamamlanarak vatandaşlarımızın hizmetine sunulmuş olan Özbağ Aile Sağlığı Merkezi’nde incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldık.” dedi.</p>

<p>Programına Mucur ilçesinde devam eden Vali Demiryürek, burada adeta bir sağlık çıkarması yaptı. İlçe halkının kullanımına açılan; <strong>Aile Sağlığı Merkezi</strong>, <strong>Toplum Sağlığı Merkezi</strong> ve <strong>112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu</strong> binalarında incelemelerde bulundu.</p>

<p>Ziyaretin en dikkat çeken noktalarından biri ise <strong>Mucur Devlet Hastanesi</strong> bünyesinde yeni oluşturulan <strong>Endoskopi Ünitesi</strong> oldu. Üniteyi gezerek teknolojik donanım hakkında bilgi alan Vali Demiryürek, bu yatırımın ilçe halkı için büyük bir kolaylık sağlayacağını vurguladı.</p>

<p><img alt="Kırşehir'de Sağlıkta Yeni Dönem2" height="1365" src="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/kirsehirde-saglikta-yeni-donem2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2048" /></p>

<p>Vali Demiryürek, “Yapımı tamamlanarak halkın hizmetine sunulan; Aile Sağlığı Merkezi, Toplum Sağlığı Merkezi ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nda incelemelerde bulunduk.</p>

<p>Mucur Devlet Hastanesi içerisinde yeni oluşturulan Endoskopi Ünitesi'ni ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldık.</p>

<p>Servislerde yatan hastalarımıza da geçmiş olsun dileklerimizi ileterek, Ramazanlarını tebrik ettik. Şehrimizin sağlık altyapısını güçlendirerek, vatandaşlarımıza daha kaliteli sağlık hizmeti sunmak için gayret sarf etmeye devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.</p>

<p><img alt="Kırşehir'de Sağlıkta Yeni Dönem3" height="1365" src="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/kirsehirde-saglikta-yeni-donem3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2048" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gurbet Erul</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/kirsehirde-saglikta-yeni-donem-yatirimlar-birer-birer-hayata-geciyor</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/kirsehirde-saglikta-yeni-donem.jpg" type="image/jpeg" length="65806"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul Başarısının Gizli Engeli: İşitme Kaybı]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/okul-basarisinin-gizli-engeli-isitme-kaybi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/okul-basarisinin-gizli-engeli-isitme-kaybi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırşehir İl Sağlık Müdürlüğü, “Dünya Kulak ve İşitme Günü” dolayısıyla mesaj yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırşehir İl Sağlık Müdürlüğü, “Dünya Kulak ve İşitme Günü” dolayısıyla yayımladığı mesajda, çocukluk dönemindeki işitme kayıplarının sadece bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda ciddi bir akademik ve sosyal engel olduğuna dikkat çekti. Kırşehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada özellikle bebeklik ve okul çağındaki tarama programlarının önemine vurgu yapılarak erken teşhis konulmayan çocukların yaşıtlarından geri kalma riskiyle karşı karşıya olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"İlk 6 Ay Hayati Önem Taşıyor"</strong></h2>

<p>Müdürlükten yapılan açıklamada, 2008 yılından bu yana yürütülen <strong>Yenidoğan İşitme Tarama Programı</strong> ile bebeklerin hayata sağlıklı bir başlangıç yapmasının hedeflendiği ifade edildi. Hedef takvimi ise şu şekilde paylaşıldı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>İlk 1 Ay:</strong> Tarama testlerinin tamamlanması.</li>
 <li><strong>İlk 3 Ay:</strong> Tanının konulması.</li>
 <li><strong>İlk 6 Ay:</strong> Cihazlanma ve rehabilitasyon sürecinin başlatılması.</li>
</ul>

<h2><strong>Okul Başarısını Doğrudan Etkiliyor: Sınıf Tekrarı Riski %37!</strong></h2>

<p>İşitme kaybının sadece doğuştan gelmediği, enfeksiyon ve travmalarla okul çağında da ortaya çıkabileceği hatırlatılan açıklamada çarpıcı verilere yer verildi. Okul çağı nüfusunda kalıcı işitme kaybı yaygınlığının <strong>binde dokuza</strong> ulaştığı belirtilirken, şu uyarı yapıldı:</p>

<p><em>"Tek taraflı işitme kayıplarında bile sınıf tekrar oranı %37 olarak bildirilmektedir. İşitme kaybı; dikkat, öğrenme ve sosyal işlevlerdeki sıkıntıları artırarak çocuğun akademik başarısını baltalamaktadır."</em></p>

<h2><strong>Tarama Programları Okullarda Devam Ediyor</strong></h2>

<p>2015 yılında başlatılan <strong>Okul Çağı İşitme Tarama Programı</strong> kapsamında, ilkokul 1. sınıf öğrencilerinin uzman sağlık personeli tarafından okul ortamında tarandığı bilgisi verildi. Şüpheli görülen vakaların vakit kaybetmeden Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanlarına sevk edildiği aktarıldı.</p>

<h2><strong>"Her Çocuğun Sağlıklı Başlama Hakkı Vardır"</strong></h2>

<p>Açıklama, "Amacımız, erken müdahale ile işitme kaybı olan her çocuğun yaşıtları ile eşit koşullarda yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlamak ve sağlıklı bir nesil oluşturabilmektir. Her çocuğun yaşama sağlıklı bir şekilde başlama hakkı vardır," ifadeleriyle son buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/okul-basarisinin-gizli-engeli-isitme-kaybi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/okul-basarisinin-gizli-engeli.jpg" type="image/jpeg" length="10359"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Kulak ve İşitme Günü: Sessizliği Yenmek Elimizde]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/dunya-kulak-ve-isitme-gunu-sessizligi-yenmek-elimizde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/dunya-kulak-ve-isitme-gunu-sessizligi-yenmek-elimizde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü dolayısıyla bir araya gelen uzman hekimler, işitme kaybının önlenebilirliği ve tedavisi konusunda gelinen son aşamayı ele aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü dolayısıyla bir araya gelen uzman hekimler, işitme kaybının önlenebilirliği ve tedavisi konusunda gelinen son aşamayı ele aldı.</p>

<p>Uluslararası Koklear İmplant Derneğinden yapılan açıklamaya göre, 3 Mart, Dünya Sağlık Örgütü tarafından "Dünya Kulak ve İşitme Günü" olarak ilan edildi.</p>

<p>Bu özel gün, işitme sağlığının korunması, işitme kaybının önlenmesi ve toplumda farkındalığın artırılması amacıyla dünya genelinde her yıl çeşitli etkinliklerle anılıyor.</p>

<p>Bu kapsamda, İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesinin ev sahipliğinde Uluslararası Koklear İmplant Derneği Yönetim Kurulu, uzman hekimler, hastalar ve aileleriyle bir araya geldi.</p>

<p>Uluslararası Koklear İmplant Derneği Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Başkan Prof. Dr. Mahmut Tayyar Kalcıoğlu, işitme kaybının, her yaştan bireyi etkileyebilen, ancak sıklıkla geç fark edilen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Kalcıoğlu, bugün dünya genelinde yüz milyonlarca insanın işitme kaybıyla yaşadığını belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Doğumda var olan işitme kaybı, zamanında teşhis edilip gerekli önlemlerin alınması ve bir yaş civarında gerekli görülen çocuklara koklear implant cerrahisi gerçekleştirilmesi ile bugün artık bir hatta iki engel durumunun ortadan kaldırıldığı muhteşem bir noktaya gelmiştir. Bu engellilik durumları işitme ve ona bağlı gelişen konuşma engelliliğidir. Bu konuda, 2008 yılından itibaren ülkemizin her köşesinde yeni doğan bebeklerimizin işitme taramasından geçirilmesini yaygınlaştırıp takip ederek bugün ülkemizi dünyada işitme taramasını en iyi yapan ülkelerin ön saflarına taşıyan devletimize ve özellikle Sağlık Bakanlığımıza minnetlerimizi sunarız."</p>

<p>Yaşamın ileriki yıllarında gerçekleşen işitme kaybının diğer önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu vurgulayan Kalcıoğlu, "Çoğu zaman yavaş ilerlediği için bireyler tarafından geç fark edilmekte ve yaşlanmanın doğal bir parçası olarak kabul edilerek ihmal edilebilmektedir. Oysa erken tanı ve uygun müdahale ile işitme kaybının birey üzerindeki olumsuz etkileri önemli ölçüde azaltılabilmektedir. Günümüzde işitme cihazları, koklear implantlar ve işitsel rehabilitasyon uygulamaları sayesinde bireylerin yaşam kalitesinde belirgin iyileşmeler sağlanabilmektedir." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"İşitme ile ilgili en ufak şüphede bir uzmana başvurulmalıdır"</p>

<p>Özellikle yaşa bağlı işitme kaybının, yalnızca iletişimi değil, sosyal katılımı, iş gücü verimliliğini ve demansa varıncaya kadar bilişsel sağlığı da etkileyebildiğinin unutulmaması gerektiğini kaydeden Kalcıoğlu, "O nedenle gereken durumlarda işitme cihazından koklear implanta, hangisi gerekiyorsa mutlaka o rehabilitasyon metoduna başvurmak yaşam kalitesini arttırmak için çok önemlidir." bilgisini verdi.</p>

<p>Kalcıoğlu, doğumda olan işitme kaybı dışında gelişen işitme kayıplarının önemli bir kısmının önlenebilir nedenlere bağlı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:</p>

<p>"Yüksek ses maruziyeti, kontrolsüz kulak enfeksiyonları, ototoksik ilaç kullanımı ve bazı sistemik hastalıklar işitme sağlığını tehdit etmektedir. Bu nedenle, yüksek sese uzun süre maruz kalmaktan kaçınılmalı, kulaklık kullanımında ses fazla açılmamalı, uzun süre kullanılmamalıdır. Çocukluk çağındaki kulak enfeksiyonları ihmal edilmemeli, işitme ile ilgili en ufak şüphede bir uzmana başvurulmalıdır."</p>

<p>Kalcıoğlu, bu yıl Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen temanın "çocukluk döneminden ileri yaşa kadar her aşamada işitme taraması ve rehabilitasyonu" olduğunu aktaran Kalcıoğlu, "Bu tema, işitme sağlığının yalnızca bir sağlık hizmeti konusu değil, aynı zamanda eğitim, sosyal katılım ve eşit fırsatlar meselesi olduğunu güçlü biçimde ortaya koymaktadır." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Erken tanının önemine işaret eden Prof. Dr. Kalcıoğlu, "İşitme kaybı, özellikle çocukluk çağında erken tanı ve zamanında müdahale edilmediğinde dil gelişimi, akademik başarı ve sosyal uyum üzerinde kalıcı etkiler bırakabilmektedir. Oysa bilimsel veriler göstermektedir ki erken tanı, uygun cihazlandırma, koklear implant uygulamaları ve düzenli rehabilitasyon ile çocuklar akranlarıyla eşit eğitim fırsatlarına erişebilmektedir." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/dunya-kulak-ve-isitme-gunu-sessizligi-yenmek-elimizde</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 21:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/dunya-kulak-ve-isitme-gunu-sessizligi-yenmek-elimizde.jpg" type="image/jpeg" length="45640"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekran Bağımlılığı, Kabızlığı Tetikliyor]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/ekran-bagimliligi-kabizligi-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/ekran-bagimliligi-kabizligi-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk Sağlığı Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Vefik Arıca, "Dijital ekran bağımlılığı, çocuk ve ergenlerde kabızlığın en önemli sorunlarından biri olarak görülmektedir." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk Sağlığı Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Vefik Arıca, "Dijital ekran bağımlılığı, çocuk ve ergenlerde kabızlığın en önemli sorunlarından biri olarak görülmektedir." dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Arıca, AA muhabirine, çocuklarda ve ergenlerde her 4 kişiden birinin kabızlıkla mücadele ettiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'de çocuklarda kabızlık oranının yüzde 3 ila yüzde 5 arasında değiştiğini aktaran Arıca, özellikle son yıllarda kabızlığın en önemli nedenlerinden birinin çocuk ve ergenlerin tuvalette çok daha fazla zaman harcaması olduğunu ifade etti.</p>

<p>Arıca, Türkiye'de çocuklarda ve ergenlerde dijital bağımlılığın artış gösterdiğine dikkati çekerek, "Türkiye'de özellikle dijital bağımlılık nedeniyle her çocuk ve ergen günde ortalama 6 ila 8 saat arasında telefonda ve dijital ekrana bağımlı olarak kalabiliyor. Dijital ekran bağımlılığı, çocuk ve ergenlerde kabızlığın en önemli sorunlarından biri olarak görülmektedir." diye konuştu.</p>

<p>Özellikle bir çocuğun tuvalete geldiğinde buna odaklanması yerine ekrana odaklandığını kaydeden Arıca, "Tuvalette telefon bağımlılığı, kabızlık dışında makatta çatlama, hemoroid ve en önemlisi de ilerleyen dönemlerde de bakterilerin telefondan ellere, ellerden de değişik enfeksiyonlara, çocuklarda özellikle parazit, bağırsakta kurt oluşumu, virüs ve bakterilere bulaşına yol açabilir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Ailelere "tuvalette telefon kullanımını yasaklama" önerisi</p>

<p>Prof. Dr. Arıca, günümüz şartlarında 3 dakika sürecek olan fizyolojik bir sürecin 30 dakikaya uzayabildiğini belirterek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Normal çocukların tuvalet alışkanlığı 3 ila 5 dakika arasında değişmekle beraber Türkiye'de bu oran 30 dakikaların üzerinde görülmektedir. Bu da özellikle fonksiyonel kabızlığın çocuklarda ve ergenlerde en önemli nedeni olarak bilinmektedir. Ailelere bu konudaki en büyük önerim dijital ekran bağımlılığını azaltmak, tuvalete telefonla girmemek. 5 dakikadan fazla sürüyorsa 'Başka bir neden var mı?' diye aranmalı."</p>

<p>Kabızlık yaşayan çocuklarda karın ağrısı, okulda odaklanamama, derslerde başarısızlık, yeterli beslenememe gibi farklı belirtilerin görülebileceğini aktaran Arıca, kabızlıkla ilgili ailelere, "Çocuklar bol sıvı içmeli, bol lifli gıdalar yemeli ve günde en az 60 dakika hareket edilmeli." önerisinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/ekran-bagimliligi-kabizligi-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 22:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/ekran-bagimliligi-kabizligi-tetikliyor.jpg" type="image/jpeg" length="95378"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ücretsiz Diyetisyen ve Fizyoterapist Hizmeti İçin SMS Çağrısı]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/ucretsiz-diyetisyen-ve-fizyoterapist-hizmeti-icin-sms-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/ucretsiz-diyetisyen-ve-fizyoterapist-hizmeti-icin-sms-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca, aile hekimliği sisteminde "fazla kilolu" veya "obez" olarak kayıtlı yaklaşık 10 milyon vatandaşa kısa mesajla ücretsiz diyetisyen ve fizyoterapist hizmeti sunan sağlıklı hayat merkezlerine davet gönderildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığınca, aile hekimliği sisteminde "fazla kilolu" veya "obez" olarak kayıtlı yaklaşık 10 milyon vatandaşa kısa mesajla ücretsiz diyetisyen ve fizyoterapist hizmeti sunan sağlıklı hayat merkezlerine davet gönderildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol, AA muhabirine, obezitenin Türkiye'de en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Sağlıklı bir bireyin vücut kitle indeksinin 25'in altında olması gerektiğini vurgulayan Demirkol, "Bu rakam 25 ve 30 arasında çıktıysa fazla kilolu, 30'un üzerindeyse obez, 35'in üzerindeyse ise morbit obez tanımını tıbbi olarak kullanıyoruz." dedi.</p>

<p>Demirkol, Türkiye'de fazla kilolu ve obez oranının toplamda yüzde 66 olarak tespit edildiğini anlatarak, "Her 3 vatandaşımızdan 2'si olması gerektiği kilonun üzerinde." bilgisini verdi.</p>

<p>Obeziteyi etkileyen en önemli nedenlerin başında, hareketsiz yaşamın geldiğine dikkati çeken Demirkol, hazır paketli ve dondurulmuş gıdaların tüketilmesinin, geç saatte yenilen yemeklerin de obezite ve fazla kiloya neden olduğunu aktardı.</p>

<p>"Her 4 kişiden 1'i obez"</p>

<p>Demirkol, obezitenin kalp damar hastalıkları başta olmak üzere kanser dahil birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olduğunu bildirerek, "Ülkemizde de kronik hastalıklar diyabet, tansiyon ve kanserlerin görülmesinde obezite çok önemli sebepler arasında yerini almış durumunda. Her 4 vatandaşımızdan 1'i de obez." dedi.</p>

<p>"İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyasıyla vatandaşların yoğun olduğu alanlarda boy ve kilo ölçümleri yapılarak bu konuda büyük bir farkındalık oluşturulduğunu dile getiren Demirkol, vatandaşların en yakın sağlıklı hayat merkezlerine yönlendirildiğini ve ücretsiz diyetisyen ve fizyoterapi hizmetlerinden yararlandırıldığını söyledi.</p>

<p>Sağlıklı hayat merkezlerine daha önce aile hekimlerince yönlendirme yapıldığını hatırlatan Demirkol, "Artık vatandaşlarımız da kendileri randevu alıp direkt başvurabiliyorlar. Hastanelerimizle obezite konusunda entegrasyon yaptık. Oradaki hekimlerimiz de sağlıklı hayat merkezlerine gönderebiliyorlar. Türkiye'de şu anda 350'ye yaklaşan sağlıklı hayat merkezimiz var. Hepsinde diyetisyen ve fizyoterapistimiz bulunuyor." diye konuştu.</p>

<p>10 milyon vatandaşa SMS gönderildi</p>

<p>Aile hekimlerinin geçen yıl içerisinde kayıtlı nüfusları üzerinde çok geniş bir tarama yaptığını anlatan Demirkol, taramalarda yaklaşık 6,5 milyon kişiye obezite ve fazla kilo tanısı konulduğunu bildirdi.</p>

<p>Demirkol, aile hekimliklerinde tahlillerini yaptıranların sağlıklı hayat merkezlerine yönlendirildiğini ancak yeterli başvurunun yapılmadığını tespit ettiklerini belirterek, "Bu sebeple de sistemimizde geçmiş yıldan da kayıtlı 10 milyon fazla kilolu vatandaşımıza SMS attık. Böylelikle onları, sağlıklı hayat merkezlerine diyetisyen ve fizyoterapi hizmetlerini ücretsiz almak üzere davet ettik." bilgisini paylaştı.</p>

<p>Sağlıklı hayat merkezinde önemli bir yoğunluğun yaşanmaya başlandığını dile getiren Demirkol, "Ramazan ayındayız, kilo konusundaki hassasiyetler biraz daha üst seviyeye çıkar. Bunu da fırsat bilerek tüm sağlıklı hayat merkezlerimizde bu SMS'lerle beraber bir yoğunluk başlamış oldu." dedi.</p>

<p>Kayıtlı vatandaşlara doğrudan davet</p>

<p>Demirkol, obeziteyle mücadelede "uçtan uca takip" sistemini oluşturduklarını belirterek, şunları kaydetti: "Aile hekimlerimiz tarafından takip edilen yaklaşık 10 milyonun üzerinde fazla kilolu vatandaşımız var. Kayıtlı olan vatandaşlarımızı ilçe sağlık müdürlüklerimizin de liste halinde önüne düşürüyoruz. Böylelikle ilçe sağlık müdürlüğündeki obezite ile mücadele ekiplerimiz ve hekimlerimiz obezitede kayıt almış ve bununla ilgili tanı almış fazla kilolu vatandaşlarımızdan sağlıklı hayat merkezine gitmeyenleri arayarak bu farkındalıkları artırmaya çalışıyoruz. Onları aile hekimliğimize ve sağlıklı hayat merkezine davet ediyorlar. Bunun bir halk sağlığı problemi olduğunu, başta kalp damar sağlığı hastalıkları, diyabet, hipertansiyon ve kanser gibi hastalıklara sebep olacağını ifade ederek en yakın sağlıklı hayat merkezine davet ettikleri bir sistem geliştiriyoruz. Biz sadece vatandaşlarımızdan kilo vermelerini değil sağlıklı kilo vermelerini istiyoruz. Bu farkındalığı oluşturmaya çalışıyoruz."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/ucretsiz-diyetisyen-ve-fizyoterapist-hizmeti-icin-sms-cagrisi</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 21:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/ucretsiz-diyetisyen-ve-fizyoterapist-hizmeti-icin-sms-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="59088"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obezite: Bedeni Değil, Ruh Sağlığını da Zorluyor]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/obezite-bedeni-degil-ruh-sagligini-da-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/obezite-bedeni-degil-ruh-sagligini-da-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Obezite Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Hilal Özkaya, diyabetten kansere pek çok riski beraberinde getiren obezitenin ruh sağlığını da olumsuz etkileyebildiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Obezite Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Hilal Özkaya, diyabetten kansere pek çok riski beraberinde getiren obezitenin ruh sağlığını da olumsuz etkileyebildiğini belirtti.</p>

<p>Özkaya, Dünya Obezite Günü kapsamında AA muhabirine yaptığı açıklamada, obezitede önemli görülen genetik faktörlerin tek başına belirleyici olmadığını ifade etti.</p>

<p>Genetik faktörler değerlendirilirken epigenetiğin de mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Özkaya, ailesinde obezite öyküsü bulunmayan bireylerin de obez olmaları halinde bu genetik yatkınlığı kendilerinden sonraki nesillere aktarabildiğini dile getirdi.</p>

<p>Özkaya, fiziksel aktivitenin azaldığı sedanter yaşam tarzının giderek yaygınlaştığını, bugün çocukların eskisine göre daha az hareket ettiğini, toplumsal yapının ve sofraların geçmişe kıyasla daha kalorili hale geldiğini, beslenmede katkı maddelerinin ve paketli gıdaların daha fazla yer tuttuğunu belirterek, tüm bu unsurların obezite gelişiminde etkili olduğunu kaydetti.</p>

<p>Okul kantinlerinde satılan ürünlerin içeriğinin ve çocukların paketli gıdalara daha kolay, hızlı ve daha ekonomik şekilde ulaşabilmesinin obezite riskini artırabildiğini aktaran Özkaya, buna karşılık sağlıklı gıdalara erişimin, taze saklamanın daha zor olmasının da önemli risk faktörü oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Obezitenin neden olduğu hastalıklar</p>

<p>Obezitenin zemin hazırladığı hastalıklara da değinen Özkaya, "Obezite, direkt ve indirekt pek çok hastalığa neden oluyor. Bu hastalıkların başında diyabet ve kardiyovasküler sistem hastalıkları geliyor. Ayrıca, başta meme ve kolon kanseri olmak üzere birçok kanser türüne yatkınlığı artırıyor, dizlerde kireçlenmeye neden oluyor, psikiyatrik olarak etkiliyor, ruhsal bütünlüğü bozabiliyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hilal Özkaya, normal miktardaki yağ dokusunun sağlıklı ve gerekli olduğunu ancak miktarı arttığında vücutta inflamasyon mekanizmasına dönüştüğünü, bu durumun çeşitli sağlık sorunlarının temelini oluşturduğunu bildirdi.</p>

<p>Özkaya, dolaşımdaki fazla yağın organlarda birikime neden olduğunu anlatarak, "Özellikle karaciğer yağlanması ve viseral yağlanma olarak tanımlanan iç organ yağlanmasına yol açıyor. Yağ dokusu bu süreçte eski faydalı özelliğini kaybederek daha zararlı hale geliyor." bilgisini verdi.</p>

<p>Çocukluk ve ergenlikteki obezitenin uzun vadeli sonuçları</p>

<p>Çocukluk ve ergenlik döneminde görülen obezitenin uzun vadeli sonuçlarının daha ciddi olduğuna dikkati çeken Özkaya, çocuk ve gençlerde diyabet, kardiyovasküler sistem hastalıkları ve hipertansiyon gibi erişkinlikte beklenen hastalıkların daha erken yaşlara indiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Obezitenin psikolojik ve sosyal etkilerine de değinen Özkaya, "Obezite, aslında bir hastalık olarak tanımlanmalı ve bunun çaresi için hastayla hekim beraber çalışmalı. Fakat damgalanmanın da olmaması gerekiyor. Fiziksel imajın önem kazandığı günümüzde obeziteli bireyler kendilerini izole hissedebilir. Ailelerin ve toplumun bu konuda daha bilinçli olması gerekir." dedi.</p>

<p>Özkaya, obeziteyle mücadelede bireysel ve toplumsal adımların önemine işaret ederek, "Paketli gıdaların katkı maddelerinin azaltılması çok önemli. Toplumun bu konuda bilinçlenmesi, daha sağlıklı gıdalara geçiş yapması gerekiyor. Ailelerin, gıda sektörü ve toplumun birlikte hareket etmesi gerekir. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının küçük yaşlardan itibaren kazandırılması, obeziteyle mücadelede temel adımdır." şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/obezite-bedeni-degil-ruh-sagligini-da-zorluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/obezite-bedeni-degil-ruh-sagligini-da-zorluyor.jpg" type="image/jpeg" length="93670"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[39 Milyon Hatırlatma Mesajı Gönderildi, 950 Bin Kişi Tarama Yaptırdı]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/39-milyon-hatirlatma-mesaji-gonderildi-950-bin-kisi-tarama-yaptirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/39-milyon-hatirlatma-mesaji-gonderildi-950-bin-kisi-tarama-yaptirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca, Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında, bireylerin ücretsiz kanser taramasından faydalanması amacıyla uygulanan kısa mesaj daveti sayesinde kanser taramalarında rekor seviyeye ulaşıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığınca, Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında, bireylerin ücretsiz kanser taramasından faydalanması amacıyla uygulanan kısa mesaj daveti sayesinde kanser taramalarında rekor seviyeye ulaşıldı.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, "Ulusal Kanser Tarama Programı" çerçevesinde geçen yıl hayata geçirilen uygulamayla uygun yaş aralığındaki bireyler, kısa mesajla ücretsiz kanser taramalarına davet edilmeye başlandı.</p>

<p>Bu uygulama sayesinde kanser taramaları Türkiye genelinde tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Şubat ayı boyunca günde yaklaşık 8 bin kişi meme kanseri taraması, yaklaşık 10 bin kişi serviks kanseri taraması, yaklaşık 20 bin kişi ise kolorektal kanser taraması (kalın bağırsak kanseri) yaptırdı.</p>

<p>"Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" hedefi doğrultusunda geçen yıl başlatılan kısa mesaj gönderimi sayesinde, tarama faaliyetlerine katılım oranı, programın ilk uygulanmaya başlandığı tarihe kıyasla şubatta yaklaşık yüzde 80 oranında arttı.</p>

<p>Bu yıl ocak sonunda ikinci kez, uygun yaş grubundaki vatandaşların sisteme kayıtlı iletişim numaralarına 39 milyon hatırlatma mesajı gönderildi. Bireyleri ücretsiz kanser taramasına davet eden kısa mesajlar sayesinde yaklaşık 950 bin kişi kanser taraması yaptırmak için birinci basamak sağlık tesislerine gitti.</p>

<p>Taramalar ücretsiz gerçekleştiriliyor</p>

<p>Taramalar, Aile Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri, Toplum Sağlığı Merkezleri, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) ve mobil kanser tarama araçları aracılığıyla ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Kanser taramaları sonucu şüpheli bulunan vatandaşlar ise ileri tetkik ve tedavi için ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerine yönlendiriliyor.</p>

<p>Tarama faaliyetleri sayesinde 2025 yılı içerisinde yaklaşık 21 bin kişinin kanseri erken evrede teşhis edildi.</p>

<p>Kanser tarama merkezlerinin sayısı her geçen gün artıyor</p>

<p>Açıklamaya göre, 2026 yılı itibarıyla Türkiye genelindeki KETEM sayısı 466'ya, mobil kanser tarama araçlarının sayısı ise 55'e yükseldi. 53 yeni mamografi cihazı hizmete alındı, 35 adet cihazın da kurulumuna başlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SMS bilgilendirmeleri, aile hekimlerinin yönlendirmeleri, kanser tarama merkezi sayılarının artırılması ve kapasitelerinin güçlendirilmesi ile birlikte günlük mamografi çekim ortalaması yüzde 36 arttı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/39-milyon-hatirlatma-mesaji-gonderildi-950-bin-kisi-tarama-yaptirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 18:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/39-milyon-hatirlatma-mesaji-gonderildi-950-bin-kisi-tarama-yaptirdi.jpg" type="image/jpeg" length="54123"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[55 Bin Çocuk Kulak Burun Boğaz Hekimlerine Sevk Edildi]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/55-bin-cocuk-kulak-burun-bogaz-hekimlerine-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/55-bin-cocuk-kulak-burun-bogaz-hekimlerine-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "55 bin 166 çocuğumuzu ileri değerlendirme için kulak burun boğaz hekimlerimize sevk ettik ve işitme kaybı tespit edilen evlatlarımızın tedavi süreçlerini başlattık." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "55 bin 166 çocuğumuzu ileri değerlendirme için kulak burun boğaz hekimlerimize sevk ettik ve işitme kaybı tespit edilen evlatlarımızın tedavi süreçlerini başlattık." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 2024-2025 eğitim öğretim döneminde 1 milyon 58 bin 969 çocuğa işitme testi yapıldığını belirtti.</p>

<p>Memişoğlu, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, çocukların işitme sağlığını korumak amacıyla yürüttükleri ulusal tarama programlarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirtti.</p>

<p>Memişoğlu, "2024-2025 eğitim öğretim döneminde 1 milyon 58 bin 969 çocuğumuza okullarımızda işitme tarama testi yaptık. 55 bin 166 çocuğumuzu ileri değerlendirme için kulak burun boğaz hekimlerimize sevk ettik ve işitme kaybı tespit edilen evlatlarımızın tedavi süreçlerini başlattık." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yenidoğan İşitme Tarama Programı kapsamında ise 2025'te 854 bin 533 bebeğe tarama yaptıklarını vurgulayan Memişoğlu, "11bin 529 bebeğimizi ise ileri tanı ve tedavi merkezlerine sevk ettik. Sağlıklı Türkiye Yüzyılı hedefimiz doğrultusunda, koruyucu sağlık hizmetlerimizi güçlendirerek çocuklarımızın sağlıklı geleceği için çalışmaya devam ediyoruz." açıklamasını yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/55-bin-cocuk-kulak-burun-bogaz-hekimlerine-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/55-bin-cocuk-kulak-burun-bogaz-hekimlerine-sevk-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="20659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erken evrede yakalanan 6 bin 200 vaka tedaviye alındı]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/erken-evrede-yakalanan-6-bin-200-vaka-tedaviye-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/erken-evrede-yakalanan-6-bin-200-vaka-tedaviye-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, geçen yıl "Kolorektal Kanser Tarama Programı" kapsamında 3 milyon 800 bin kişiye tarama yapıldığını, erken evrede yaklaşık 6 bin 200 kişiye kolorektal kanser tanısı konulduğunu bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, geçen yıl "Kolorektal Kanser Tarama Programı" kapsamında 3 milyon 800 bin kişiye tarama yapıldığını, erken evrede yaklaşık 6 bin 200 kişiye kolorektal kanser tanısı konulduğunu bildirdi.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, kolorektal kanserin (kalın bağırsak kanseri) hem kadınlarda hem erkeklerde en sık görülen kanser türleri arasında üçüncü sırada yer aldığı belirtildi.</p>

<p>Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1,9 milyon yeni kolorektal kanser vakasının görüldüğü, 900 binden fazla kişinin bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirdiği aktarılan açıklamada, Türkiye'de ise yılda yaklaşık 20 bin yeni vakanın tespit edildiği, vakaların yaklaşık yüzde 85'inin 50 yaş ve üzerindeki bireylerden oluştuğu kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aşırı kilo kolorektal kanserin risk faktörleri arasında yer alıyor</p>

<p>Erken tanının hayati önem taşıdığı kolorektal kansere yönelik taramaların, Aile Hekimlikleri, KETEM ve Sağlıklı Hayat Merkezleri'nde (SHM) ücretsiz olarak gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<p>Açıklamada, geçen yıl "Kolorektal Kanser Tarama Programı" kapsamında yaklaşık 3 milyon 800 bin vatandaşa tarama hizmeti sunulduğu, 130 bin kişi şüpheli bulgu nedeniyle ve ileri tetkik amacıyla üst basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirildiği, yapılan değerlendirmeler neticesinde testi pozitif veya şüpheli bulunan her 100 kişiden yaklaşık 4,8'ine denk gelen yaklaşık 6 bin 200 vatandaşa, erken evrede kolorektal kanser tanısı konularak tedavi süreçlerinin başlatıldığı ifade edildi.</p>

<p>Kolorektal kanserin risk faktörleri arasında ileri yaş, aşırı kilo, hareketsiz yaşam, işlenmiş gıdaların fazla tüketimi, tütün ve alkol kullanımı ile ailede kalın bağırsak kanseri öyküsünün bulunduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>Hastalığın çoğu zaman belirgin bir semptom göstermeden ilerleyebildiği vurgulanan açıklamada, dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, uzun süren kabızlık veya ishal, dışkıda kan görülmesi, açıklanamayan kilo kaybı ve kansızlık gibi belirtilerle ortaya çıkabileceği, bu durumlarda hekime başvurulması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Hızlı tanı kitleriyle gaitada gizli kan anında tespit edilebiliyor</p>

<p>Açıklamada, gaitada gizli kan testinin Aile Sağlığı Merkezleri, KETEM'ler ve Sağlıklı Hayat Merkezleri'nde, 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere yönelik olarak 2 yılda bir ücretsiz sunulduğu, hızlı tanı kitleri sayesinde gizli kanın dakikalar içerisinde tespit edilebildiği bildirildi.</p>

<p>Bu yaş grubundaki bireylerin bir kolonoskopi yaptırmalarının önerildiği, ailesinde kolorektal kanser öyküsü bulunan kişilerin ise 40 yaşından itibaren tarama için hekime başvurmalarının önem taşıdığı kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/erken-evrede-yakalanan-6-bin-200-vaka-tedaviye-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/erken-evrede-yakalanan-6-bin-200-vaka-tedaviye-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="89540"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser Tedavisinde Yan Etkileri Azaltacak Uluslararası Projeye Öncülük Ediyor]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/kanser-tedavisinde-yan-etkileri-azaltacak-uluslararasi-projeye-onculuk-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/kanser-tedavisinde-yan-etkileri-azaltacak-uluslararasi-projeye-onculuk-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk araştırmacılar, kanser tedavisinde ilaçların nano sistemlerle sağlıklı hücrelere zarar vermeden doğrudan tümörü hedefleyip yan etkileri en aza indirmesini amaçlayan uluslararası projenin koordinatörlüğünü üstlenecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk araştırmacılar, kanser tedavisinde ilaçların nano sistemlerle sağlıklı hücrelere zarar vermeden doğrudan tümörü hedefleyip yan etkileri en aza indirmesini amaçlayan uluslararası projenin koordinatörlüğünü üstlenecek.</p>

<p>Ankara Üniversitesi (AÜ) koordinatörlüğünde yürütülecek ve kanser tedavisinde yeni nesil yaklaşımlar geliştirmeyi hedefleyen OMNIA Projesi, ilaçların doğrudan hastalıklı hücrelere ulaştırılmasını hedefleyen nano boyuttaki sistemlere odaklanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda geliştirilecek "akıllı ilaç" sistemleri sayesinde kanser tedavisinin etkinliğinin artırılması ve sağlıklı hücrelere verilen zararın azaltılmasının amaçlandığı projede, yapay zeka teknolojilerinden de yararlanılarak kanser türlerinin karmaşık yapısının daha iyi anlaşılması ve daha etkili nano boyuttaki tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>AÜ Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Açelya Yılmazer Aktuna ve ekibinin başında bulunduğu, birçok ülkeden araştırmacıların da yer aldığı proje, ilgili değerlendirmelerin ardından Avrupa Birliği'nin Horizon Europe Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.</p>

<p>16 ülkeden 20 kurumun işbirliğinde geliştirilecek projeye, Marie Sklodowska-Curie Actions (MSCA)-Staff Exchanges 2025 çağrısı kapsamında 1,8 milyon avroluk bütçe imkanı tanındı.</p>

<p>"Hem yapay zekadan hem de yeni nesil teknolojilerden yararlanmaya çalışacağız"</p>

<p>Aynı zamanda AÜ Bütünleşik Teknoloji Araştırma Merkezi'nde (BÜTAM) görev yapan Doç. Dr. Aktuna, projeye ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, projede Avrupa ülkelerinin yanı sıra Amerika, Asya ve Orta Doğu'dan da ülkelerin yer aldığını belirtti.</p>

<p>Dünyada kanser hastalığının çok büyük bir sorun olduğuna ve kanserin farklı türlerinin bulunduğuna dikkati çeken Aktuna, tedavi yaklaşımlarına yönelik çok fazla çalışmalar yapıldığını anlattı.</p>

<p>Kanser tedavisi sürecinde ilaçların veya terapötik ajanların sağlıklı hücrelere de zarar vermesinin en büyük sorunlardan biri olduğunu vurgulayan Aktuna, şöyle konuştu:</p>

<p>"Biz de aslında tümör ve kanser hücrelerini daha çok hedefleyecek sistemler üzerine odaklanmaya çalıştık. Özellikle de burada nano taşıyıcı sistemler kullanıyoruz. Nano boyutta, yani metrenin milyarda biri boyutundaki sistemlerin içerisine yüklenen ilaçlar bu boyutun avantajını da kullanarak tümör hücrelerine kadar ulaşabiliyorlar. Burada aslında nanotıp alanından söz ediyoruz, uzun süredir çalışılan bir alan. En büyük sorun, araştırma laboratuvarlarında üretilen çok fazla ürün var ama bu ürünler aynı hızda hastalara ve kliniğe ulaşamıyor. Biz de dedik ki projede bu geçişi engelleyen, dirence neden olan ve hastalığın tekrarlanmasına neden olan olayları daha detaylı anlayalım. Daha detaylı anlayarak daha etkili ve güvenli tedaviler geliştirilmesini sağlayalım. Bunu yapmak için hem yapay zekadan hem de yeni nesil teknolojilerden yararlanmaya çalışacağız ve bu şekilde aslında kanser hastalarının daha verimli ve güvenli tedavilere ulaşmasını sağlayacağız."</p>

<p>Aktuna, kanserin çok karmaşık ve heterojen bir yapıya sahip olması nedeniyle elde edilen büyük verilerin anlaşılmasında başta yapay zeka olmak üzere yeni nesil teknolojiler kullanacaklarını aktararak, "O yüzden de yapay zeka algoritmalarını kullanarak aslında bizim fark edemediğimiz ve hem kanserin kendi ilerleyişi hem de uygulanan tedaviye bağımlı olarak değişen süreçleri daha iyi anlayabilmemizi sağlayacak, fark edemediklerimizi görmemizi sağlayacak." dedi.</p>

<p>"Daha etkin ve daha güvenli tedavi sistemleri elde edilmiş olacak"</p>

<p>Bu tür bilimsel projelerin sorunu birdenbire değiştiremediğini vurgulayan Aktuna, tüm bilim insanları olarak yaptıkları çalışmalarla bir araya gelerek kanser hastalarına yardımcı olunmaya çalışıldığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aktuna, "Bu projeyle nano boyuttaki sistemleri, ilaçların taşınması için daha verimli hale getirip hastaların daha etkin tedaviye ulaşabilmelerini, daha güvenli ve daha az yan etkiyle bu tedavileri edinebilmelerini sağlayacağız, destek olacağız." dedi.</p>

<p>Kanser tedavisinde kemoterapi ve radyoterapi gibi birçok tedavi sürecinin bulunduğuna dikkati çeken Aktuna, "Aslında kanserdeki en büyük sorunlardan bir tanesi ilaçların sağlıklı hücrelere gidip, tümöre yeterince ulaşamaması ve daha fazla zarar ve yan etki vermesi. Projemizde geliştirecek nano boyuttaki taşıyıcı sistemlerle birlikte bu ilaçların, özellikle tümör ve kanser hücrelerine hedeflenebilmesi sağlanacak. Bu şekilde de daha etkin ve daha güvenli tedavi sistemleri elde edilmiş olacak." diye konuştu.</p>

<p>OMNIA Projesinin hem bilimsel hem de stratejik bakımdan AÜ koordinatörlüğünde yürütülüyor olmasının çok önemli olduğunu, hem Türkiye'nin hem de üniversitenin uluslararası düzeydeki projelerde öncülük yapabildiğinin altını çizen Aktuna, başta Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar olmak üzere tüm üniversite yönetimine desteklerinden dolayı teşekkürlerini iletti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/kanser-tedavisinde-yan-etkileri-azaltacak-uluslararasi-projeye-onculuk-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/03/kanser-tedavisinde-yan-etkileri-azaltacak-uluslararasi-projeye-onculuk-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="45326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fabry hastalığında erken tanı hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/fabry-hastaliginda-erken-tani-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/fabry-hastaliginda-erken-tani-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AÜ Tıp Fakültesi Nadir Hastalıklar Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Eminoğlu, nadir hastalıklar arasında yer alan Fabry hastalığının tedavi edilmediği takdirde böbrek, kalp yetmezliği ve felç gibi bulgulara yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Nadir Hastalıklar Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fatma Tuba Eminoğlu, 28 Şubat Nadir Hastalıklar Günü dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, nadir hastalıkların, tek tek değerlendirildiğinde toplumda görülme sıklığının düşük olduğunu ancak tamamı bir arada ele alındığında önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Dünya genelinde yaklaşık 350 ila 400 milyon kişinin nadir hastalıklardan etkilendiğini aktaran Eminoğlu, Türkiye'de ise bu sayının 5 ila 6 milyon civarında olduğunu, yaklaşık 7 bin farklı nadir hastalık tanımlandığını ve bu hastalıkların büyük bölümünün genetik geçişli olduğuna dikkati çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eminoğlu, nadir hastalıkların önemli bir kısmının metabolik, nörolojik ve immünolojik hastalık gruplarında yer aldığını ve çoğunlukla çocukluk çağında ortaya çıktığını dile getirdi.</p>

<p>Nadir hastalıkların tanı sürecine ilişkin bilgi veren Eminoğlu, "Nadir hastalıkların yaklaşık yüzde 5-7'sinde tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Hastalar çok farklı semptomlarla çok farklı doktorlara başvurabiliyor. Hem Türkiye'de hem dünyada tanı alma süreci yaklaşık 5-7 yıl gibi uzun bir zamana yayılmakta. Hastalık ne kadar nadirse, semptomlar ne kadar hafifse bu süre 20 yıla kadar yayılabilmekte." dedi.</p>

<p>Eminoğlu, genetik geçişli hastalıklarda evlilik öncesi taramalar, riskli gebeliklerin izlenmesi ve genişletilmiş yenidoğan tarama programlarının artırılmasının önemli olduğunu belirterek koruyucu hekimliğin nadir hastalıklarla mücadelede temel yaklaşım olduğunu ifade etti.</p>

<p>"Fabry hastalığı X kromozomuna bağlı genetik geçiş gösteriyor"</p>

<p>Eminoğlu, nadir hastalıklar arasında yer alan Fabry hastalığının kalıtsal bir metabolik hastalık olduğunu ve vücuttaki bir enzim eksikliğine bağlı olarak bazı moleküllerin parçalanamaması sonucu zaman içinde bazı organlarda birikim meydana geldiğini söyledi.</p>

<p>Fabry hastalığının X kromozomuna bağlı genetik geçiş gösterdiğini aktaran Eminoğlu, "Fabry hastalığı halk arasında anneden geçiyor ve daha çok erkek çocuklarını etkileyen hastalık olarak bilinir ama kız çocuklarında da semptomların genellikle daha ileri yaşlarda görülebileceği bir hastalık grubu. Bu hastalıkta özellikle geç tanı böbrek yetmezliğine, kalp yetmezliğine ve felç gibi bulgulara neden olabilir. Diyaliz hastaları tarandığında bunların yaklaşık olarak yüzde 1,3'ünde Fabry hastalığı olduğu saptanmış." diye konuştu.</p>

<p>Eminoğlu, hastalığın belirtilerine ilişkin, "Fabry hastalığı çocukluk çağında el ve ayaklarda yanıcı ağrılar, karın ağrısı atakları, terleyememe, ciltte özellikle karın bölgesinde küçük kırmızı noktalar şeklinde döküntü olarak başlayabiliyor. Semptomlar çok dağınık olduğu için genellikle bu yaşlarda hastalar tanı alamamakta ama 30'lu yaşlarda klasik bir erkek hasta da böbrek fonksiyonları bozulmaya başlıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Erken tanı tedaviye ulaşım açısından çok önemli"</p>

<p>Fabry hastalığında erken tanının önemine işaret eden Eminoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Fabry hastaları, eğer erken dönemde tanı alırlarsa böbrek, kalp yetmezliği ilerlemeden tedavilerine ulaşabilirler. Burada aile taraması da çok önemli. Eğer bir ailede indeks vaka bulunmuşsa tüm aileyi taramak gerekiyor. Böylelikle belki semptomları başlamamış ancak hasta olan bireyleri erken dönemde saptayabilme şansımız olacak. Hatta Fabry hastalığı için 'Bir vakada aile taramasıyla beş vakaya kadar ulaşılabilir' diye bir deyim vardır. Bu nedenle tüm nadir hastalıklarda erken tanı tedaviye ulaşım, erişim açısından ve tedavinin etkinliği açısından çok önemli."</p>

<p>Hastalığın tedavisinin bulunduğunu ifade eden Eminoğlu, eksik olan enzimin yerine konulabildiğini ve belirli hastalarda ağızdan tedavi seçeneklerinin de mevcut olduğunu belirterek, erken tanı konulup tedaviye erken dönemde başlanması halinde hastalığın ilerleyici seyrinin durdurulabileceğini ve oluşabilecek fonksiyon kayıplarının önlenebileceğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/fabry-hastaliginda-erken-tani-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 23:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/02/fabry-hastaliginda-erken-tani-hayat-kurtariyor.jpg" type="image/jpeg" length="21269"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nadir hastalıklar arasında yer alan Tangier, 7 çocukta tespit edildi]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/nadir-hastaliklar-arasinda-yer-alan-tangier-7-cocukta-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/nadir-hastaliklar-arasinda-yer-alan-tangier-7-cocukta-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada yaklaşık 350 milyon kişinin bu tür hastalıklarla mücadele ettiğini anlatan Per, Türkiye'de ise 6-7 milyon insanın nadir hastalık tanısı aldığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri'de 7 çocuk, nadir hastalıklar arasında yer alan ve dünyada yaklaşık 200 kişide görülen Tangier hastalığı tanısıyla Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesindeki çalışmalarla literatüre girdi.</p>

<p>ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Nöroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Per, AA muhabirine, 2 binde 1'den daha az görülen hastalıkların nadir hastalık olarak tanımlandığını söyledi.</p>

<p>Dünyada yaklaşık 350 milyon kişinin bu tür hastalıklarla mücadele ettiğini anlatan Per, Türkiye'de ise 6-7 milyon insanın nadir hastalık tanısı aldığını belirtti.</p>

<p>Per, nadir hastalıkların özellikle çocukları etkilediğine dikkati çekerek, hastaların yüzde 50'sinin çocuklardan oluştuğunu dile getirdi.</p>

<p>Bu hastalıklarda tanı konulup tedaviye erken başlamanın önemine işaret eden Per, "Özellikle topuk tarama ve aşılama konusunda birçok ülkeden daha ileri durumdayız. Topuk taramasıyla pek çok hastalığa tanı koyuyoruz. Bu hastalıklara tanı konulduktan sonra tedavi sürecinde çok iyi şeyler yapılıyor. Zeka özürlülüğü, yürüme ya da nörolojik bozukluklarını engellemiş oluyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Kayseri'de 7 çocuğa tanı konuldu</p>

<p>Per, nadir hastalıklar arasında yer alan Tangier hastalığının "ABCA1" denilen bir gende ortaya çıktığını, dünyada yaklaşık 200 civarında vaka bulunduğunu anlattı.</p>

<p>Hastalığın dünya genelinde Japonya'da daha fazla görüldüğüne işaret eden Per, 1600'lü yıllarda hastalıktan bahsedildiğini ancak 1960'lı yıllarda vaka bildirimi yapıldığını kaydetti.</p>

<p>Türkiye'de bu hastalıkla mücadele eden 20 kişinin bulunduğunu bildiren Per, ERÜ Tıp Fakültesine gelen ilk vakanın bir kız çocuğu olduğunu, ailesinin yürümede zorluk ve ağrı şikayetiyle kendilerine başvurduğunu belirtti.</p>

<p>Araştırmaların ve genetik çalışmaların sonucunda çocukta Tangier hastalığını tespit ettiklerini ve 2014'te bu çalışmayı yayımladıklarını belirten Per, daha sonra doktor Selcan Öztürk ile metabolizma, genetik ve çocuk nörolojideki diğer doktorlarca ailenin tarandığını, 6 vaka daha bulunduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu vakalara ilişkin çalışmayı da 2025'te "Journal of Pediatric Endocrinology and Metabolism" dergisinde yayımladıklarını anlatan Per, "Oldukça nadir bir hastalık. Bu hastalık ilk bulgusunu tonsillerin (bademcik) portakal rengi olmasıyla gösteriyor. Daha ileriki yaşlarda dalak büyümesine gidebiliyor. İyi kolesterol dediğimiz HDL kolesterolün düşüklüğüyle tanı alıyor." dedi.</p>

<p>"Hastalığa yönelik belirgin bir ilaç tedavisi yok"</p>

<p>Per, ilk gelen hastaya bademcik ameliyatı yapıldığı için sarı ve turuncu rengi görmediklerini belirterek, hastanın yürüme güçlüğü nedeniyle kendilerine başvurduğunu kaydetti.</p>

<p>Daha sonra 5-6 yaşlarındaki kuzeninin de yine eklemlerinde, kemiklerinde ağrı şikayetiyle başvurduğunu anlatan Per, bu hastalığın nadir hastalıklar içinde bile "ender-i nadirat" olarak değerlendirildiğini vurguladı.</p>

<p>Tangier tanısı konulan kişilerin kalp hastalıkları yönünden takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Per, "Özellikle damar sertliği açısından takip etmek, ritim bozuklukları açısından bakmak gerekir. Bu hastaların besin açısından değerlendirilmesi, iyi bir diyet takibi yapılması gerekiyor. Şimdilik bu hastalığa yönelik belirgin bir ilaç tedavisi yok. Biz aileyi taradıktan sonra diğer vakalarımızla toplam 7 vaka bildirdik, literatüre katkıda bulunduk." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Per, özellikle akraba evliliğinin fazla olmasının vaka sayısını etkilediğine dikkati çekerek, tespit ettikleri vakalarda da akraba evliliği gözlemlediklerini, ailede genç yaşta kalp ölümlerine rastladıklarını dile getirdi.</p>

<p>Nadir hastalıklarla mücadele eden ailelerin hem hastalığın etkileri hem de ekonomik yüküyle mücadele ettiğini vurgulayan Per, bu konuda ülkelerin sağlık yöneticileri ve ilaç firmalarının ortak çözüm bulması gerektiğini sözlerine ekledi.</p>

<p><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/nadir-hastaliklar-arasinda-yer-alan-tangier-7-cocukta-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 21:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/02/nadir-hastaliklar-arasinda-yer-alan-tangier-7-cocukta-tespit-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="41336"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk akademisyenlerden yenilikçi kalp kapağı]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/turk-akademisyenlerden-yenilikci-kalp-kapagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/turk-akademisyenlerden-yenilikci-kalp-kapagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Üniversitesi (MEÜ) Teknoloji Transfer Ofisi'nde akademisyenlerin çalışması sonucu geliştirilen kalp kapağının patenti alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin Üniversitesi (MEÜ) Teknoloji Transfer Ofisi'nde akademisyenlerin çalışması sonucu geliştirilen kalp kapağının patenti alındı.</p>

<p>Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Erin Tüysüz ve mühendis Zülfü Doğan tarafından sağlık alanında yenilikçi çalışma başlatıldı.</p>

<p>Çalışma kapsamında kalp hastalarına yönelik kapakçık çeşidi geliştirildi.</p>

<p>Türk Patent ve Marka Kurumuna yapılan başvuru sonrasında ulusal patent tescil belgesine kavuşan mekanik ve biyolojik kalp kapağı çeşidinin ilerleyen süreçte yaygın olarak kullanılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Hakan Öztürk, AA muhabirine, sağlık alanında yeni teknolojiler üretmenin son derece önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Üniversite olarak yenilik ve buluşlarla topluma katkı sunmayı hedeflediklerini anlatan Öztürk, "Bu buluş ticarileşme yoluna gider ve kullanıma başlanırsa hastaların sağlığı ve yaşam konforu açısından önemli bir tedavi şekli olacak. Tekrar eden ameliyatlarda da yine kolaylık sağlayacak bir yenilik." dedi.</p>

<p>Öztürk, geliştirilen kalp kapakçığı çeşidine MEÜ Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar'ın büyük destek verdiğini belirterek, böyle çalışmaların hem topluma hem de ülkenin ekonomik gelişmişliğine katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>"Ameliyata bağlı ölüm riskini azaltan yeni bir kapak türü"</p>

<p>Doç. Dr. Mehmet Erin Tüysüz de Türkiye ve dünyada kalp rahatsızlığı bulunan ve cerrahi ihtiyacı olan birçok hastanın bulunduğunu dile getirdi.</p>

<p>Geliştirdikleri kalp kapağının üretimini yapmak istediklerini anlatan Tüysüz, şunları kaydetti:</p>

<p>"Kalp kapak hastalıkları çeşitli kapak türleriyle yer değiştirilerek yapılan cerrahileri içermekte. Mevcut kalp kapağı tek bir parçadan oluşmakta ve bu tekrarlanan kalp kapağı ameliyatlarında birtakım zorluklara neden olmaktadır. Bizim geliştirdiğimiz modifiye kalp kapağı çift parçadan oluşuyor. Yeniden kapak ameliyatı ihtiyacı olan hastalarda dış halka dediğimiz halkayı yerinde bırakarak iç halkanın değiştirilmesiyle ameliyat sürelerini kısaltan ve ameliyata bağlı ölüm riskini azaltan yeni bir kapak türü. İlerleyen dönemlerde bu kalp kapağının yaygın olarak kullanılacağını düşünüyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/turk-akademisyenlerden-yenilikci-kalp-kapagi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/02/turk-akademisyenlerden-yenilikci-kalp-kapagi.jpg" type="image/jpeg" length="62428"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolajen cilt ve eklemlere iyi geliyor]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/kolajen-cilt-ve-eklemlere-iyi-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/kolajen-cilt-ve-eklemlere-iyi-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araştırmaya göre, düzenli kolajen takviyesinin ciltteki elastikiyeti artırdığı, kas yapısını iyileştirdiği, eklem kireçlenmesine bağlı durumlarda olumlu sonuç verdiği tespit edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Araştırmaya göre, düzenli kolajen takviyesinin ciltteki elastikiyeti artırdığı, kas yapısını iyileştirdiği, eklem kireçlenmesine bağlı durumlarda olumlu sonuç verdiği tespit edildi.</p>

<p>Uluslararası araştırmacılar, ölü cilt hücrelerini yenileme, organları koruma ve kanın pıhtılaşmasında temel rol oynayan kolajen proteinin günlük alımının cilt sağlığı üzerindeki etkilerini inceledi. 113 vakanın incelendiği araştırma, 7 bin 983 katılımcıyla yürütüldü.</p>

<p>Düzenli kolajen alımının ciltteki elastikiyeti artırdığını, kas yapısını iyileştirdiğini, kas-iskelet sistemi ve eklem kireçlenmesine bağlı durumlarda olumlu sonuç verdiğini tespit eden araştırmacılar, bu proteinin, eklemlerde görülen romatizmanın neden olduğu ağrıyı ve sertliği hafiflettiğini belirledi.</p>

<p>Öte yandan araştırmacılar, kolajen alımının ağız sağlığı ile kardiyometabolik açılardan "karışık sonuçlar" verdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vücutta doğal olarak üretilen ve yaşla azalan protein türü olan kolajen, cilt, tırnak, kemik, tendon ve kıkırdak gibi bağ dokularını destekliyor ve güçlendiriyor.</p>

<p>Araştırmanın sonuçları "Aesthetic Surgery Journal Open Forum"da yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/kolajen-cilt-ve-eklemlere-iyi-geliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 19:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/02/kolajen-cilt-ve-eklemlere-iyi-geliyor.jpg" type="image/jpeg" length="51716"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazanda Mide ve Bağırsak Şikayetleri Artıyor]]></title>
      <link>https://kirsehircigdem.com/ramazanda-mide-ve-bagirsak-sikayetleri-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://kirsehircigdem.com/ramazanda-mide-ve-bagirsak-sikayetleri-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KTÜ Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Coşar, “Az ve sık beslenmek ramazanda pek mümkün olmasa da iyi çiğnemek ve sofradan doymadan kalkmak gibi bir düsturumuz var. Bunu uygulamak gerekir.” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KTÜ Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Coşar, “Az ve sık beslenmek ramazanda pek mümkün olmasa da iyi çiğnemek ve sofradan doymadan kalkmak gibi bir düsturumuz var. Bunu uygulamak gerekir.” dedi.</p>

<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arif Mansur Coşar, AA muhabirine, orucun, sindirim sisteminin belirli aralıklarla dinlenmesine imkan tanıdığını söyledi.</p>

<p>Vücudun genel sağlığı açısından orucun önerildiğini belirten Coşar, ancak ciddi hastalığı bulunan kişilerin oruç tutup tutamayacaklarına hekimleriyle görüşerek karar vermeleri gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Ramazanda mide ve bağırsak şikayeti yaşayanların sayısının arttığına işaret eden Coşar, özellikle de mide ve bağırsak şikayetleri bulunan hastaların, uzun süre aç kaldıktan sonra aşırı yemek yemeleri halinde bazı yakınmaların ortaya çıkabileceğini, bu hastaların ramazan süresince ilaçlarını dikkatli kullanmaları gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sahurdan yarım saat öncesinde mide koruyucu ilaçların alınmasının önemli olduğunu anlatan Coşar, mide ve bağırsak şikayetleri için kullanılan diğer ilaçların iftar, sahur ve gece yatmadan önce üç ya da iki doz şeklinde alınabileceğini belirtti.</p>

<p>"Herkese sağlıklı beslenmeyi öneriyoruz"</p>

<p>Düzenli ve sağlıklı beslenmenin her dönem önemli olduğunu ifade eden Coşar, "Herkes için geçerli genel diyetler tabii ki yok. Kişilerin bu konuda kendilerini öncelikle değerlendirmeleri, hangi gıdaları yediklerinde şikayetleri artıyorsa o gıdalardan normal zamanda olduğu gibi ramazanda da uzak durmalarını öneriyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Coşar, herkese sağlıklı beslenmeyi önerdiklerinin altını çizerek, "Az ve sık beslenmek ramazanda pek mümkün olmasa da mutlaka iyi çiğnemek ve sofradan doymadan kalkmak gibi bir düsturumuz var. Bunu uygulamak lazım." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Ramazanın ilk günlerinin bir adaptasyon süreci olduğuna dikkati çeken Coşar, şunları kaydetti: "Mide, bağırsak şikayeti olmamasına rağmen ramazandaki yemek yeme düzeninin değişmesine bağlı ortaya çıkan şikayetler olabiliyor. İlk birkaç gün bu daha fazla hissedilir. Ramazanın sonlarına doğru adaptasyon sağlanacaktır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://kirsehircigdem.com/ramazanda-mide-ve-bagirsak-sikayetleri-artiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirsehircigdemcom.teimg.com/crop/1280x720/kirsehircigdem-com/uploads/2026/02/ramazanda-mide-ve-bagirsak-sikayetleri-artiyor.jpg" type="image/jpeg" length="45077"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
