TMMOB Kırşehir temsilciliği adına Haluk Türedi ve Ali Atik 6 Şubat Depremlerinin 3’üncü yıldönümü dolayısıyla gerçekleştirmiş olduğu açıklamada Türkiye’nin hala depreme karşı hazır olmadığına dikkat çekti.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, yayımladığı raporla uyardı: “Dünden daha hazır değiliz!” İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) tarafından yapılan açıklamada, deprem sonrası sürecin sadece bina inşasına sıkıştığı, asıl hayati olan "risk azaltma" politikalarının ise sınıfta kaldığı vurgulandı.

"Deprem Değil, Tercihler Öldürüyor"

Haluk Türedi ve Ali Atik tarafından yapılan açıklamada Türkiye’de depremin "beklenmedik" bir olay olmadığı, ancak yıkımın büyüklüğünün insan eliyle yaratılan zaaflardan kaynaklandığı belirtildi. Açıklamada “On binlerce yurttaşımızı yitirdiğimiz, 11 ilde yaklaşık 40 bin binanın yıkıldığı, 200 binden fazlasının ağır hasar aldığı 6 Şubat Depremlerinin yıl dönümünde, kaybettiklerimizi saygıyla anıyoruz; geride kalanlara karşı sorumluluğumuzun bilinci ve ülkemizin güvenli geleceği için bu tarihi, yalnızca bir anma günü olarak görmüyor, depremlerin 3. yıl dönümünde ihmallerin, yanlış tercihlerin ve görmezden gelinen gerçeklerin ağır sonuçlarını hatırlatma gereği duyuyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “Aynı büyüklükteki depremlerin farklı ülkelerde bu ölçekte yıkıma ve can kaybına yol açmaması, sorunun doğada değil, insan eliyle yaratılan zaaflarda olduğunu açıkça göstermektedir” denilerek siyasal tercihler eleştirildi.

2025’in Sarsıntıları Tehlikeyi Teyit Etti

Haluk Türedi ve Ali Atik tarafından yapılan açıklamada Balıkesir Sındırgı’da 10 Ağustos ve 27 Ekim tarihlerinde meydana gelen 6,1 ve 6 büyüklüklerindeki ve 23 Nisan tarihinde Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremler sonucunda yaşanan olumsuz durumlara da dikkat çekildi.

Türkiye’deki yapılar deprem riski altında!..

Açıklamada Türkiye’deki yapı stokunun önemli bir bölümünün hâlâ yüksek deprem riski altında olduğu ifade edilerek son 25 yılda çıkarılan 6 imar affı yasasıyla mevzuata aykırı eklenti veya değişiklikler ile mühendislik hizmeti almamış kaçak yapıların yasallaşması sağlandığı belirtildi.

Açıklamada “TBMM Kahramanmaraş Depremleri Araştırma Komisyonunun 2023 tarihli raporu ülke genelinde 6-7 milyon konutun acilen dönüştürülmesi gerektiğini; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ise sadece İstanbul’da yaklaşık 600 bin konutun çok riskli olduğunu, toplamda 1,5 milyon konutun dönüşmesi gerektiğini ifade etmektedir. Resmî makamların açık beyanlarıyla ülke genelindeki yapı stokunun ne kadar sorunlu olduğu gözler önüne serilmiştir. Buna rağmen, hâlâ bütüncül ve kamuoyuna açık bir yapı envanteri oluşturulmamış, hangi kentte kaç yapının riskli olduğu net biçimde ortaya konmamıştır. Risk bilinmeden, öncelik belirlenmeden, etkili bir dönüşümden söz etmek de mümkün değildir.” ifadelerine yer verildi.

AK Parti'de Gerilim: “Basına Sızarsa Yakarım” İddiası
AK Parti'de Gerilim: “Basına Sızarsa Yakarım” İddiası
İçeriği Görüntüle

“Kentsel Dönüşüm Mü, Rant Odaklı Yenileme Mi?”

İMO, 13 yıldır uygulanan kentsel dönüşüm politikalarının deprem riskini azaltmaktan çok, arsa değeri yüksek bölgelerde "parsel bazlı" bir yenilemeye dönüştüğünü savundu. Özellikle dar gelirli vatandaşların yaşadığı bölgelerin dönüşüm sürecinde dışlandığı, kamu binalarının ve okulların güvenliğine dair şeffaf bir bilgi paylaşımının hâlâ yapılmadığı ifade edildi.

Haluk Türedi ve Ali Atik tarafından yapılan açıklamada depreme hazırlık konusuna da değinilerek “Vurgulamak gerekir ki afet yönetimi, yalnızca arama-kurtarma ya da yardım ulaştırma kapasitesiyle değil, risk azaltma ve hazırlık düzeyiyle ölçülür, ki bu faaliyetlerde bile ne kadar hazırlıklı olunduğu da 6 Şubat Depremlerinin ardından açık bir şekilde görülmüştür(!)” ifadeleri kullanıldı.

"Toplanma Alanları Ranta Açıldı"

Deprem toplanma alanlarının yetersizliğine vurgu yapılan bildiride, mevcut alanların bir kısmının imar değişiklikleriyle yapılaşmaya açıldığı hatırlatıldı. İMO, "Toplanma alanı sadece boş arazi değildir; su, elektrik ve kanalizasyon altyapısı hazır olan yaşam alanlarıdır" uyarısında bulundu.

Çözüm İçin Acil Çağrı

İnşaat Mühendisleri Odası, yeni felaketlerin önüne geçmek için şu adımların atılması gerektiğini belirtti:

Şeffaf Yapı Envanteri: Hangi kentte kaç binanın riskli olduğu net olarak açıklanmalı.

Liyakatli Denetim: Yapı üretimi, mühendislik hizmetlerini kağıt üzerinde bırakmayan sıkı bir denetim sürecine tabi tutulmalı.

Risk Temelli Dönüşüm: Dönüşüm rant için değil, can güvenliği için yapılmalı.

Kaynak: Haber Merkezi