Ekonomi

Merkez Bankası’ndan “Kısmi Başarısızlık” İtirafı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın üçüncü Enflasyon Raporu ile yıl sonu beklentisini yeniden değiştirdi. Böylece Merkez Bankası son 5 yılda 17’nci tahmin revizyonuna gitmiş oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, daha önce yüzde 26 seviyesinde bulunan 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 28’e çıkarıldığını açıkladı. Banka, 2027 yılı için yüzde 15 ve 2028 yılı için yüzde 9 olan tahminlerini ise değiştirmedi.

2026 yıl sonuna ilişkin gıda enflasyonu tahmini de yüzde 26,3’ten yüzde 28,5’e yükseltildi. 2027 yılı için gıda enflasyonu tahmini yüzde 19 seviyesinde korundu.

Tahmin Neden Yükseldi?

Karahan, yıl sonu tahmininde yapılan 2 puanlık son güncellemenin gerekçelerini de açıkladı. Motorin, doğal gaz ve enerji dışı emtia fiyatlarındaki görünümün tahmin üzerinde etkili olduğunu belirten Karahan, eşel mobil uygulamasına ilişkin düzenlemelerin de hesaplamalara dahil edildiğini söyledi.

Gıda enflasyonu varsayımındaki yukarı yönlü değişiklik ile yönetilen ve yönlendirilen fiyatların da enflasyon tahmininin yükselmesinde rol oynadığını aktardı.

TCMB'nin 2026 yılı için ortalama petrol fiyatı varsayımı ise 89,4 dolardan 87,8 dolara indirildi.

Hizmet enflasyonundaki ataletin zayıfladığını, buna karşılık ulaştırma ve haberleşme fiyatlarında enflasyonun güçlendiğini belirten Karahan, beklentiler üzerinden oluşabilecek ikincil etkilerin de takip edildiğini kaydetti.

Karahan: “Kısmi Başarısızlık Olarak Önümüzde Duruyor”

Son üç yıllık dönemde enflasyonun genel olarak hedeflerin üzerinde kaldığını kabul etmek gerektiğini belirten Karahan, enflasyonun yüzde 75 seviyesinde sınırlanıp daha sonra yüzde 30’lara kadar gerilemesini başarı olarak değerlendirdi.

Karahan, buna karşın hedeflerin üzerinde kalınmasını ise “kısmi başarısızlık” olarak nitelendirdi.

Hedeflerin Tutmamasında 5 Faktörü Sıraladı

Karahan, enflasyonun öngörülen seviyelere gerilememesinde etkili olduğunu düşündükleri faktörleri de sıraladı.

İlk olarak 2024 yılında kira ve eğitim gibi kalemlerdeki ataletin TCMB tahminlerinden daha yüksek gerçekleştiğini belirten Karahan, para politikasının ekonomik faaliyet, fiyatlama davranışları ve enflasyon beklentileri üzerindeki etkilerinin de öngörülenden daha yavaş ortaya çıktığını söyledi.

Depremin oluşturduğu enflasyonist etkileri üçüncü faktör olarak gösteren Karahan, altın fiyatlarındaki yükselişin meydana getirdiği servet etkisine de dikkat çekti. Enerji fiyatlarındaki artış ve diğer dışsal şoklar ise sıralanan bir diğer etken oldu.

Karahan, sıkı para politikası uygulanmaması halinde enflasyonda çok daha yüksek seviyelerin görülebileceğini savundu.

Yüzde 18’den Yüzde 28’e

TCMB'nin orta vadeli enflasyon hedefi yüzde 5 seviyesinde bulunurken Temmuz 2026 itibarıyla resmi yıllık enflasyon yüzde 31,75 seviyesinde. Türkiye'de tek haneli yıllık enflasyon en son 2019 yılında görüldü.

Merkez Bankası'nın 2026 yılına ilişkin tahminlerinin yıl içerisindeki değişimi ise dikkat çekti.

Şubat ayında yayımlanan ilk Enflasyon Raporu'nda 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 18, ara hedef ise yüzde 16 olarak açıklanmıştı. Mayıs ayında tahmin yüzde 26’ya, ara hedef yüzde 24’e yükseltildi.

Ağustos raporunda yüzde 24’lük ara hedef değiştirilmezken yıl sonu tahmini yüzde 28’e çıkarıldı. Böylece TCMB'nin yıl sonu beklentisi, kendi ara hedefinin de 4 puan üzerine çıktı.

Yeni yüzde 28 tahmini gerçekleşirse 2025 sonunda yüzde 30,9 olan yıllık enflasyon, 2026 sonunda yalnızca 2,9 puan gerilemiş olacak.

Tahmin Yükseldi, Ücret Aynı Kaldı

Enflasyon beklentileri yıl içerisinde yukarı yönlü değiştirilirken ücretlilerin gelirlerinde aynı doğrultuda bir güncelleme yapılmadı.

Aralık 2025’te ekonomi yönetimi, 2026 yılında enflasyonun yüzde 20’nin altına ineceği yönünde mesajlar vermişti. 2026 yılı asgari ücret artışında da TCMB'nin 2025 yılındaki son raporunda bulunan yüzde 13-19 aralığındaki yıl sonu tahmini dikkate alınmıştı.

Ancak yıl içerisinde fiyatlardaki artış başlangıçta öngörülen seviyelerin üzerine çıktı.

Asgari Ücretlinin Alım Gücü 5 Bin 576 Lira Eridi

TÜİK verilerine göre asgari ücretin belirlendiği dönemde 28 bin 75 liraya alınabilen mal ve hizmet sepetinin maliyeti, Temmuz ayında 32 bin 97 liraya yükseldi.

Yılın ilk yedi ayında tüketici fiyatlarındaki artış yüzde 19,86 olurken asgari ücretin alım gücündeki kayıp 5 bin 576 liraya ulaştı.

Yılın kalan bölümünde de fiyat artışlarının devam etmesi beklenirken, ara zam talepleri karşılanmayan ücretliler ve emeklilerin alım gücü tartışması yeniden gündeme geldi.