Üniversite mezunlarının masa başı iş arayışları sürerken sanayi ve üretim sektörlerinde farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Teknik bilgi, el becerisi ve deneyim gerektiren bazı mesleklerde eleman açığı giderek büyürken nitelikli çalışanlara sunulan ücretler de dikkat çekiyor.
Otomotiv, savunma sanayii, havacılık, medikal, inşaat ve ağır sanayi gibi birçok sektörde kalifiye personel ihtiyacının arttığı belirtiliyor. Bazı uzmanlık alanlarında deneyimli çalışanların aylık kazançlarının 120 bin ile 150 bin TL seviyelerine kadar ulaşabildiği ifade ediliyor.
Usta Bulmak Giderek Zorlaşıyor
Sanayide yaşanan personel açığının önemli nedenlerinden biri olarak geleneksel usta-çırak ilişkisinin giderek zayıflaması gösteriliyor. Gençlerin fiziksel emek veya teknik beceri gerektiren mesleklere daha az yönelmesi de sektörlerdeki çalışan ihtiyacını artırıyor.
Bu durum özellikle belirli alanlarda uzmanlaşmış ustaların ve teknik çalışanların gelirlerini yukarı taşıyor. İşletmeler yüksek ücretlere rağmen ihtiyaç duydukları deneyimli çalışanlara ulaşmakta güçlük çekiyor.
Bu Mesleklerde Eleman Aranıyor
Sanayi ve üretim merkezlerinde öne çıkan meslekler arasında CNC operatörlüğü, CAD/CAM programcılığı, özel kaynakçılık, ağır vasıta şoförlüğü ve inşaat ustalığı bulunuyor.
Sektördeki ücretlerin deneyim ve uzmanlık seviyesine göre önemli ölçüde değiştiği belirtiliyor. Aktarılan verilere göre mesleğe yeni başlayan teknik çalışanların aylık kazancı 45-55 bin TL seviyelerinden başlayabiliyor.
Birkaç yıllık deneyime sahip operatör ve ustalarda ücretlerin 70-85 bin TL bandına ulaşabildiği, makine programlama, özel çizim ve yüksek hassasiyet gerektiren imalat alanlarında uzmanlaşan kıdemli çalışanlarda ise kazancın 120-150 bin TL seviyelerine çıkabildiği ifade ediliyor.
4 Yıllık Üniversite Diploması Aranmıyor
Söz konusu mesleklerin dikkat çeken özelliklerinden biri de bazı pozisyonlarda dört yıllık üniversite diplomasının zorunlu olmaması.
İŞKUR, Halk Eğitim Merkezleri ve mesleki eğitim kurumları aracılığıyla verilen sertifika programlarını tamamlayan adaylar, gerekli teknik yeterliliği kazanmalarının ardından sektöre adım atabiliyor.
Bazı firmaların ise teknik ekipman kullanımına yatkın ancak deneyimi bulunmayan adayları iş başında eğiterek istihdam edebildiği belirtiliyor.
Kalifiye Eleman Krizi Üretimi De Etkiliyor
Sanayi sektöründeki nitelikli çalışan eksikliği yalnızca işverenlerin personel bulma sorunuyla sınırlı kalmıyor. Sektör temsilcileri, ihtiyaç duyulan teknik personelin bulunamamasının üretim kapasitesinden siparişlerin zamanında yetiştirilmesine kadar birçok alanda sorun oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
Kalifiye eleman açığının devam etmesi durumunda fabrikaların kapasitelerinin düşebileceği ve yerli üretimin olumsuz etkilenebileceği belirtiliyor.
Mesleki Eğitime Dikkat Çekiliyor
Ortaya çıkan tablo, yüksek gelir sağlayabilecek mesleklerin yalnızca üniversite eğitimi gerektiren alanlarla sınırlı olmadığını da gösteriyor.
Teknik ve mesleki eğitim alan gençlerin iş gücü piyasasında ihtiyaç duyulan alanlara daha hızlı yönelebileceğine işaret edilirken, mesleki eğitime yönelik yaklaşımın değiştirilmesinin kalifiye çalışan sorununa çözüm sağlayabileceği değerlendiriliyor.