Kırşehir, Anadolu Selçuklu döneminden günümüze ulaşan tarihî yapılarıyla dikkat çekerken, kentin en önemli iki eseri olan Alaeddin Camii ile Cacabey Camii, farklı özellikleriyle öne çıkıyor. İlk yapım tarihi esas alındığında Alaeddin Camii, Kırşehir'in bilinen en eski camisi olarak kabul edilirken, Cacabey Camii ise ilk olarak astronomi ve fen bilimleri eğitimi verilen bir medrese olarak inşa edilmesiyle tarihî önem taşıyor.
Anadolu Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad döneminde 1230 yılında yaptırılan Alaeddin Camii, Kırşehir'in en eski ibadet yapısı olma özelliğini taşıyor. Yüzyıllar boyunca çeşitli onarım ve restorasyonlardan geçen cami, 1893 yılında büyük ölçüde yeniden inşa edildi. Buna rağmen Selçuklu döneminden günümüze ulaşan taç kapısı gibi önemli mimari unsurlar korunarak yapının tarihî kimliği yaşatıldı. Bugünkü görünümü büyük ölçüde 19. yüzyıldaki yeniden inşa çalışmalarının izlerini taşısa da Alaeddin Camii, ilk inşa tarihi bakımından kentin en eski camisi olma özelliğini koruyor.
Kırşehir'in simge yapılarından biri olan Cacabey Camii ise Anadolu Selçuklu Devleti'nin önemli devlet adamlarından Nureddin Cibril bin Cacabey tarafından 1272 yılında medrese olarak yaptırıldı. Döneminin önemli ilim merkezlerinden biri olan yapı, astronomi ve fen bilimleri alanında eğitim verilen seçkin kurumlardan biri olarak hizmet verdi. Daha sonraki yıllarda camiye dönüştürülen eser, günümüzde hem ibadet mekânı hem de Selçuklu mimarisinin en dikkat çekici örneklerinden biri olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.
Kesme taştan inşa edilen Cacabey Camii, görkemli taç kapısı, taş süslemeleri ve tek minaresiyle dikkat çekerken, avlusunda Cacabey'e ait olduğu kabul edilen türbe de bulunuyor. İlk yapılış amacı medrese olduğu için Cacabey Camii, Kırşehir'in en eski camisi olarak değerlendirilmiyor.
Kırşehir'de 13. yüzyıldan günümüze ulaşan diğer önemli Selçuklu eserleri arasında Lala (Lale) Camii ile Ahi Evran Camii de yer alıyor. Ancak tarihî kayıtlar ve ilk yapım tarihleri dikkate alındığında, Alaeddin Camii kentin bilinen en eski camisi olma unvanını korurken, Cacabey Camii ise Anadolu'nun bilim tarihi açısından önem taşıyan en değerli Selçuklu yapıları arasında gösteriliyor.