Kırşehir’de çocuk kitabı yazarı deyince akla gelen isim ilk isim Zeynep Nur Küçük ile Çiğdem Gazetesi olarak Kütüphane Haftasında bir röportaj gerçekleştirdik. Aynı zamanda Çiğdem Gazetesi’nde köşe yazarlığı da yapan Zeynep Nur Küçük ile eserleri ve çocuklarla ilgili konuştuk. Yazar Küçük, yazma serüvenini neden çocuk kitabı yazmayı tercih ettiğini, Kırşehir’de çocukların ve velilerin onu nasıl karşıladığını, çocuklarda kitap okuma alışkanlığı nasıl kazandırılır gibi konularda açıklamalarda bulundu. Peki, Zeynep nur Küçük kimdir ve yazma serüvenine nasıl başladı?

Üç kız çocuğu annesi olan Yazar Küçük, yazma sürecinin 12 yaşında günlük tutarak başladığını ifade etti. “Yazmaktaki amacım içimi dökmek, rahatlamak ve çocukların ruh halini anlatmaktı. Yıllar boyunca günlükler tuttum. Çocuklarımı büyütürken de yazmaya devam ettim. Onların ayrı ayrı günlükleri var. Anneye olan ihtiyaçları azaldığında, beni en çok mutlu eden şeyin yazarlık olduğunu fark ettim ve hayallerimin peşinden gitmeye karar verdim.” dedi.

Son 5 yıldır aktif olarak sahada olduğunu belirten Küçük, bu süreçte çocuklarla buluşmanın kendisine büyük mutluluk verdiğini vurguladı. “Yazma sürecim çok eski ama çocuklarla buluşmam ve kitaplarımın basılması son 5 seneye dayanıyor. Bu dönemde 13 kitap yayımlandı. Çok hızlı ilerledi çünkü altyapı hazırdı.” ifadelerini kullandı.

“Çocuklar benim en kıymetlilerim”

Kırşehirli çocuk kitabı yazarı Zeynep Nur Küçük, eserlerini kaleme alırken gösterdiği özeni ve çocuklara verdiği değeri anlattı.

Küçük, bir çocuk kitabı yazmanın roman yazmak kadar titizlik gerektirdiğini vurgulayarak, “Bir çocuk kitabı yazmak aylar süren bir süreç. Yazarken çocuğun ruh halini düşünüyorum. Kahramanlarımın hepsi başarılı ve çalışkandır. Çocuklar, başkahramanın yerine kendilerini koyar ve onun mücadele sürecinden dersler çıkarır.” dedi.

Çocuklara vereceği mesajların önemine dikkat çeken Küçük, “Hem cümle seçiminde hem de kurguda çok dikkatli davranıyorum. Çünkü çocuklar benim en kıymetlilerim. Onlara vereceğim mesajlar, kahramanlar üzerinden öğrenecekleri değerler çok önemli. Çocukların canlılığı ve sevgisi beni bu yolda çok hızlı ilerletti.” ifadelerini kullandı. Küçük, eserleriyle çocuklara ilham vermeyi ve onların kitap okuma alışkanlığı kazanmasına katkı sağlamayı amaçladığını belirtti.

“Başlamak zor, bitirmek daha zor”

Küçük, bir hikâyeye ya da romana başlamanın en zor aşama olduğunu vurgulayarak, “Başlamak gerçekten çok zor. Hangi cümleyle giriş yapacağımı, doğrudan olaya mı dalacağımı yoksa önce biraz ilerletip sonra mı olaya gireceğimi çok düşünüyorum. Yazdığım bütün kitapların ilk bölümlerini mutlaka değiştirmişimdir. Derler ya, başlamak bitirmenin yarısıdır.” dedi.

Bitirme sürecinin de en az başlangıç kadar zor olduğunu belirten Küçük, “Aylarca karakterlerle birlikte yaşıyorsunuz. Evde günlük işlerimi yaparken bile kafamda kahramanlarımın ne yapacağını düşünüyorum. O son cümleyi koymak, kitabı bitirmek beni hem hüzünlendiriyor hem de yeni bir başlangıcın heyecanını yaşatıyor.” ifadelerini kullandı.

Yazar, bir kitabın sona yaklaştığında yeni projelerin zihninde şekillenmeye başladığını da dile getirerek, “Bir kitap bitmeden diğerinin sinyalleri kafamda oluşuyor. Çocuklara nasıl yeni bir kitap hazırlayacağımı düşünmeye başlıyorum.” diye konuştu.

“Kızlarım yazılarımın ilk eleştirmenleri”

Küçük, yazarken en çok kütüphane ortamında verimli olduğunu belirterek, “Sessiz ve loş bir ortamda daha iyi odaklanıyorum. Evde çok fazla uyaran var ama kütüphane bana dinginlik sağlıyor. Uyaranlar azaldıkça netlik daha belirgin hale geliyor.” dedi.

Anne olarak çocuklarına örnek olmayı önemsediğini ifade eden Küçük, “Ben mücadele edersem çocuklarım da annelerini örnek alır. Yazdığım öyküleri önce kızlarıma okutuyorum. Onların eleştirileri benim için çok kıymetli çünkü çocuk gözüyle görüyorlar. İlk eleştirmenlerim kızlarım.” diye konuştu.

Yazdığı eserlerin basılmadan önce pek çok aşamadan geçtiğini vurgulayan Küçük, “Hocalarımın eleştirilerini büyük bir zevkle kabul ediyorum. Hatta bazen koca bir bölümü silip yeniden yazdığım oluyor. Çünkü en mükemmeli yakalamak için eleştiriye ihtiyaç var.” ifadelerini kullandı.

Her kitabın öncesinde yoğun bir araştırma süreci yaşadığını belirten Küçük, “Ben hep öğrenciyim. Mesela bilim serisi kitaplarım için gökyüzü, uzay, yeraltı canlıları ve dinozorlar üzerine araştırmalar yaptım. Robotik kodlama kitabım için oturup onlarca sayfa not aldım. Basketbol kitabımda sahaya çıkıp oynadım, terimleri öğrendim. Osmanlı okçuluğu üzerine araştırmalar yaptım. Müzik üzerine yazarken enstrümanları öğrenmeye çalıştım. Her kitap öncesinde mutlaka bir öğrencilik süreci oluyor.” dedi.

Küçük, çocuklara doğru mesajlar verebilmek için titizlikle çalıştığını belirterek, “Çocuklar benim en kıymetlilerim. Onlara en doğru bilgiyi, en doğru mesajı vermek için her kitabımda önce öğreniyor, sonra yazıyorum.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Whatsapp Image 2026 04 09 At 11.44.18

“Günlük tutmak çocuklara yazmayı sevdiriyor”

Kırşehir’de 181’inci Yıla Özel 181 Fidan Toprakla Buluştu
Kırşehir’de 181’inci Yıla Özel 181 Fidan Toprakla Buluştu
İçeriği Görüntüle

Yazar Küçük, günümüz çocuklarının elektronik çağda büyüdüğünü vurgulayarak, “Çocuklarımız artık bilgisayar çocukları. İnternette ve telefonlarda oyun oynarken onları büyük tehlikeler bekliyor. Sanal dünya çok riskli. Hem çocukların hem de ailelerin bu tehlikeleri bilmesi gerekiyor.” dedi. “Sanal Casus” kitabında bu konuları işlediğini belirten yazar, çocuklara doğru mesajlar vermeyi amaçladığını söyledi.

Okullarda düzenlenen söyleşilerde çocuklardan yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Küçük, “Boynuma sarılan, yeni kitabımı soran çocukların ilgisi benim için en büyük mutluluk. Yazar olmanın en güzel yanı, çocuklarla buluşmak ve onların hayatına dokunabilmek.” diye konuştu.

Küçük, kitap okuma alışkanlığının sabır ve süreklilik gerektirdiğini vurgulayarak, “Okuma sevgisi küçük adımlarla kazandırılır. Çocuklara zorla değil, sevdirerek kitap okutmalıyız. Anne babalar da örnek olmalı. Çocuklar, anne babalarının elinde kitap gördüklerinde okumaya yönelirler. Kitapsız kesinlikle olmaz. Başarı kitapla gelir.” ifadelerini kullandı.

Yazar, söyleşilerde çocuklara günlük tutmanın önemini anlattığını da belirterek, “Kendi cümlelerini kurmaları, yazmayı alışkanlık haline getirmeleri çok değerli. Bu süreç sabır ister ama sonunda kitap sevgisi kalıcı hale gelir.” dedi.

“Çocukluğumu hiç yitirmedim, gözlem en büyük ilham kaynağım”

Yazar Küçük, kitaplarına başlamadan önce mutlaka gözlem yaptığını belirterek, “Çocukların alışkanlıklarını, sevdiklerini ve sevmediklerini gözlemliyorum. Belki de çocukların dilini yakalamamın ve bu kadar güzel dönüşler almamın sebebi bu. Çocukluğumu hiç yitirmedim, hâlâ oyun oynarım. Çocuklarla oyun oynayarak onların dünyasını anlamaya çalışıyorum.” dedi.

Son kitabı “Sanal Casus” için çocukların sanal dünyadaki oyun alışkanlıklarını bizzat deneyimlediğini söyleyen Küçük, “Cep telefonuma çocukların oynadığı oyunları indirdim. Onların ruh halini hissetmek istedim. Çünkü bu oyunlar çocukların psikolojisi düşünülerek tasarlanıyor. Çocuklarımız mutluluk hormonunu artık sanal dünyada arıyor.” ifadelerini kullandı.

Yeni kitaplarının yolda olduğunu da müjdeleyen yazar, “Bir kitabımın resimlenmesi uzun sürdüğü için diğer kitap yetişti. Yakın zamanda bir iki kitabım daha çıkacak. Beş yılda 15 kitaba ulaşmak beni çok mutlu ediyor. Gecem gündüzüm çocuklar ve kitaplar. Bir kitaba başladığımda huzursuz hissediyorum, çünkü sürekli kafam kurguda.” diye konuştu.

Küçük, gözlem ve çocuk ruhunu anlamanın yazarlıkta en büyük ilham kaynağı olduğunu vurgulayarak, “İlham zaten akıp geliyor ama gözlem her şeyin başlangıcıdır.” dedi.

Muhabir: Ayşe Hilal Deliorman - Özgür Karaçocuk