30 yıl Almanya’da ağır işlerde çalışarak birikim yaptığını belirten Ramazan Pakel, bu süreçte kazandığı parayla Bağbaşı Mahallesi’nde yaklaşık 10 dönüm arazi satın aldığını, belediyenin o dönemki uygulamalarına uygun şekilde parselasyon yaptırdığını, yol için pay verdiğini, çevre duvarlarını ördüğünü ve çok sayıda ağaç diktiğini söyledi. Tüm işlemleri resmi prosedüre uygun şekilde gerçekleştirdiğini ifade eden Pakel, bugün gelinen noktada parsellerinin komşu arazilerle birleştirilmek istendiğini ve bazı bölümlerin farklı alanlara kaydırıldığını iddia etti.
“Her gelen belediye yönetimi farklı bir plan uyguluyor. Bir başkan döneminde 5 bin metrekare şartı getirildi, şimdi ise 1000–1200 metrekarenin altındaki parseller için ortak tapu uygulaması konuşuluyor. Ben tüm işlemlerimi mevcut plana göre yaptım. Şimdi neden yeniden düzenleniyor?” diyerek sürece tepki gösterdi.
Pakel, imar planlarında yapılan değişikliklerin yatırımcıyı ve vatandaşı tedirgin ettiğini belirterek, planlama süreçlerinde mülk sahiplerine daha fazla bilgilendirme yapılması gerektiğini savundu. “Ben ev yaparken, duvar çekerken, ağaç dikerken kimse ileride bu plan değişecek demedi. Eğer böyle bir durum olacaktıysa baştan söylenmeliydi” dedi.
Şehir planlamasına dair eleştirilerini de dile getiren Pakel, özellikle yeni yapılaşan bölgelerde otopark ve altyapı sorunlarının büyüdüğünü ifade etti. Her daireye yetecek kadar park alanı planlanmadığını, bazı sokaklarda kaldırımların dar olduğunu ve yoğunluk arttıkça trafik sıkışıklığının yaşandığını söyledi. Yağmur suyu altyapısının yetersiz kaldığı bölgelerde su baskınları yaşandığını belirterek, planlama yapılırken sadece parsel büyüklüğünün değil altyapı bütünlüğünün de dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
“Biz yatırım yaparken memleketimize güvenerek yaptık. Sürekli değişen uygulamalar insanları düşündürüyor. Avrupa’da plan bir kez yapılır, uzun vadeli olur. Burada ise her dönemde farklı uygulamalarla karşılaşıyoruz” ifadelerini kullanan Pakel, belediye meclisine ve ilgili kurumlara çağrıda bulundu.
Yetkililerden beklentisinin mağduriyet oluşmadan çözüm üretilmesi olduğunu belirten Pakel, “Hakkımız neyse onu istiyoruz. Emeğimizin korunmasını istiyoruz. Kimseyle kavga etmek değil, adil bir çözüm bulmak istiyoruz” dedi.