Gündem

Kırşehir’de 33 Yıllık Yaşam Savaşı: “Beni Şehirden Bile Kovdular”

Kırşehir’de 10 senedir simitçilik yapan engelli birey Özcan Akay, 33 sene önce yaşadığı trafik kazasının ardından yaşadıklarını Kırşehir Çiğdem Haber ekibine anlattı.

33 yıl önce yaşanan ve bir arkadaşının hayatını kaybettiği o karanlık kazadan sonra hayatı bir daha eskisi gibi olmadı. Özcan Akay, sadece fiziksel engellerle değil, aynı zamanda çevresinden gördüğü dışlanma, küçümseme ve bürokratik engellerle de mücadele etmek zorunda kaldı.

Kırşehir sokaklarında 10 yılı aşkın süredir simit satarak geçimini sağlayan engelli Özcan Akay, 33 yıl önce geçirdiği trafik kazasıyla değişen hayatını ve verdiği onur mücadelesini Kırşehir Çiğdem Haber ekibine anlattı.

“En Yakınlarım Bile Sırt Döndü”

Eskiden çok farklı işlerde çalışan, hatta bir dönem basın sektöründe de görev alan Özcan Akay’ın hayatı, 33 yıl önce bir arkadaşını kaybettiği o feci tır kazasıyla kökten değişti. Kazadan sağ kurtulan ancak engelli kalan Özcan Akay, o günden beri sadece fiziksel zorluklarla değil, toplumun ve bürokrasinin “önyargı duvarlarıyla” da savaşıyor.

Kazadan sonra yaşadığı süreci anlatan Özcan Akay, köylüleri ve komşuları tarafından dışlandığını dile getirdi:

“33 sene önce kaza yaptık, yanımdaki arkadaş rahmetli oldu. Bize tır vurdu. Benim arkadaşım rahmetli, ben 30-33 senedir bu haldeyim. Yani bana herhangi yardım yapmadılar. Bir sürü de beni ezdiler. Köyümdeki adamlar, mahalledeki, bu şehirdeki adamlar beni kovdular. Neden? Çünkü işlerine gelmedim. Onların kalbi kadar temiz değildim. Yani ben herkesi aynı eşit gördüm. Siz nasılsınız, ben de oyum. Onlar beni hep küçük gördüler. Ne yapayım dedim. Ben çok yerlerine dövdüler. Küçümsediler. Beni tipsiz bir hale getirdiler. Her şeyi başıma ördüler” dedi.

“Engelime İnanmadılar, Küçümsediler”

Engeline ve çoğu yerde dayak yemesine rağmen çalışmaya sokakta simit satarak devam eden Özcan Akay, Belediye bünyesinde bir dönem işlettiği büfenin elinden alınma sürecinde yaşadığı haksızlıklara sitem etti.

Özcan Akay, “Hatta büfeyi bile benden aldılar. Bu kaldırımları yapıyorlardı. Ben şu aşağıya gittim. Zabıtalar geldi, götürdüler beni. Parkeciler burayı yaptı. Ne demiş biliyor musunuz? Demiş bu adam elini kolunu yapıştırıyor. Öyle olur mu abla? Geziyorum, herkes görüyor. Yapıştırma olur mu? Ayağımı nasıl yapıştırayım? Akıl var, mantık var. Ondan sonra büfeyi alıyorlar. Gittim. Belediye Başkanı'na iki hafta, üç hafta gezdim. Sonra yakardım, gördüm, söyledim. Belediye Başkanı, benim ilgim alakam yok. Olmaz dedi, benim bir şeyim yok dedi” diye konuştu.

“Siz Neyseniz, Ben de Oyum”

Tüm engellemelere rağmen pes etmeyen Özcan Akay, 10 yıldır Kırşehir sokaklarında simit satarak rızkını kazanıyor. Kendisini dışlayanlara karşı insanlık dersi veren Özcan Akay, “Siz Türk'sünüz, ben de Türk'üm. Allah razı olsun. Buradaki de bana yardım etti. Ben kardeş olarak görürüm. Herkesi Allah'ın kulu olarak görürüm. Ama insan olarak beni görmeyenler var. Küçük görüyorlar. Beni mahalleden bile kovdular. Mahalleden” ifadelerine yer verdi.

İşlerin nasıl olduğunu sorduğumuz Özcan Akay, “Normal. Bir geliyorum, yolda bazı şey oluyor. Yolda satıyorum, bazı şey oluyor. Burada bitiriyorum, gidiyorum. Evime, paramı eve götürüyorum. Evde bir oğluma ben bakıyorum.” diye cevapladı.