Kırşehir Kapalı Pazar Yeri’nde bu kez gündem, tezgâhlardaki ürünlerin nereden geldiği ve “yerli” ifadesinin ne anlama geldiğiydi. Pazarcı esnafı, Kırşehir’de yetiştirilen ürünlerin yanı sıra farklı illerden gelen sebze ve meyvelerin de tezgâhlarda bulunduğunu anlatırken, bazı vatandaşlar ise fiyatlardan ve alışveriş sırasında yaşadıkları sorunlardan yakındı.
Serkan Coşar: “Yerli Deyince Aklınıza Ne Geliyor?”
Karpuz, şekerpare, erik, salatalık ve domates sattığını belirten pazar esnafı Serkan Coşar, “Satmış olduğunuz ürünler yerli mi?” sorumuza karşılık “Yerli” kavramının nasıl tanımlandığının önemli olduğunu söyledi.
“Yerli deyince sizin aklınıza ne geliyor?” diye soran Coşar, Ankara veya Isparta gibi Türkiye’nin farklı şehirlerinden Kırşehir’e getirilen ürünlerin “yerli değil” şeklinde değerlendirilmesine itiraz etti.
Coşar, “Isparta’ya gidince de yerli deyince Ankara’dan gidiyorsa orası başka bir memleket mi oluyor?” sözleriyle yerli ürün kavramının yalnızca Kırşehir’de yetişen ürünlerle sınırlandırılıp sınırlandırılmaması gerektiğini gündeme getirdi.
“Gerçek Yerliyi Araştıracaksanız Köylü Pazarına Da Bakın”
Kendileri gibi pazar esnafının bu konuda kolay hedef haline getirildiğini savunan Coşar, denetim ve sorgulamanın yalnızca ana pazardaki esnafla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti.
Özellikle köylü pazarlarını işaret eden Coşar, burada satış yapan herkesin sattığı ürünü kendisinin yetiştirip yetiştirmediğinin de sorgulanması gerektiğini söyledi.
Coşar, dışarıdan alınan ürünlerin bazı satıcılar tarafından kendi üretimleriymiş gibi sunulabildiğini öne sürerek, “Yerliyi araştırmak istiyorsanız köylü pazarına gideceksiniz. ‘Bu senin mi, nereden aldın?’ diye soracaksınız. Bir de onları araştırın.” diye konuştu.
Pazar esnafının göz önünde olduğu için daha fazla sorgulandığını savunan Coşar, “Göz önünde biz olduğumuz için ceza bize, her şey bize. Bir de onları araştırın, bir onları görün.” ifadelerini kullandı.
“Zabıta Kimin Ne Sattığını Biliyor”
Pazardaki denetimlere ilişkin de konuşan Coşar, kontrollerin özellikle çürük veya kalitesiz ürün sattığı yönünde şikâyet bulunan tezgâhlarda yoğunlaştığını belirtti.
Coşar, zabıta ekiplerinin pazardaki esnafı ve kimin nasıl ürün sattığını bildiğini dile getirerek, “Tezgâhın önüne iyisini dizip arkasından çürük verirse vatandaş gidip şikâyet ediyor. O amaçla gelirler. Zabıta da kimin ne sattığını bildiği için o tezgâha ağırlık verir.” dedi.
Kendi tezgâhlarında müşterinin ürününü seçebildiğini söyleyen Coşar, bu nedenle kendilerine yönelik sık bir kontrol yapılmadığını ifade etti.
Kırşehir Fasulyesi Yerli, Patlıcan Bursa’dan, Biber Tarsus’tan
Pazar esnafı Erdoğan Balyemez ise ürünlerin geldiği yerleri açıkça anlattı. Ağustos ayıyla birlikte Kırşehir’de yerli üretimin arttığını belirten Balyemez, pazarda şu anda çok sayıda Kırşehir ürünü bulunduğunu söyledi.
Tezgâhındaki fasulyenin Kırşehir’den geldiğini aktaran Balyemez, “Fasulye Savcılı Büyükoba’nın. Patlıcan Bursa’dan, biber Tarsus’tan geliyor. Meyvelerimiz de Bursa’dan geliyor.” ifadelerini kullandı.
Kendisinin yalnızca Kırşehir’de yetiştirilen ürünleri satan bir esnaf olmadığını açıkça dile getiren Balyemez, “Ben yerlici değilim, gerçeğini söylemek gerekirse. Ama yerli ürünler de var tezgahta. Bende yoksa pazarın içinde mutlaka var. Ağustos ayı girdi, şu anda çıkmayan yer kalmadı.” diye konuştu.
Balyemez ayrıca pazarda başka yerlerden ürün alıp satan esnafın da bulunduğunu belirtti.
“Ürünü Seçtirmiyorlar, Arkadan Çürük Veriyorlar”
Yılın altı ayını Türkiye’de, altı ayını ise Hollanda’da geçirdiğini söyleyen bir başka vatandaş da Kırşehir’deki pazar deneyiminden memnun olmadığını anlattı.
Pazarın pahalı olduğunu ifade eden vatandaş, tüm esnafı aynı kefeye koymadığını belirterek iyi satıcıların da bulunduğunu söyledi. Ancak bazı tezgâhlarda müşterinin ürünü kendisinin seçmesine izin verilmediğini iddia ederek, “Bize ürün seçtirmiyorlar. Arka taraftan çürük veriyorlar.” dedi.
Vatandaş, Hollanda’daki alışveriş deneyimiyle karşılaştırma yaparak orada fiyatların daha uygun olduğunu ve müşteriye daha fazla ilgi gösterildiğini savundu. Yaşadığı memnuniyetsizliği ise “Daha da gelmem Türkiye’ye.” sözleriyle dile getirdi.
“Her Şey Mazota Bağlı”
Pazar fiyatlarını pahalı bulan bir başka vatandaş ise sorunun önemli nedenlerinden birinin akaryakıt maliyetleri olduğunu ifade etti.
Uzun yıllardır taşımacılık yaptığını belirten vatandaş, “Mazot pahalı olduğundan vatandaş mecbur pahalı satıyor.” diyerek ürünün tarladan veya halden tezgâha ulaşıncaya kadar oluşan taşıma maliyetlerine dikkat çekti.
Fiyatların düşebilmesi için mazotun ucuzlaması gerektiğini savunan vatandaş, “Devletin mazotu düşürmesi lazım. Mazot düşecek, her şey düşecek. Başka çare yok.” diye konuştu.
“Yerli” Tartışması Pazarın Gündeminde
Kırşehir Kapalı Pazar Yeri’nde mikrofonumuza yansıyan görüşler, “yerli ürün” ifadesinin hem esnaf hem de tüketici açısından farklı anlamlara gelebildiğini ortaya koydu. Bir tarafta Türkiye’nin farklı illerinden getirilen ürünlerin de “yerli” olduğunu savunan pazarcı esnafı bulunurken, diğer tarafta tüketici açısından tezgâhta yazan “yerli” ifadesinin ürünün Kırşehir’de yetiştirildiği algısını oluşturup oluşturmadığı tartışması öne çıktı.
Pazardaki bir diğer önemli gündem ise fiyatlar oldu. Vatandaşlar yüksek fiyatlardan yakınırken, esnaf ve taşımacılık sektörünü bilen vatandaşlar artan maliyetlere işaret etti. Tezgâhtaki “yerli” ibaresinden ürünün geldiği yere, denetimlerden fiyatlara kadar Kırşehir pazarında tartışmanın önümüzdeki haftalarda da devam edeceği görülüyor.