Tarihi Kalehöyük’ün eteklerinde yükselen ve şahıs mülkiyeti olduğu bilinen alan, son günlerde adeta bir çöp ve moloz döküm sahasına dönüştü. Kırşehir Çiğdem Haber olarak geçtiğimiz günlerde gündeme getirdiğimiz kirlilik sorunu, yerini artık hayati bir tehlikeye bırakmış durumda. Bölge esnafı, 50-60 yıllık yorgun yapıların her an yıkılma riskiyle burun buruna yaşıyor.
Ayrıca Ahi esnafı bu alanda bulunan dükkanlarında Uzun Çarşı’nın devamı olduğunu belirtti. Uzun Çarşı’da uygulanan dış mimari düzenlemenin ve restorasyonun kale eteğindeki dükkanlara da yansıtılmasını talep eden esnaflar, bu sayede hem görsel bir bütünlük sağlanacağını hem de metruk alanların ekonomiye kazandırılacağını belirtiyor.

“Günümüz Türkiye'sinde de böyle yerler zaten sıkıntılı”
Kırşehir’in tarihini simgeleyen kalenin hemen altında bulunan ve şahıs mülkiyeti olduğu belirtilen alanda kirlilik sorunu büyümeye devam ederken olası bir deprem durumunda hem çevre esnaf hem de yolda geçen vatandaşlar için tehlike oluşturuyor.
Alanın iki yan dükkanında bulunan esnaf Oktay Güdük, durumun vahametini çarpıcı sözlerle özetliyor. Metruk alanın iş yerlerine ve çevreye verdiği zararı anlatan Güdük, şunları söyledi:
“Yani şöyle tabi burada harabe, izbe bir yer olana kadar bizim iş yeri olsaydı farklı bir sektörde çalışır olsaydı buranın biraz daha hareketliliği olurdu. Bizim iş yerimize de yansırdı. Ama şimdi buradan ne bileyim gençler, çocuklar geçerken rahatsız oluyorlar. Nihayetinde izbe bir yer. Günümüz Türkiye'sinde de böyle yerler zaten sıkıntılı. Yani buranın derlenip toplanıp aslında daha tertipli, sahiplerine ulaşıp daha tertipli bir iş, en azından iş yeri haline getirilebilir. Bu bizim işlerimize yansır, hem çevremize yansır. Tabii ki çevre kirliliği nihayetinde.”

"Deprem Olmasına Gerek Yok, Dozer Geçse Yıkılır"
Olası bir depremde size zarar vereceğini düşünüyor musunuz diye sorduğumu Oktay Güdük, “Vermez olur mu? Burası 50-60 yıllık bir yer. Zaten burası turizme bağlı. Turizm Bakanlığı ilgileniyor burada. Kalehöyük olduğu için. Buraya zaten çok şahsi müdahale edilemiyor bildiğim kadarıyla. Ama yani deprem olmasına gerek yok. Daha şöyle şuradan bir dozer geçse muhtemelen bura zaten iki misli harabe olur yani.” diye konuştu.
Kırşehir esnaflarından Samet Gökhan Alagöz ise Kırşehir’in turistik kimliğine vurgu yaparak yetkililere seslendi. Alagöz, dışarıdan gelen turistlerin bu tabloyu görmesinin şehir adına üzücü olduğunu belirterek;
“Ya şöyle yani üzülerek söyleyeceğim yani burada kalenin yani Kırşehir'in tarihi bir yer olması sebebiyle böyle harabelerin, tarihi eserin yanında hoş bir görüntü değil. Yani kabul etmiyoruz gerekirse buranın mal sahiplerine konuşulup buraların giderilmesi lazım yani buranın çöpleri, pislik.
önüne gelen yani. Tarih eserimiz yani berbat bir şekilde. İnsanlar buradan geçiyor, şehir dışından gelen vatandaşlar ister istemez kaleyi görmek istiyor. Kalenin çevresindeki esnafları görmek istiyor. Biri girse içerisinde her an bir başına bir sıkıntı gelebilir yani.”

Olası bir deprem durumunda size de zarar vereceğini düşünüyor musunuz diye sorduğumuz Samet Gökhan Alagöz, “Tabii tabii. Yan taraf direkt dükkân şu an faaliyet içerisinde. Direkt yani oranın da zararı görür yani muhakkak yani.” dedi.





