KADIN, VAR AMA YOK

Kadınların katledildiği bir ülkede Kadınlar Günü'nü kutlamak ne kadar doğru olur? Gün geçmiyor ki bir kadın öldürülmesin. Boşanmak isteyen karısını öldüren, çalışanını, öğretmenini, anasını, bacısını, kızını katleden... Dünya kan gölüne dönmüşken biz hala neyin kafasını yaşıyoruz?

Yılın 364 günü eziyet gören, işkence çektirilen, hayatı pamuk ipliğine bağlı yaşayan kadınları senede bir gün verilen bir karanfille mi gönlünü alacaksınız?

Sevgi sadece kelimelerde kaldı. Bağışlama dilde pelesenk oldu. Affetmedik gölgelik edenleri bile.... Hırsla doldurduk içimizi, öfkeyle yoğurduk yüreklerimizi... Bencilleştik...

Ne oldu bize?

Taş duvarlar arasında dura dura biz de onlara mı benzedik? Bakışlarımız sıcaklığını yitirdi. Kahkaha attık alabildiğine buz gibisinden. Gülücükler savurduk sadece kendimizi kandırmak için. Artık ılık bile değil yüreğimiz, buz parçası gibi soğuk, sopsoğuk...

Sanal dünyalarda gezerken kendimizi kaybettik. Aldandık... Aldatıldık... Aldattık... İşin en kötüsü de bunu normalleştirdik. Birliği, kardeşliği, dostluğu sildik defterlerimizden; parayı, çıkarı, menfaati yazdık yerine.

Küçük pırıltılara kandık, gerçek sevgiyi unuttuk. Yüzümüzde maskelerle dolaşmaya o kadar alıştık ki... Kendimizi... Kendimizi unuttuk...

Öğretim kolaylaştı ama eğitim kalmadı. Okuduk ama uygulamayı unuttuk. Hareketi unuttuğumuz için bereket kalmadı. Sevgiyi, şevkati unuttuğumuz için zalimlikler arttı. Yitirdik tüm değerlerimizi... Başlıklar duruyor ama içleri boşaldı. Çerçeveler var ama tablolar yok. Şekiller var ama sanat eseri kalmadı. Bedenler var ama ruhlar gitti. Madde var ama mana yitti.

İnsan var ama insanlık kalmadı. Kadın var ama kıymeti yok. Bedenler var ama içinde adam yok. Yasa var ama uygulayan kalmadı. Kanun var ama hakkaniyet yok. Ceza var ama hükmü kalmadı. Af var ama affetmeyi unuttuk. Kalp var ama merhamet unutuldu. Toprağın üstündekilere taparken altını unuttuk. Zenginlik, mal, mülk peşinde koşarken merhameti unuttuk. Değerlerimizi unuttuk... Kendimizi unuttuk...

Biz bir de neyi unuttuk biliyor musunuz? Allah'ı... O Yüceler Yücesi'nin rızasını unuttuk. Dilimize sermaye ettik yüce adlarını ama onun aşkını yüreğimize indiremedik. Birilerinin gözüne sokmak için yapar olduk işlerimizi... Herkesin bizi görmesini istedik ama asıl bizi göreni unuttuk. Oysa sadece onun bilmesi, onun görmesi yetmez miydi? Rabbimizi unuttuk!!!

Kadın, var ama yok...

Dini, Kur'an-ı, hizmeti diline tesbih eden ama şerefsizlikten geri durmayanlara engel olamadık. Kadın haklarından dem vururken kadınları koruyamadık. Küçücük kız çocuklarının istismar edilmesine, tacize, tecavüze uğramalarına engel olamadık. "Ben ve kızım bir şekilde hayattan koparılacağız. Biz öldükten sonra adaletin sağlanmasını istemiyorum." Yakarışlarına rağmen Fatma NUr'u da kızını da koruyamadık. Namus namus dedik ama namussuzlar için gereğimi yapamadık.

Kadın, var ama yok.

Kadınlar Günü kutlu olsun. Tamam, kutlu olsun. Bu cümleyi bile o kadar soğuk söylüyoruz ki... Kelime var ama sevgi yok. Sözcük söyleniyor ama yürek yok. Laf var ama emek yok. Kelam var ama değeri yok. Name var ama icraat yok. Kutlama yapıyoruz ama çosku yok, heyecan yok, sevinç yok.

Kadın var ama kıymeti yok.

Ömürleri çile cenderesinde geçmiş, saçlarını süpürge etmiş, cefakar, fedakar, emekçi tüm kadınların günlerini kutluyorum. Ahirete göç etmiş, hayatlarını insanlığa adamış, başta Fatma Nur'lar olmak üzere tüm kadınları da rahmetle yad ediyorum.

Ya insan ol

Ya da insana değer veren

Sakın zalimlerden olma