Ferda Yıldırım’ın programına konuk olan eğitimci ve yazar Hasan Basri Budak, Türk halk müziğinin unutulmaz ismi Neşet Ertaş ile yaşadığı anlamlı bir anıyı izleyicilerle paylaştı. Budak’ın anlattıkları, stüdyoda duygu dolu anların yaşanmasına neden oldu.
Hasan Basri Budak, Neşet Ertaş ile ilk karşılaşmalarından birini anlatırken, kendisini “Hoş geldiniz hocam” diyerek karşıladığını ve elini öpmek istediğini söyledi. Ancak Ertaş’ın buna izin vermediğini belirten Budak, o anı şu sözlerle aktardı:
“Elini öpmeye yeltendim. Elimi hafifçe itti ve ‘Bizim ruhlarımız Allah katında eşittir. Öpme.’ dedi.”
Budak, Neşet Ertaş’ın yaşam felsefesinin türkülerine de yansıdığını ifade ederek, sanatçının insanı merkeze alan anlayışına dikkat çekti.
Programda hayatın anlamına dair düşüncelerini de paylaşan Hasan Basri Budak, insanların geçici olan dünyada kalıcı dertler edinmeye çalıştığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Geçici olan bu dünyada maalesef kalıcı dertlere sahibiz. Kimi malın, kimi kaygının, kimi dünyanın derdinde. Oysa Allah her kulunu bir hikmetle dünyaya gönderiyor. Hepimizin bir parmak izi var. Her acı beraberinde bir hediye ile gelir. Ama biz acıya o kadar odaklanıyoruz ki o hediyeyi göremiyoruz.”
Sözlerine manevi bir bakış açısıyla devam eden Budak, “Bağlama da çalsam, davul da çalsam ben Mahzuni Şerif olarak her tokmakta ‘Hak, Hak’ derdim. Biz bu dünyada yaşamıyoruz; biz bu dünyadan geçiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Hasan Basri Budak’ın Neşet Ertaş’a dair anlattığı anı ve hayata ilişkin mesajları, programın en dikkat çeken bölümlerinden biri olarak izleyicilerden büyük ilgi gördü.




