Katliamın yıl dönümünde konuşan, kazada 9 yaşındaki oğlu Oğuz Arda Sel'i kaybeden Mısra Öz, adalet mücadelesinin hâlâ tamamlanmadığını belirterek, "Hakkımı helal etmiyorum, affetmiyorum ve hesap verecekleri günü bekliyorum" dedi.

İhmal Zinciri 25 Canı Hayattan Kopardı

8 Temmuz 2018'de Kapıkule-İstanbul seferini yapan yolcu treni, Çorlu'nun Sarılar Mahallesi yakınlarında raydan çıkarak devrildi. Faciada 25 kişi yaşamını yitirirken 300'den fazla kişi de yaralandı.

Kazanın ardından hazırlanan bilirkişi ve teknik raporlar, felaketin yalnızca aşırı yağıştan kaynaklanmadığını ortaya koydu. Raporlarda, menfez kapasitesinin yetersiz olduğu, rayların altındaki dolgunun erozyona uğradığı, bakım ve denetimlerin zamanında yapılmadığı, bölgede daha önce tespit edilen risklere rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı belirtildi. Bu nedenle aileler ve kamuoyu, yaşananları uzun yıllardır "ihmal sonucu meydana gelen bir katliam" olarak nitelendiriyor.

"Asıl sorumlular yargı önüne çıkmadı"

Oğlu Oğuz Arda Sel'i faciada kaybeden Mısra Öz, geçen 8 yılda verdikleri adalet mücadelesini değerlendirirken yargının gerçek sorumlulara ulaşamadığını söyledi.

Öz, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bugün 8 Temmuz. Evlatlarımızın, sevdiklerimizin bir ihmal cinayetinde yaşam haklarının ellerinden alındığı gün. Yıllardır mücadele ediyoruz ama yargının eli ne yazık ki asıl sorumlulara uzanmadı."

Dönemin üst düzey kamu yöneticilerinin yargılanmadığını dile getiren Öz, cezasızlık politikalarının yeni faciaların önünü açtığını savundu.

"Çocuklarımızı koruyamadılar"

Mısra Öz, yıllardır yaşadığı acının dinmediğini belirterek iktidarın adalet ve denetim konusunda sorumluluk almadığını ifade etti.

Öz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çocuklarımızı koruyamayan, bizi acılarımızla baş başa bırakan, adaletle geleceğimizi güven altına alamayan bir iktidarın elinde hayatlarımız heba oldu. Bizlere bunları yaşatanlara hakkımı helal etmiyorum, affetmiyorum ve hesap verecekleri günü bekliyorum."

6 Yıl Süren Davada Cezalar Verildi, Tartışmalar Bitmedi

Çorlu Tren Katliamı davasında yerel mahkeme yaklaşık 6 yıl süren yargılama sonunda 25 Nisan 2024'te kararını açıkladı.

Mahkeme, dönemin çeşitli TCDD yöneticileri ve bakım görevlileri hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan değişen hapis cezaları verdi. Bazı sanıklar ise beraat etti.

Kırşehir'de Stadyum Polemiği Büyüyor! Seher Ünsal: "Ret Verenlere Sorun"
Kırşehir'de Stadyum Polemiği Büyüyor! Seher Ünsal: "Ret Verenlere Sorun"
İçeriği Görüntüle

Karar daha sonra istinaf mahkemesi tarafından onanırken dosya inceleme için Yargıtay'a taşındı. Ancak aileler, üst düzey kamu görevlilerinin ve siyasi sorumluların yargı önüne çıkarılmadığı gerekçesiyle adalet mücadelesini sürdürmeye devam ediyor.

TCDD Raporu Da İhmalleri İşaret Etti

Kaza sonrasında hazırlanan TCDD Teftiş Kurulu raporunda da önemli altyapı eksikliklerine dikkat çekildi.

Raporda; menfez kapasitesinin yetersiz olduğu, balast ve dolgunun erozyon nedeniyle boşaldığı, aşırı yağış sonrasında hatta kontrol yapılmadığı, bakım çalışmalarında çağdaş mühendislik yöntemlerinin kullanılmadığı, meteorolojik risklerin yeterince takip edilmediği ve daha önce hazırlanan denetim raporlarında belirtilen eksikliklerin giderilmediği ifade edildi.

Buna karşın raporda tren makinistlerinin hız ihlali yapmadığı ve kazada kusurlarının bulunmadığı belirtildi.

Ailelerin Avukatı Can Atalay Hâlâ Cezaevinde

Çorlu Tren Katliamı'nda yakınlarını kaybeden ailelerin adalet mücadelesinde en başından itibaren hukuki destek veren isimlerden biri de Türkiye İşçi Partisi'nin seçilmiş Hatay Milletvekili Avukat Can Atalay oldu.

Katliamda yakınlarını kaybeden ailelerin avukatlığını üstlenen Atalay, daha sonra milletvekili seçilmesine rağmen cezaevinden tahliye edilmedi. Aileler ve birçok hukukçu, katliamın gerçek sorumlularının büyük bölümünün yargı önüne çıkarılmadığını, buna karşın mağdur aileleri savunan avukatın hâlâ özgürlüğünden mahrum bırakılmasının adalet tartışmalarını daha da derinleştirdiğini dile getiriyor.

8 Yıldır Değişmeyen Talep: Gerçek Adalet

Çorlu Tren Katliamı'nın üzerinden geçen 8 yıla rağmen hayatını kaybeden 25 kişinin yakınları, adalet arayışını sürdürüyor. Her yıl 8 Temmuz'da bir araya gelen aileler, yalnızca verilen cezaların değil, ihmal zincirinde sorumluluğu bulunan tüm kişi ve kurumların yargı önünde hesap vermesini istiyor. Facia, Türkiye'de cezasızlık tartışmalarının ve ihmal sonucu yaşanan toplu ölümlerin en önemli simgelerinden biri olmayı sürdürüyor.

Muhabir: Nurten Ceylan - Damla Yeşilli