Gündem

Çok Sevilen Seri Devam Ediyor: Yaşanmış Kırşehir Esprileri 3 Geldi!

Kırşehir'in kültürel mirası yalnızca türküleri, efsaneleri ve gelenekleriyle sınırlı değil. Kentte yıllardır anlatılan nükteler, günlük yaşamdan doğan komik olaylar ve hazır cevaplar da bu mirasın önemli parçaları arasında yer alıyor.

Kırşehir Valiliği Kültür Hizmetleri tarafından yayımlanan "Anadolu Kültürü'nün Nazar Boncuğu: Kırşehir'in Gelenek ve Görenekleri" adlı kitapta yer alan "Yaşanmış Kırşehir Esprileri" bölümü, Kırşehir insanının kendine özgü mizah anlayışını gözler önüne seriyor.

"Bu Saatte Camiden Gelecek Halimiz Yok Ya"

Gece geç saatlerde trafik ekipleri tarafından durdurulan bir hemşeriye polis, "Alkol aldınız mı?" diye sorar. Polisin saatin 23.30 olduğunu söylemesi üzerine hemşeri şu cevabı verir: "Beyefendi saati biliyorsun da niye daha alkol alıp almadığımı soruyorsun? Bu saatte camiden gelecek halimiz yok ya."

"Bizi Hiç Yazmıyorsunuz"

Kırşehir'in en büyük otellerinden birini satın alan, bir diğerini de kiralayan bir hemşeri, basın mensuplarına takılarak: "Kırşehir'e bu kadar yatırım yaptık, bizi hiç yazmıyorsunuz." der. Gazetecinin cevabı ise hazırdır: "Kırşehir'in en büyük iki tesisini sana verdik, daha ne istiyorsun, Hükümet Konağı'nı da mı verelim?"

Kese Oldu Ama Kafasını Yıkamayı Unuttu

Şehir Hamamı'na giderek güzelce kese olan bir hemşeri, ertesi gün yeniden hamama gider. Arkadaşları şaşkınlıkla neden tekrar geldiğini sorunca şu cevabı verir: "Dün kese oldum ama kafamı yıkamayı unutmuşum."

"Bizim Oğlumuz Ev Erkeği"

İşsiz oğluna kız istemeye giden bir hemşeri, kız tarafının sürekli "Oğlunuz ne iş yapıyor?" sorusuyla karşılaşır. Sorulardan bunalan hemşeri sonunda karşı tarafa: "Sizin kızınız ne iş yapıyor?" diye sorar. "Ev kızı." cevabını alınca da: "Bizim oğlumuz da ev erkeği." cevabını verir.

"Paran Mı Yoktu Da Ayık Geldin?"

Her gün içki içen bir hemşeri, bir gün eve ayık gelir. Bunu gören annesi ise şaşkınlığını şu sözlerle dile getirir: "Vah yavrum, paran mı yoktu da ayık geldin?"

Avukat Davayı Unuttu

Bir avukat hemşeri, ücretsiz takip edeceğini söylediği davayla hiç ilgilenmez. Yaklaşık bir yıl sonra müvekkiliyle karşılaşınca: "Ben senin davanı takip ediyorum, merak etme." der. Müvekkilin cevabı ise herkesi güldürür: "Ağabey ben o davadan altı ay yatıp çıktım, takip etmene gerek yok."

Kendisini Kuruldan Çıkardı

Bir daire müdürü, üyesi olduğu kurulun kararını okumadan imzalar. Bir süre sonra öğrenir ki imzaladığı belge, kendisinin kurul üyeliğinden çıkarılması kararından başka bir şey değildir.

"Ben Sizi Denetliyorum"

Bir hemşeri her gün bankaya gidip içeride biraz dolaştıktan sonra çıkar. Bu durum tekrar edince banka müdürü nedenini sorar. Hemşeri ise oldukça ciddi bir şekilde: "Ben sizi denetliyorum." der.

Sonradan anlaşılır ki küçük bir hisse senedi aldığı için kendisini bankanın ortağı sanmaktadır.

Pasaportu Da Valize Koydu

İngiltere'ye gitmek isteyen bir hemşeri, pasaportunun kaybolmaması için onu valizin içine koyarak bagaja teslim eder. Pasaport kontrolü sırasında yaşanan şaşkınlık ise uzun yıllar anlatılan esprilerden biri olur.

"Söylemeyeni Vururum"

Bir lokantada eğlenen arkadaş grubunda, biraz fazla içen bir hemşeri herkesin sırayla şarkı söylemesini ister. İtiraz edenlere silahını masaya koyup: "Söylemeyeni vururum." der.

Sıra eşine gelir. Eşi önce çekinse de söylediği türküyle herkesi hayran bırakır. Bunun üzerine hemşeri: "Ulan karı! Senin böyle sesin vardı da bana yıllardır niye Kel Lömen'in pavyonunda o kadar para harcattın?" diyerek ortamı kahkahaya boğar.

Plastik Palmiyelerden Memnun

Ankara Caddesi'ne dikilen renkli plastik palmiyelerden en çok memnun olanlardan biri bir esnaf olur. Nedenini soranlara ise: "İş yerimin adresini tarif etmek kolay oluyor. Sarı plastik palmiyenin karşısı deyince herkes buluyor." cevabını verir.