Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kurulan Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, çalışmalarını tamamlayarak taslak raporunu hazırladı. Raporda çocukların karıştığı adli olayların son 10 yılda ciddi şekilde arttığına dikkat çekilirken, okul öncesinden başlayacak psikososyal tarama programları ve okullarda güvenlik önlemlerinin artırılması gibi birçok öneri sıralandı.

Çocuk Suçluluğunda Artış Dikkat Çekti

691 sayfadan oluşan raporda, çocuk suçluluğunun yalnızca adli bir mesele olmadığı; aile, eğitim, çevre, ekonomi ve dijital dünyanın etkileriyle şekillenen çok boyutlu bir toplumsal sorun olduğu vurgulandı.

TÜİK verilerine göre, isnat edilen suç nedeniyle güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 2015 yılında 133 bin 829 iken, 2024 yılında 202 bin 785'e yükseldi. Böylece son 10 yılda çocukların karıştığı olaylarda yaklaşık yüzde 51,5 oranında artış yaşandığı belirtildi.

Şiddet ve Yaralama Olayları Öne Çıktı

Raporda en dikkat çekici artışlardan birinin yaralama suçlarında yaşandığı ifade edildi. Buna göre 2015 yılında 45 bin 850 olan yaralama olayı sayısı, 2024 yılında 81 bin 875'e yükseldi.

Komisyon, çocukların karıştığı her üç olaydan birinden fazlasının artık yaralama suçlarıyla bağlantılı olduğunu belirterek, çocuklar arasındaki şiddet eğiliminin geçmiş yıllara göre daha görünür hale geldiğine dikkat çekti.

Sınav Bitti, Eğlence Başladı: Kırşehir’de Gençlik Şöleni
Sınav Bitti, Eğlence Başladı: Kırşehir’de Gençlik Şöleni
İçeriği Görüntüle

Uyuşturucu Suçlarında İki Katı Aşan Artış

Rapora göre uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma, satın alma ve satma suçlarında da ciddi bir yükseliş yaşandı.

2015 yılında 7 bin 545 olan olay sayısı, 2024 yılında 16 bin 563'e çıktı. Bu artışın yüzde 119,5'e ulaştığı belirtilirken, çocukların bağımlılık riskiyle daha erken yaşlarda karşı karşıya kaldığı ve suç çevreleriyle temas ihtimalinin arttığı değerlendirildi.

Okul Öncesinden İtibaren Tarama Önerisi

Komisyonun önerileri arasında en dikkat çeken başlıklardan biri, okul öncesi ve ilkokul çağındaki tüm çocuklar için psikososyal risk taramalarının zorunlu hale getirilmesi oldu.

Raporda, çocukların suça sürüklenmesine neden olabilecek bireysel risklerin erken dönemde tespit edilmesi ve gerekli müdahalelerin yapılmasının önemine vurgu yapıldı.

Her Okula Rehber Öğretmen Önerisi

Komisyon, öğrenci sayısına bakılmaksızın her okulda bir rehber öğretmen veya psikolojik danışman bulunmasını önerdi.

Bunun yanında dezavantajlı bölgelerdeki okullar öncelikli olmak üzere tüm eğitim kurumlarında "Güvenli Okul Planı" hazırlanması gerektiği belirtildi.

Okullarda Kamera ve Kartlı Geçiş Sistemi

Taslak raporda okul güvenliğine yönelik öneriler de yer aldı. Buna göre mahrem alanlar dışında okulların tamamında kamera sistemi kurulması, girişlerde kartlı geçiş uygulamasına geçilmesi ve öğrenci giriş-çıkış bilgilerinin e-Okul sistemiyle entegre edilmesi önerildi.

MESEM Sistemi Güçlendirilmeli

Komisyon, okul terklerini önlemede rol oynadığı belirtilen Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) sisteminin güçlendirilmesini de tavsiye etti.

Raporda ayrıca risk altındaki ailelere yönelik sosyal desteklerin artırılması, ebeveynlerin çocuklarıyla daha fazla zaman geçirebilmesi için esnek çalışma modellerinin teşvik edilmesi ve ekonomik yoksunluğun azaltılmasına yönelik politikaların geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.

"Suça Sürüklenen Çocuk" Yerine Yeni Tanım

Komisyonun dikkat çeken önerilerinden biri de kullanılan terminolojinin değiştirilmesi oldu. Raporda, "suça sürüklenen çocuk" ifadesi yerine daha kapsayıcı olduğu belirtilen "adli süreçteki çocuk" kavramının kullanılması önerildi.

Taslak rapor, milletvekillerinin görüş ve önerilerinin ardından son haline getirilerek TBMM Başkanlığı'na sunulacak.

Muhabir: Nurten Ceylan - Damla Yeşilli