Anahtar Parti Kırşehir İl Başkanı Cemal Kaya, altına endeksli borçlanma nedeniyle 726 milyar TL’lik kamu zararı oluşacağını savundu.

Anahtar Parti Kırşehir İl Başkanı Cemal Kaya, Türkiye’nin son dönemdeki borçlanma politikalarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Kaya, özellikle altına endeksli tahvil ve kira sertifikaları üzerinden yapılan borçlanmanın kamu maliyesine ağır bir yük getireceğini öne sürdü. Yanlış borçlanma tercihleri nedeniyle Türkiye ekonomisinin derin bir sarmala sürüklendiğini savunan Kaya, iki yıl içinde vatandaşın sırtına 726 milyar TL’lik ek maliyet yükleneceğini iddia etti. Açıklamasında yüksek enflasyon, daralan sanayi üretimi ve artan borçlanma maliyetlerine dikkat çeken Kaya, ekonomi yönetimini sert sözlerle eleştirdi.

“Altına Endeksli Borçlanma Kamu Maliyesini Riske Atıyor”

Cemal Kaya, 2024 yılı ile 26 Ocak 2026 tarihleri arasında ihraç edilen altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikalarının toplamının 204 tonu aştığını belirtti. Bu borçlanma karşılığında yaklaşık 649 milyar TL gelir elde edildiğini ifade eden Kaya, itfa maliyetinin ise 1 trilyon 738 milyar TL’ye ulaşmasının beklendiğini kaydetti.

Kırşehir’de Tarihi İftar: Tüm Partiler Aynı Masada
Kırşehir’de Tarihi İftar: Tüm Partiler Aynı Masada
İçeriği Görüntüle

Aradaki farkın 1 trilyon 89 milyar TL olduğuna dikkat çeken Kaya, aynı borçlanmanın Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yoluyla yapılması halinde Hazine’nin kasasından 726 milyar TL daha az çıkacağını savundu. Bu farkın eğitim, sağlık ve yatırım harcamaları açısından hayati önemde bir kaynak olduğunun altını çizdi.

Kaya, altın fiyatlarının tarihi zirvede olduğu bir dönemde altına endeksli borçlanmaya yönelmenin kamu maliyesi açısından ciddi bir risk barındırdığını dile getirdi.

“Bu Model Gelecek Nesilleri İpotek Altına Alıyor”

Anahtar Parti Kırşehir İl Başkanı Cemal Kaya, altına dayalı borçlanma modelinin dünyada benzerinin olup olmadığını sorarak hükümete bir dizi soru yöneltti. Kaya, bu tercihin arka planının kamuoyuna açık şekilde anlatılması gerektiğini belirtti.

Yüksek enflasyon ortamında bütçe açıklarının büyüdüğünü ve borçlanma maliyetlerinin arttığını ifade eden Kaya, altın tahvili ya da altına dayalı kira sertifikası ihracının bu süreci daha da ağırlaştıracağını savundu.

Açıklamasında, ekonomik yönetimdeki tercihler nedeniyle toplumun tamamının bedel ödediğini öne süren Kaya, “Yönetilemeyen ekonomi millete maliyettir. Bu anlayışı reddediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Borçlanarak Yaşamak Sürdürülebilir Değil”

Cemal Kaya, seçim dönemlerinde artan harcamalara ve kontrolsüz bütçe politikalarına da değindi. Yüksek faizle finanse edilen açıkların uzun vadede daha büyük borç yükü oluşturacağını savunan Kaya, altına endeksli borçlanmanın kalıcı bir maliyet yaratacağını söyledi.

Ekonomide üretim yerine borçlanmanın tercih edilmesinin yanlış olduğunu belirten Kaya, özellikle yüksek teknoloji üretimindeki gerilemenin Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflattığını ifade etti.

Anahtar Parti olarak kamu maliyesinde şeffaflık ve sürdürülebilir ekonomi politikaları talep ettiklerini vurgulayan Kaya, hükümeti bu konuda kapsamlı bir açıklama yapmaya davet etti.

Muhabir: Nurten Ceylan