Gerçekten,eğitim ne için veriliyor?
Bu toplumu yön verip kalkındırmak içinmi, yoksa hiçbir şeye karışmadan konulan veya varolan sisteme karşı gelmeden halkı yönetip sistemi korumak içinmi?
Şuan gözüken;Mevcut sistemi koruyup ‘’etliye tuzluya’’ karışmadan bir yerlere oturup maaşını tıkır tıkır alıp verilen veya gösterilen görevler neyse onu yerine getirmek üzere oluyor gibi.
Gibisi yok gerçeği bu.
Çocuk üç dört yaşına geldiğinde başlıyoruz, gelecekte herhangi bir branşın mühendizi olması için değil…
Büyüyünce ne olacaksın? Çocuk o an hangi karekteri izlemişse onlardan birisini söylüyor.
Tabiki farkına varmadan çocuğun beynine gelecekte nasıl köleleşeceğini yavaş yavaş yüklemeye başlıyoruz.
İlk okulda ise ‘’yarış atına’’ döndermeye tam hız başlıyoruz. Bu hız çocuğun gelecekte bir proje adamı olmasından ziyade,iyibir yere oturması üzerine kurulurken…
Onbeş ile yiğirmi bin tl lik kitaplar aldırarak çocuğu çokluktan uzaklaştırıp,beynini; Ahlaktan,sevgiden,merhametten,paylaşmaktan,arkadaşlıktan,akrabalıktan hatta aileden uzaklaştırıp
nerdeyse sadece soluk alan cansız varlık haline dönüştürerek gelecekte kullanılabilen bir eşya haline süklüyoruz.
Öğretmenler ise bu işte başrol oynuyor. ( kendi başarısı için değil,çocuğun geleceği için mücadele edip,çocuğa çocukluğunu yaşatarak insan kalması için çabalayanlar müstesna)
Evet! Öğretmenler çocuklara o kadar kitap,soru bankası,deneme aldırıyorki,sınıfta nekadar çocuk sınavlı okulları kazanırsa o bulunduğu bölgede ya yılın öğretmeni seçiliyor yada aranan ve tercih edilen öğretmen oluyor.
Hiç kimsede demiyorki bu çocuklar iyice robotlaşıyor, geleceği ne olacak?
Yeterki çocuk derslerde başarılı olsun ve bir üniversite okusun ve devlete sırtını dayasın ve iyi bir maaşı olsun yeter.
Yetmiyor! Tam tersi senin benim doğurduğum çocuğu ,aslından uzaklaştırarak kendi kullanacakları makinalara dönüştürüyorlar.
Elbette bunları yetiştiren öğretmenler,anne ve babalarda onların kontrolüne girdiği için kendi aslını terkettiklerinin farkına dahi varamıyorlar.
Ağızlarımız farklı konuşurken yaşantımızın ağzımızdaki çıkanlarla hiç alakası yok.
Küresel güçlerin ise,, bizim ağzımızda çıkanlara değil onların bize sunupta bizim kabul ettiğimiz yaşantıya bakıyorlar.
Kimliğimizde islam yazsada,camiye gidip namaz kılsakta,ölünce musallada namazla kaldırılsakta onları hiç ilgilendirmiyor.
Tam tersi onlar için bunlar önemli değil. Bizim yaşamımızın onlaran istediği şekilde olmasıdır.
Aynen şu anda ağzımız bangır bangır ‘’kahrolsun Amerika, kahrolsun israil’’ derken israilin Müslüman kanını dökerek,kızlarımızın ırzına geçip hamile bırakarak,doğu Türkistanda babasının önünde kızının ırzına geçenlere karşı icraatta bir şey olmayışı gibi.
Bunun sebebi bizleri uyutarak kendilerinin rahat kullanabileceği metaya dönüştürmüş olmaları.
Bunuda bizlere sundukları,mal makam,modern yaşamla başardılar.
En büyük tehlikede devletin eğitim sistemi adı altında çocuklarımızı bizim elimizden almış olmasıdır.
Bir çocuk liseyi bitirdiğinde ve okul hayatında ezberci eğitimle yetiştirildiğinde üniversite okumaktan başka alternatifi kalmıyor.üniversitelerde maşallah zibil gibi olduğundan ilk sene olmazsa ikinci sene umuduyla tekrar hazırlanıyor kazanırsa okul bittiğinde bir halta yaramıyor…
Kazanamasa yine on yedi on sekiz yaşına girdiği için bir işyerine girerek sanat öğrenemiyor oda ortada kalıyor.
Ortada kalan çocuklar iş bulamıyor,evlenemiyor.
Ailelere çocuklar güzel yetiştirilsin diye çocuk yaptırılmıyor.
Aileler az çocuk olunca üzerine titriyor,en güzel yiyecekleri,giyecekleri,alıyor.Özel dersler aldırarak modern yaşamı beynine iyice yerleştirerek yetiştiriyor.
Çocuk büyüyünce iş bulsada bulmasada bireyselleşerek yetişmiş olduğundan,sevgisiz saygısız,kendi özünden,kültüründen,dininden,fakirden,yetimden uzak oluyor.
Tek derdi, modern büyütüldüğü yaşamı terk edemediğinden biran önce zengin olma hayali ile ne yaptığını bilemiyor.
Kimisi kabadayılığa soyunuyor,kimisi içkiye,uyuşturucuya müptela oluyor. Kimiside cıblanıp sokaklara düşüyor.
Bu çocuklar evlenebilirmi? Evlense altı ay sonra boşanıyor. Bu seferde nafaka derdi başlıyor.Nafakayı verse boşanan evlenmiyor,dost hayatı yaşıyor.
Ortalık,kabul etsekte,reddetsekte zıvanadan çıkmış durumda.
Yani! Biz bu eğitim sistemiyle darmadağın olduk.
Biz yönetmek için projeler geliştirecek şekilde değil,geliştirdikleri projeleri hayata aktararak halkı kontrol altında tutarak yine onların belirlediği ve önümüze sunduğu sistemleri yaşatmak için yetiştiriliyoruz.
Bilge Aliya İzzetbegoviç ne güzel söylemiş.
‘’ İdare etmek değil.İdare edilmek için eğitilen kuşaklar,İslamın ilerlemesini sağlayamazlar.’’
Bu söz her ideoloji için geçerli bir söz.
Mükemmel bir söz.Al eline cilletlerce kitap yaz.
Kapitalizmin toplumları nasıl cember içine alıp dışarı taşırmadan yönettiği ve yönettirmek üzere insan yetiştirdiğinin en güzel özeti.
Rabbim mekanını cennet eylesin.