Gayrimenkul piyasasında her bütçeye uygun çözüm arayışları sürerken, finansman şirketlerinin sunduğu esnek ödeme modelleri öne çıkıyor. Tüketicilerin nakit akışları ve gelir durumlarına göre şekillenen bu sistemler, geleneksel kredi kalıplarının dışına çıkarak kişiye özel planlama imkânı sunuyor. Özellikle süreç içerisinde yaşanabilecek geçici finansal darboğazlara karşı geliştirilen güvence mekanizmaları, tasarruf sahiplerinin sisteme olan güvenini pekiştiriyor. Bu doğrultuda farklı gelir gruplarının barınma ihtiyacına yönelik çözümler geniş bir yelpazede çeşitleniyor.
PEŞİNAT ZORUNLULUĞU OLMADAN EV SAHİBİ OLMA İMKÂNI
Tasarruf finansman sisteminin en büyük avantajlarından biri, peşinat ödeme zorunluluğunun bulunmamasıdır. Katılımcılar elindeki birikime göre sürece dâhil olabildiği gibi, peşinat veya ara ödeme yapabilen müşteriler vade sayılarını azaltarak gayrimenkul teslimat tarihlerini daha erken bir döneme çekebilmektedir. Ayrıca ekonomik dalgalanmalar nedeniyle ödeme güçlüğü yaşayan tüketiciler için sistem bünyesinde 6 aya kadar taksit dondurma imkânı da tanınmaktadır.
KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ FİNANSMAN YOLCULUĞU
Sektörün önde gelen isimlerinden Fuzul Tasarruf Finansman Yönetim Kurulu Başkan Vekili Furkan Akbal, konut alımında kişiye özel planlamanın önemine dikkat çekiyor. Her müşterinin bütçesinin, ödeme kapasitesinin ve önceliklerinin farklı olduğunu ifade eden Akbal, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Kimi müşterimiz aylık ödeme kapasitesini daha yüksek tutarak kısa vadede yol almak istiyor, kimi ise taksitlerini düşük tutarak daha yüksek finansman tutarlarını uzun vadeye yaymayı tercih ediyor. Amacımız her müşterimize hedeflerine uygun kişiselleştirilmiş bir finansman yolculuğu sunmaktır."
SİSTEMİN SEKTÖREL BÜYÜMEYE KATKISI
Bankacılık kanallarındaki faiz yükünün %260'ları bulduğu günümüz şartlarında, faizsiz el birliği modeli sayesinde binlerce aile her ay konut ve iş yeri sahibi olmaya devam ediyor. Sadece %7 gibi makul organizasyon ücretleriyle çalışan bu yapılar, ipotekli konut satış rakamlarının yukarı yönlü ivme kazanmasında ana itici güçlerden biri haline gelmiş durumda.